Ticaret

Ticaret malların/ürünlerin üretim sürecinden tüketimine kadar geçen zamanda, ekonomik değer taşıyan başka nesneler ile değiştirilmesi, alışı ve satışı anlamında kullanılmaktadır. Ticaretin insanlık tarihindeki ilk şekli takastır. Takas yöntemi ile, mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir. Günümüzde ise artık değişim aracı olarak para kullanımının keşfedilmesi insanlık tarihinin erken dönemlerine dayanmaktadır. Pek çok tarihçi ticaretin, iletişimin doğuşunu takiben takas yöntemiyle başlamış olduğunu düşünmektedir.

Ticaretin ortaya çıkış nedeni, insanın ihtiyaçlarını karşılama arzusudur. Üretimin ve kaynakların kısıtlı olmasından dolayı insan, kendinde olmayan mal veya hizmeti bir başkasından sağlamak istemiş, bunun için de kendinde bulunan mallar ile değiş tokuş yapmaya başlamıştır. Daha sonra iş bölümünün gelişmesi ve ticari malların çeşitlerinin artması ile, ortak bir değişim aracına ihtiyaç duyulmaya başlamıştır. Böylelikle ekmek, altın, fasulye, inci gibi mallar, para gibi bir değişim aracı olarak kullanılmaya başlamıştır.

Paranın keşfi, ticaretin kolaylaşmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Taşımacılığın ve iletişimin de gelişmesi ile birlikte ticaret bugünkü halini almıştır. Bu gelişim sırasında da içinde bulunduğumuz ekonomik sistem gelişmiş, ticareti düzenleyici kanunlar yapılmıştır. Günümüzde ticaret, ekonominin merkezinde yer almaktadır.

Wojciech Gerson - Gdańsk in the XVII century
Gdańsk

Ticaret kavramının tarihi

Accarias de Sérionne - Intérêts des nations de l'Europe, dévélopés relativement au commerce, 1766 - 5790093
Intérêts des nations de l'Europe, dévélopés relativement au commerce, 1766

İlkel toplumlarda mal alışverişi, değiş tokuş / takas ticareti veya doğal alışveriş olarak bilinen, ürüne/mala karşı ürün/mal olarak yapılırken, gelişen modern para ekonomisinde, ticaret, paraya karşılık mal/ürün alışverişi biçiminde yapılmaktadır. Ticaret kavramı ilk olarak 15. yüzyılda ortaya çıkmış, ancak 18. yüzyılda uzak ticaretin ve kentsel ticaretin gelişmesiyle ortaya çıkan tüccar birliği, ticarethane, ticaretçi ya da ticari gibi kavramların arkasında kalmıştır. Bu ticaret şehir ve ülkeler arasıda olabilir.

Ticaret kavramı, günümüz ticaret eğitiminde kullanılan anlamı olan; “Malların ticaret yapmak amacıyla alımı ve tam bir işlem ve muameleye tabii tutmadan satımı (mal ticareti)”, şeklindeki tanımı ilk olarak 19. yüzyılının başında kullanılmıştır. Rudolf Seyyfert’e göre mal ticareti; malın satışı, nakliyesi ve yeniden paketlenmesidir ve bu hizmetler ticaretin belirleyici temel işlevleridir.” Ticari işletmeler, bu temel işlevleri ve başka ticari faaliyetleri; a) sektörel, b) sınırlı ya da tam olarak, c) kendi adına, d) bütün risklerini üstlenerek yapan kuruluşlardır ve bu kuruluşlar tedarik ve pazarlama konusunda işin uzmanlarıdır.

Anılan tanımlar ticaretin pazar ekonomisindeki özel anlamını vermemektedir. Bu tanımlama, ticaretin pazar ekonomisindeki anlamı ile daha açık bir şekilde vermektedir: “Ticaret, çeşitli malların sunulduğu sürüm ve satış pazarı ile mal ve hizmet talebini karşılayan tedarik pazarının devamlı ve eşzamanlı işleyişidir.” (Schenk 2007, s. 16). Bu yüzden ticaret, diğer hiçbir ticari sektörde olmadığı gibi, pazar ekonomisinin temel unsurudur. Ticaret, soyut-düşünsel değil, somut hizmet ve ürün değişiminin gerçekleştiği pazarlar yaratır. Bu tanım, yerleşik ticaret ve mekâna bağlı olmayan katalog üzerinden alışveriş ve sanal ticaret için de geçerlidir.

Bunların dışında, dar anlamda, ticaret yapan kuruluşlar dışında da, ticaret benzeri iş yapan kuruluşlar mal değişiminde yer alır. Bu kuruluşlara örnek; ticari temsilcilikler, komisyon kuruluşları ve komisyonculardır.

Ticaretin genel kavramı

Ticaret ya da mal değişimi; malların farklı üreticilerden veya teslimatçılardan alınarak nakliyesinin yapılması, depolanması ve daha sonra, bir araya getirilen malların bir işlemden geçirilmeden, ya toptan ticaret şirketlerine ya da perakende ticaret ile uğraşanlara satılmasını kapsar. Ticaret ile ilgilenen kimse veya şirket normalde sadece kâr etmek amacıyla çalışır. Ticaretin serbest piyasa ekonomisindeki etkinliğinin gerçekleşmesi, mal pazarları, tedarik pazarları, rekabet pazarları ve iç pazarların işleyişi ve organizasyonu ile mümkündür. Bu, her ticaret kurumu için aynıdır. Üretim işinden farklı olarak ticarette yeni mal üretilmez, ancak bazı iş kollarında ürünler işlenerek geliştirilebilir. Ürünün zenginleştirilme işlemine tabi tutulması haricinde, ticaret sektöründe iş yapan bir kuruluşu, hizmet sektöründe iş yapan bir kuruluştan ayıran en büyük özellikler; malların depolanması, stoklanması ve sürüm şeklidir.

Mal ticaretinin yanı sıra, para, hizmet veya bilgi ticareti de yapılmaktadır. Ticaret, genelde, üretim sektörüyle (zanaat) ya da hizmet sektörü ile (değerli kâğıt) bağlantılı olarak karşımıza çıkar. Genelde bir yerde az, başka yerde de çok olan mallar ile ticaret yapılır. Bunun sebebi de doğal kaynakların sadece bazı bölgelerde bulunması, üretim – tüketim ilişkisi ya da bir ürünün sadece bir yerde ve çokça üretilmesidir. Küreselleşme ve toplum ihtiyaçları, ticarette, tedarik ve pazarlama uzmanlarının pazarlara uygun organize bir şekilde çalışmalarını gerektirmektedir.

Hukuksal olarak ticari ortakların anlaşmalar imzalamaları gerekmektedir. Ticaret yapan ortaklar arasında ticari ilişki bulunur. Ülke içinde yapılan iç ticaret ile ülkeler arası yapılan dış ticaret arasında farklılıklar söz konusudur. Avrupa Birliği içerisindeki ticari ortaklar arasında yapılan ülkeler arası ticaret AB-iç ticareti olarak kabul edilir.

Ticaretin tarihi ve toplumsal anlamı

Uzun yıllardan beri üretici ile tüketici arasında tüccarlar aracılığıyla gerçekleşen mal alışverişi ticareti meydana getirmektedir. Ancak bu alış-veriş sonucunda yayılmış olan mallar, bizlere nasıl yayıldıkları hakkında bilgi vermemektedir. Tüccarlar, kültürel erken dönemlerde malların tedarikini ve taşınmasını ilk olarak denizaşırı ticaret altında yapmışlardır. Tüccarlar hammadde, işletme sermayesi, yatırım ve tüketim malları gibi ticaret mallarının kuryeleri olarak malların nakliyesini kendi devletlerinde yapmadıklarından, mal ulaşımını da kontrol etmişlerdir.

Yüksek kültürlerin ve yeni devletlerin kurulması ile sıklaşan denizaşırı ticari ilişkiler, kültürel etkileşimin başlamasında da etkili olmuştur. Bölgesel ve yerel ticaret ilk olarak Orta Çağ’da başlamıştır. Orta Çağ’da başlayan bu ticaret, sağlam temellere sahip olup, tüccar ailelerin yüzyıllık bilgi ve tecrübelerine dayanarak yapılmıştır. Venedik, Pisa, Cenova, Floransa, Marsilya gibi önemli şehirlerin kurulmasında da, bu sağlam temellere dayanan ticaretin önemi ve rolü büyüktür.

Uygarlıkların bir yükselmesi bir gerilemesi bölgesel ve bölgeler üstü kartelleşmede dalgalanmalara neden olmuştur. Birbirinden çok farklı iki değerli taş zengini uygarlık arasında, İndus Vadisi Uygarlığı (Harappa Uygarlığı; MÖ 2600- MÖ 1900) ile Sümer Uygarlığı (MÖ 3500 - MÖ 2000) arasında yüzyıllar süren, oldukça yoğun ticari ilişkiler yürütülmüş, fakat; İndus Vadisi Uygarlığı’nın yıkılması ile Sümerlerin de hem iç ticaretleri hem de dış ticaretleri zarar görmüştür. Aynı zamanda, Tunç Çağı döneminde, kıta Avrupa’sı ile Akdeniz Bölgesi ve Kuzey Avrupa arasında Kehribar Yolu üzerinden takas ticaretinin gerçekleştirilmiş olduğu kanıtlanmıştır.

Antik Çağ’da, batıda Antik Yunan ve Roma Uygarlıkları, uzak doğuda Çin Uygarlığı gibi yeni ve birbirinden çok farklı imparatorluklar kurulmuş ve böylece Avrasya ekseninde denizaşırı ticaret yoğunlaşmıştır. Bu ticaret Çin'den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa'ya kadar uzanan ve dünyaca ünlü ticaret yolu olan İpek Yolu üzerinden gerçekleştirilmiştir. Batı ülkeleri Çin’den satın aldıkları İpeği, İpek yolu üzerinden taşımışlardır. Bu durum bize İpek Yolu üzerinde gerçekleşen kıtalararası alış-verişin bir kanıtıdır. Ancak, Avrasya ekseninde meydana gelen Kavimler Göçü, ticaretin temelden sarsılmasına neden olmuştur. Hatta Roma İmparatorluğu’nda merkezi otoritenin çökmesine ve bununla birlikte başlayan çözülmeler ile de birçok şehrin yıkılmasına dahi neden olmuştur.

Orta Çağ’da Avrasya bölgesinde yeni imparatorlukların kurulması ve var olan imparatorlukların güçlenmesi ile denizaşırı ticaret yeniden ivme kazanmıştır. Bu dönemde, eskisine göre daha yoğun ve sistemli yapılan ticaret, Avrupa’nın gelişmesinde ve sadece kıtasal bir bölge olmaktan çıkıp, bir merkez haline gelmesinde etkili olmuştur. Orta Çağ’dan Yeni Çağ’a giriş döneminde, Avrupa’nın deniz ticareti, Venedik, Cenova, Hansa Şehirleri gibi şehir devletlerinin kontrolünde olup, bu şehirlerde yaşayan köklü tüccar aileler tarafından yapılmaktaydı. Sosyolog Ferdninant Tönnies’e göre, dönemin denizaşırı ticareti ile ilgilenen tüccarlar, geleneksel ilişkilere faydacılık düşüncesini getirmiş ve bu düşünce sisteminin tüm toplumlara mal edilmesini sağlayan meslek gurubuna ait kişiler olarak kabul edilmişlerdir. Bu anlamda, tüccarların oluşturduğu loncalar büyük bir önem kazanmıştır.

Pusulanın icadı ile denizcilik gelişmiş ve ticaret yolları önemini yitirmeye başlamıştır. Osmanlı’nın ve diğer ülkelerin ticaret yolları üzerindeki denetimi ve uyguladığı yüksek vergiler nedeniyle Avrupalılar, Asya’ya daha ucuza ulaşabilmek ve oradan baharat ve benzeri maddeleri daha ucuza ve daha hızlı taşıyabilmek için yeni ticaret yolları aramaya başlamışlardır. Bu amaçla 15. ve 16. yy.larda coğrafi keşifler başlamıştır. Kristof Kolomb (1451–1506) kısa yoldan Hindistan’a ulaşmak amacıyla yola çıkmış, ancak Hindistan yerine Amerika kıtasına varmıştır.

Ortaçağ’da otarşinin gelişimi ile Avrupa’da bazı şehirler kendi paralarını bastırmış, localar ve esnaf birlikleri sayesinde oluşturulan piyasa düzeni ile her şehirde fevkalade işleyen şehirsel perakende ticareti başlamıştır. Bu gelişmeler, ticaret hükümdarları olarak nitelendirilebilecek Fugger, Welser, Paumgartner ve Alman Tucher ailesi gibi büyük ve önemli aileler tarafından gerçekleştirilmiştir. Ticaret, sanayi devriminin başlaması ile Perakende Ticaret ile Toptan Ticaret olarak ikiye ayrılır.

Ticaret kurumlarının ve bu kurumların faaliyetlerinin ve biçimlerinin incelendiği “Ticaretin Kurumsal Tarihi”ni, “Ticaretin Düşünce Tarihi’nden ayırmak gerekir. Ticaretin Düşünce Tarihi geleneksel olarak “Ticaretin Dogmatik Tarihi” olarak da nitelendirilir; ancak bu kavram pek uygun değildir. Bunun sebebi, ticaret ile ilgili yeni fikirler geliştirilmesinde dogmatik kuramların değil, yeni, uygulanabilir ticari bilgi ve yeni ticaret tekniklerinin ele alınmasıdır. Ticaretin Düşünce Tarihi, aynı zamanda, sikkelerin ve diğer değer ölçütlerinin gelişiminden, çifte defter tutmaya ve uluslararası ticari bağlantıların internet üzerinden kurulmasına olanak veren modern teknolojinin ticarette kullanımına kadar olan geniş bir inceleme alanına sahiptir.

Ticaretin toplumsal anlamı aslında ziyadesiyle çok yönlü bir konudur ve ilk tüccar eğitiminden, genel refah seviyesinin artmasına, ticari ilişkiler ve ödemeler için hukuk kurallarının sistemleştirilmesinden, modern anlamda “Tüketimin Demokratikleştirilmesi”ne kadar birçok alana uzanmaktadır. Zira matbaanın icadına kadar sadece din adamları, soyluların bir parçası sayılmış, okuma, yazma ve hesap yapmayı öğrenebilmişlerdir. Yerleşik perakende ticaretinin sunduğu çok çeşitli ürün seçenekleri ve sürekli yeni ürünlerin hayatımıza geçmesi sadece tüketim tarzımızı değil, aynı zamanda toplumsal yaşamı da büyük ölçüde etkilemiştir. Şehir içindeki küçük ve orta ölçekli mağazalar, görkemli, lüks ve büyük alışveriş merkezleri ya da şehir dışlarında kurulan ucuz alışveriş merkezleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Uzun yıllar boyunca bir alışveriş merkezi şirketler grubunun kullandığı “Dünyamıza Misafir Olun” sloganı “ticaretin kültürel işlevini” çok iyi yansıtmaktadır. Avusturyalı ekonomist Karl Oberparleiter’in dediği gibi: “Tüketim mallarına, her kültürden insanın doğrudan ulaşmasını sağlamak”.

Ticaret Dilleri

Denizaşırı Ticaret ile uğraşan tüccarlar, başka halkalar ve tüccarlar ile anadilleri ile iletişim kuramadıklarından, ticari ilişkilerde kullanmak amacıyla iki tarafın da anlayabileceği çeşitli diller oluşturmuşlardır. Bu diller; ya Farsça veya Orta Batı Afrika’da kullanılan, Afro-Asyatik dil olan Hausa gibi bölgeler üstü öneme sahip ya da Pidgin olarak adlandırılan, sadece ticarette kullanılan ve bir anadil olma özelliği taşımayan yardımcı dillerdir. Hint – Avrupa dil ailesinin alt birimi olan Roman dilinden türetilen ve bu dil ailesine ait olmayan dillerle, özellikle Arap dili ile ticaret yapabilmek amacıyla oluşturulan Lingua Franca olarak da bilinen Sabir dili ve Rusça ile Norveççeden oluşturulan ve bir Pidgin dil olan Russenorsk tanınmış ticaret dilleridir.

Modern Ticaret

Ticaret, ulusal ekonomide belirleyici bir hacme sahiptir. Aynı zamanda, bir ülke veya AB gibi ülkeler topluluğunun sınırları içerisinde gerçekleşen İç Ticaret, ülkelerin birbirleri ile yaptıkları sınır ötesi ticaret olan Dış Ticaret ve Transit Ticaret ile aynı öneme sahiptir. Malların yurtdışına satılmasına İhracat, yurtiçinde yabancı malların satılmasına ise İthalat denmektedir.

İç Ticarette, Toptan Ticaret ve Perakende Ticaret olmak üzere iki tür vardır. Toptan Ticaret yapana toptancı, perakende ticaret yapana da perakendeci denir. Toptancılar, üretici ve perakendeci arasında aracılık yapan, depolama, taşıma, dağıtım gibi faaliyetlerle uğraşan büyük ölçekli işletmelerdir. Perakendeciler ise malları küçük miktarlar halinde satan işletmelerdir. Perakende ticaret, malların doğrudan doğruya tüketicilere satılmasıdır. Bunlar müşterilerin alım kapasitesine, bağımsızlığına, müstakil ve ticari anlaşmalara bağlı ticarete göre belirlenmektedir. Ticaret eyleminin yerine bağlılık konusunda da Sabit Ticaret, Seyyar Ticaret ve Elektronik Ticaret ( E-Ticaret) olarak birbirinden ayrılmaktadır.

Bir ülkede, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir. İhracatın bir ülkeye katkısı, ülkeye para akışını sağlamasıdır; ancak sakıncası ise, ihracatın yapıldığı ülkelerin ekonomik esenliklerine olan bağlılıktır. Bundan dolayı, bir ülkede meydana gelen bir ekonomik kriz diğer bir ülkeye sıçrar. Ucuz işgücü ülkelerinden yapılan ithalatın muğlâk etkileri vardır: Bir taraftan ülke içinde tedarik ucuzlar; ancak diğer taraftan da rekabet eden yerli üreticiler pazardaki yerleri kaybedebilirler.

Ülkede ithalatın ihracattan fazla olması durumunda da dış ticaret açığı ortaya çıkar. Ülkede bulunmayan ürünlerin dışarıdan temin edilebilmesi ithalatın temel olarak sağladığı avantajdır. Örneğin; Bir ülkede bulunmayan hammadde ve ülkede yetişmeyen meyvelerin başka yerlerden getirtilmesi gibi. Ancak, başka ülkelere ve onların teslimatlarına bağımlı durumda olmak ithalatın en büyük dezavantajıdır. Bu durum, özellikle, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) petrol üretimini ciddi bir şekilde azaltması ve patlak veren petrol krizi ile oldukça belirginleşmiştir.

Dış Ticaretin anlamını ve sağladığı kazançları açıklamak için, bir yandan teknolojik farklılıklar ya da kaynak donanımından (Heckscher-Ohlin-Theorem) dolayı karşılaştırmalı üstünlükler konsepti, diğer yandan da henüz tamamlanmamış rekabet ve dış ticaret ile ilgili teoriler ön plana çıkar.

İç Ticaret’in anlamını ve önemini açıklamak amacıyla birçok konsept geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlileri; iş bölümü konsepti, karşılaştırmalı maliyet avantajı teorisi, karşılaştırmalı fayda avantajı teorisi, ticaret işlevi teorisidir.

Modern ticaret, genel anlamda köklü yapısal değişimlere uğramakta ve ekonomi alanında başka hiçbir alanda görülmeyen bir dinamik oluşturmaktadır (Ticarette değişim). Son on yıl içinde, makro ekonomik ticari dinamikler, aşağıdaki köklü değişimleri yaşamıştır.

  • Ekonomi alanındaki değişim (işbirliği, birleşme, rasyonalizasyon, işletme karşılaştırması ve işletme danışmanlığı, selfservis)
  • Teknoloji alanındaki değişim (Teknikleşme ve bilgisayarlaşma, modernleşme ve elektronik ticaret)
  • Organizasyon ile ilgili değişim (işletmesel, işletmeler arası ve işletmeler üstü yeniden organizasyon)
  • Bilgi alanındaki değişim (elektronik ortamda bilgi üretimi ve yönetimi, elektronik medyanın işletme içi ve işletmeler arası kullanımı)
  • Sosyal alandaki değişimler (sosyal bütünleşme, esneklik ve kooperatif yönetim şekli)

Ticarette Etik

Tüm beşeri işlerde olduğu gibi, ticarette de ahlaksal bakış açıları tartışılmaktadır. Sosyal ve ekolojik olarak kabul edilebilir bir model olarak karşımıza çıkan Adil Ticaret (Fair Trade) bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Adil ticarette, üreticiden tüketiciye varıncaya dek bütün ticari aşamalar, ahlaksal bir bakış açısı ile değerlendirilir; özellikle de, gelişmekte olan ülkelerde, tarım üreticilerinin adil bir bedel almaları gözetilir. Ancak, Adil Ticaret kavramı, normal ticaretin adaletsiz veya daha az adil ticaret olarak algılanmasına yol açabilir, böylece ticarete karşı olan “önyargı geleneğinin” devam etmesine neden olur.

Şüphesiz, modern ticaret yönetiminde, pazar katılımcılarını (alış ve satış) belirlemek ve onların kararlarında etkili olabilmek amacıyla başarılı tedbirler alınmakta, psikotaktiksel ve stratejik pazarlama teknikleri kullanılmaktadır. Raflarda malı rahatça alabilmek için bırakılan boşluklar, kelepir mal reyonları, büyük alış-veriş sepetleri, sakinleştirici fon müziği ve günlük hayatta karşılaştığımız bunlara benzer birçok durumda, satış oyunları etik olarak düşünülemez, aksine kısıtlayıcı bir güdümleme olarak kabul edilir. Satın alma, tuzaklar ve hilelerle değil de, alıcıyı ikna etme yolu ile veya alıcının özgür iradesi ile verdiği karar doğrultusunda gerçekleştiği sürece etik söz konusu olur.

Küreselleşme bağlamında ticaret

Günümüzde, dünya ticareti, karşımıza küreselleşme bağlamında çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü önderliğinde, Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması ile gümrük engelleri kaldırılarak serbest mal ve hizmet akışı teşvik edilmektedir. (Anlaşmanın amacı: İthalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermek, bkz. Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması). Ancak, bu serbest ticaret politikası tartışmalı bir konudur. Küreselleşme eleştirmenleri, bu durumda, az gelişmiş üçüncü dünya ülkelerinin mağdur duruma düşürüldüğünü ve ülkelerin mülki yönetimlerinin de ihlal edildiğini (bağımsızlık kaybı) görmektedirler.

Teorinin yanı sıra tecrübeler de uluslararası mal değişiminin refah seviyesini artırdığı kanıtlanmıştır. 1950’li yıllardan beri dünyada yoksulluk ve açlık tehdidi altında olan insanların sayısında devamlı bir düşüş yaşanmıştır. Serbest ekonominin temel düşüncesi çok çeşitli olsa da zaman içerisinde yaşanan krizler, rüşvet ve devletlerin müdahaleleri ile kısıtlanmıştır. Ticarete izin vermek yerine, birçok alan, serbest ticaretin avantajlarına odaklanmaktadır. Bazı ekonomiler, üçüncü dünya ülkelerinin sadece gelişim fonlarından yapılacak başlangıç yardımı ile birinci dünyaya yükselme (ilerleme) sağlanabilirdi. Buna göre, ilk önce altyapının oluşturulması ve halkın parasının biriktirilmesi gerekir.

Günümüzde küreselleşme düşüncesi iç ticarette de yer edinmiş durumdadır. Ülke içerisinde sıkı rekabet düşüncesi, modern ulaşım ve nakliye olanakları, güvenilir ödeme ilişkileri ve dünyayı çevrelemiş olan internet ve iletişim ağı, ulusal toptan ve perakende ticaret holdinglerinin dünya genelinde sürekli daha fazla yeni pazarlara girmesini sağlamaktadır. 80’li yıllarda ortaya çıkan uluslararasılaşma dönemi (komşu yabancı ülkelerde filolar kurmak), uluslararası çalışan büyük kuruluşların küreselleşme dönemine geçişi olmuştur.Arkadaşlar.

E-ticaret

1995 yılından itibaren artan internet kullanımına paralel Elektronik Ticaret ya da popüler adıyla e-ticaret, ticaretin web ve diğer elektronik ortamlarda yapılmasına imkan tanıyan platformdur. E-ticaret ürün ve sunulan hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin internet üzerinden yapılmasıdır. Elektronik Ticaret reklam ve pazar araştırması, sipariş ve ödeme, teslimat olmak üzere üç aşamadan oluşur.

Son yıllarda hızla yaygınlaşan internet, elektronik ticareti, ticari işlemlerin yürütülmesinde yeni, hızlı, kolay ve etkin bir araç haline dönüştürmüştür. Tüm dünyada ticaretin serbestleştirilmesi çalışmaları kapsamında, son on yılda yaşanan bilgi iletişimini kolaylaştıran, hızlandırılan ve daha güvenli hale getiren teknolojik gelişmelerle birlikte e-ticaret her geçen gün daha da popüler olmaya devam ediyor.

Bu gelişmeler ile birlikte bankalar sanal ödeme araçlarını geliştirerek internet üzerinde kredi kartı ile yapılan alışverişler artık çok daha güvenilir hale gelmiştir.

Ticaret yolları

Ticaret yolu kavramı ile Antik Çağ’da yapılmış olan belli eski sokaklar belirtilmektedir. Bu yollar ülkeler arası güzergâhlar olup, ticaret mallarının nakliyesi için kullanılmıştır. Konumuzda asıl anlatılan şey, yolların nasıl yapıldıkları ve sağlamlıkları ile değil, daha çok ticaret ile ilgilidir. Yolların tanınmışlık dereceleri, kullanımları ve isimleri onları ayıran özelliklerdir.

Ticaret yolları, normalde işlenmemiş yollar idi ve ilk olarak Roma döneminde taşlar ile döşenip sağlamlaştırılmıştır. Güzergâhlar, genelde ya dağ sırtlarında ya da yamaç boyunca ilerleyen su kanallarını takip etmiştir. Yolun bir bölümünün bozulması halinde bozulan yerin hemen yanından ya da yaklaşık yüz metre ötesinden yola devam edilmiştir ki bu yöntem yola kıvrımlı bir nehir görüntüsü vermiştir. Ulaşım genelde yük hayvanları ya da atlar pahalı olduklarından öküzler tarafından çekilen tahta arabalar ile yapılmıştır. Dağlık bölgelerde oluşturulan patikalar ve havanın çok soğuk olduğu bölgelerde donmuş nehirler ve göller aynı zamanda ticaret yolu olarak kullanılmış, akarsu engellerini aşmak için ırmakların geçit yerleri kullanılmıştır.

Ortaçağ’da kullanılan ticaret yollarının işlenmemiş ve sağlam olmamaları, tahta arabaların tekerleklerinin sürekli çıkmasına ve millerinin kırılmasına neden olmuştur. O zamanın kurallarına göre bu tür durumlarda yere dökülen mallar, döküldükleri arazinin sahibinin malı olarak sayıldığından önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Dolayısıyla, yolların bozuk olması ve yol bakımı ile kimse ilgilenmemiş, hatta bazı mülk sahiplerinin, arabaların devrilmesi için yolları kasıtlı bir şekilde daha çok bozduklarına inanılmıştır.

Köprü, geçit ve vaha gibi kesişim noktaları, şehirleşmenin kökeni olarak sayılmaktadır. Ticaret yolları ağı üzerinde bulunan Kervansaraylar, misafirhaneler, şose evleri ve daha sonra ortaya çıkan postaneler gibi bazı tesisler, malları taşıyanlar için ayrı bir öneme sahip olmuştur. Bu tesisler geceyi güvenli bir şekilde geçirmek, yeme ve içme ihtiyaçlarını karşılamak, dinlenmek ve kafile ile sürücü değiştirmek için kullanılmıştır.

Dünyanın en uzun ve belki en ünlü ticaret yolu İpek Yolu’dur. Kaynak

Bazı önemli uluslararası ticaret yolları listesi

Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu

Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu ABD Federal İstatistik Sistemi'ne bağlı bir bürodur. Amerikan halkı ve ekonomisi hakkında veri üretiminden sorumludur.

Amerika Birleşik Devletleri nüfus sayımı bürosu'nun birinci görevi her on yılda ABD nüfus Sayımı'nı yürütmektir.Bu sayede ABD Temsilciler Meclisi Temsilcileri için hangi bölgeden kaç koltuk çıkacağı belirlenir.

Olarak nüfus sayımının yanı sıra , nüfus sayım bürosu bu asli görevinden başka onlarca diğer sayım ve anketleri, dahil olmak üzere Amerikan Toplum Anketi, ABD Ekonomik nüfus Sayımıve Güncel Nüfus Anketi'ni yürütür. Ayrıca, federal hükümet tarafından yayınlan ekonomi ve dış ticaret göstergeleri'de Sayım Bürosu'nun üretiği veriler kapsamında yayınlanır.Sayımı Bürosu tarafından yürütülen çeşitli sayım ve anketler 400 milyar dolar dan fazla federal kaynaklara kazanç ve devlete, yerel topluluklara ve bilinçi karar veren işletmelere yardım edilmesini sağlar.

Birleşik Devletler Ticaret Bakanlığı'nın içinde bulunur ve

Birleşik Devletler Nüfus Bürosu Müdürü Amerika birleşik devleterli başkanı tarafından atanır.

Birleşik Arap Emirlikleri

Birleşik Arap Emirlikleri (Arapça: الإمارات العربية المتحدة, el-İmaratü'l-Arabiyyetü'l-Müttahide) veya kısa kullanımıyla BAE, Orta Doğu'da Arap Yarımadası'nın güneydoğusunda bulunan, Umman ve Suudi Arabistan'la komşu olan ülke. BAE, Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyre, Resü'l-Hayme, Şarika ve Ummül-Kayveyn adlı yedi emirlikten oluşmaktadır. Ülkenin başkenti ve en büyük ikinci emirliği olan Abu Dabi, aynı zamanda ülkenin siyasi, endüstriyel ve kültürel merkezi konumundadır.

Cenanizade Mehmed Kadri Paşa

Cenanizade Mehmed Kadri Paşa (d. 1832- ö. 11 Şubat 1884), II. Abdülhamid saltanatında 9 Haziran 1880 - 12 Eylül 1880 tarihleri arasında üç ay üç gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Ayrıca 6 Ağustos 1874 - 7 Eylül 1874 ve 11 Şubat 1876 - 4 Şubat 1877 tarihleri arasında İstanbul Şehremini (Belediye Başkanı) olmuştur.

Dallas

Dallas, ABD'nin dördüncü en kalabalık nüfuslu metropolitan alanının en büyük şehri olup, Teksas eyâletinde yer almaktadır. Şehir nüfus bakımından ABD'nin en büyük dokuzuncu, Teksas'ın ise Houston ve San Antonio'dan sonra üçüncü en büyük şehridir. Şehir, tarihi boyunca petrol ve pamuk sanayisi ile çok sayıdaki demiryolu hattının geçtiği bir yerde olması sebebiyle öne çıkmıştır. 2010 yılı ABD Nüfus Sayımı'na göre Dallas'ın nüfusu 1,197,816 kişidir. ABD Sayım Bürosu'nun 2014 verilerine göre ise şehrin nüfusu 1,281,047 kişiye yükselmiştir.Şehir, 1 Temmuz 2014 itibarıyla 6,954,330 nüfusa sahip olan 12 county'lik Dallas–Fort Worth–Arlington metropolitan alanının ekonomik merkezi durumundadır. Bu alan 1 Temmuz 2013 - 1 Temmuz 2014 dönemi arasında gerçekleştirdiği 131,000 kişilik artışla Houston–The Woodlands–Sugar Land metropolitan alanından sonra ülkenin en çok büyüyen ikinci metropolitan alanıdır. Şehrin ekonomisi ağırlıklı olarak bankacılık, ticaret, telekomünikasyon, bilgisayar teknolojileri, enerji, sağlık, tıbbi araştırmalar, ulaşım ve lojistiğe dayanır. Dallas, aralarında AT&T, Texas Instruments, Dean Foods, Southwest Airlines gibi Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin genel merkezlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Deniz

Deniz, bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su kütlesi. Terim genellikle okyanus terimi yerine de kullanılır.

Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır. Yeryüzünde kapladıkları 1,338 milyar km³ hacimle dünya üzerindeki su varlığının % 96,5'ini oluşturmaktadırlar. Ancak, deniz suyu ortalama % 3,5 oranında tuz içerdiğinden, halen oldukça pahalı olan arıtma yöntemleri uygulanmadan içme suyu olarak kullanılamamaktadır.

Denizler üzerinden gerçekleştirilen ticaret, hava yoluyla taşımacılığın gittikçe gelişmesine karşın, öneminden pek bir şey yitirmemiştir. Dünya ticaretinde aktarılan malların % 92'si, yılda 5,7 milyar ton, deniz yolu üzerinden taşınmaktadır.

Dijital dağıtım

Dijital dağıtım, somut bir ortam kullanmadan içerik taşıma, iletme yöntemidir, genellikle internet üzerinden tüketicinin evine bilgisayar veya başka bir araç kullanılarak gelmektedir.

Dünya Ticaret Merkezi

Dünya Ticaret Merkezi (İngilizce: World Trade Center), Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde Manhattan semtinde bulunan ve 11 Eylül 2001 terör saldırılarında yıkılan ticaret merkezi.

İkiz Kuleler olarak adlandırılan merkezin yapımına 1960 yılında başlanmış ve ilk kiracısı 1970 yılında Kuzey kuleye taşınmış, bundan iki yıl sonra ikinci kiracı Güney kuleye taşınmıştır.

New York'taki Dünya Ticaret Merkezi 1973'te inşa edildikten sonra Manhattan'ın çehresini değiştiren dünyanın en yüksek ikiz kuleleri oldu. Kulelerden birinin 107. katında bulunan The Windows on the World isimli restoran, müşterilerine akşam yemeklerinde New York ve Hudson Nehri'ni izletme fırsatını veren dünyanın en büyük restoranıydı. 2015 te tamamlanan yeni Dünya Ticaret Merkezi ve Kulesi yerini aldı.

Ekonomi

Ekonomi; üretim, ticaret, dağıtım ve tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan etkinliğidir. İnsanın ihtiyaçlarını karşılamada yapılan her türlü faaliyeti içerir.

Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur. Bu sistem o bölgedeki işgücünü, sermayeyi, doğal kaynakları; üretim, ticaret ile dağıtımda rol alan ekonomik kuruluşları ve o bölgedeki mal ile hizmetlerin tüketimini içerir. Bir ekonomi teknolojik evrim, tarih ve sosyal organizasyon ile coğrafya, doğal kaynaklar, gelir ve ekoloji gibi ana faktörlerin birleşmesiyle oluşur.

Ekonomi sözcüğünün; "oikia" (Yunanca: ev) ve "nomos" (Yunanca: kural) köklerinden gelir, "ev yönetimi" anlamındadır.

Tüm meslekler, kuruluşlar veya ekonomik faaliyetler ekonomiye katkıda bulunur. Tüketim, tasarruf ve yatırım ekonominin çekirdek öğelerindendir ve pazarın dengesini belirler. Ekonominin birincil, ikincil ve üçüncül olmak üzere üç sektörü mevcuttur.

Tarih boyunca toplumlar karmaşıklaştıkça ekonomi de gelişmiştir. Sümerler mal paraya dayanan büyük ölçekte bir ekonomi oluştururken, günümüzdeki anlamıyla ilk ekonomiyi Babilliler ve komşu şehir devletleri kurmuştur.

Hong Kong

Hong Kong (Çince: 香港), Çin'in güney kıyısında bulunan, 1 Temmuz 1997 tarihine kadar Britanya Krallığına bağlı sömürge ve adalar grubuyken, bu tarihten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı özel yönetim bölgesi olmuştur. Hong Kong; Hong Kong Adası, Kowloon Yarımadası ve 235 kadar küçük adadan meydana gelmiştir. Hong Kong, Asya'nın en büyük serbest pazarı ve limanı, en işlek ticaret, endüstri ve turizm merkezidir.

Mehmet Yüceler

Mehmet Yüceler (1923, Tomarza, Kayseri - 19 Ağustos 2010, Burhaniye, Balıkesir), Türk siyasetçi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ni bitirdi. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı, Tarım Bakanlığı Ziraat İşleri 5. Şube Müdür yardımcılığı, 1.(XII), 2.(XIII), 3.(XIV), 4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem Kayseri Milletvekilliği ile Tekel, Gıda Tarım ve Hayvancılık ve İmar ve İskan Bakanlıkları yaptı. Evli ve üç çocuk babasıydı. Balıkesir'de yaşama veda etmiştir.

Müzik indirme

Müzik indirme, internete bağlı bir bilgisayardan veya bir web siteden bir kullanıcının bilgisayarına müzik transferi. Bu kavrama hem yasal indirmeler hem de telifli içeriğin izinsiz veya ücret ödemeden indirilmesi dahildir. Nielsen tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2012 yılında ABD'deki müzik satışının %55,9'u indirmelerden oluşmaktadır.

Riga

Riga (Letonca: Rīga), Letonya'nın başkenti. Baltık Denizi'ne şehrin ortasından geçen Daugava Nehri ile açılır. Şehir 56° 58¹ Kuzey Paraleli, 24° 8¹ doğu boylamında yer alır. Riga, Baltık devletleri içinde en büyük şehir olmasının yanı sıra, önemli bir kültür, siyaset, eğitim, finans, ticaret ve endüstri merkezidir.

Şehrin ilk kurulduğu yer olan tarihsel merkezi "Vecrīga" UNESCO Kültür Mirası'na kabul edilmiş olup mimari olarak sadece Viyana, Sankt-Peterburg ve Barselona ile karşılaştırılabilecek güzellikteki Art Nouveau (Jugendstil) yapılarıyla ünlüdür.

Şehrin kuruluşu 12. yüzyıla kadar dayanır. 12. yüzyıl sonlarında liman şehri olan Riga'ya Alman ticaret gemilerinin uğramaya başlamasıyla nüfusu ve önemi artmıştır. 1201 yılı Riga'nın resmi kuruluş yılı olarak kabul edilir.

1558-1583 yılları arasında Polonyalıların yönetimine; 1621'de de İsveç yönetimine geçmiştir. 1700-1721 yılları arasındaki Kuzey Savaşları sırasında Ruslar bu bölgeyi İsveçlilerden alarak kendi ülkeleri sınırlarına katmışlardır.

II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası Letonya'yı işgal etti ve Riga'da Stalag 350 kuruldu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü.

Old Town denilen eski şehir merkezindeki "Melngalvju nams" (İngilizce: 'House of The Black Head') (Karakafalıların Evi), televizyon kulesi, Aziz Peter Katedrali, Riga Kalesi ve "Dannenšterna nams" (Dannestern Malikanesi) görülmesi gereken yerlerdir.

Türkiye ticaret bakanları listesi

Aşağıdaki liste Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanları listesidir.

İbrahim Edhem Paşa

İbrahim Edhem Paşa (d. 1818 - ö. 1893) 19. yüzyılda yaşamış Osmanlı Devleti'ne 5 Şubat 1877 - 11 Ocak 1878 arasında sadrazamlık, hükümet nazırlığı, Şura-yı Devlet reisliği ve büyükelçilik gibi birçok yüksek kademe görevlerde hizmet vermiş bir devlet adamıydı.

İbrahim Sarim Paşa

İbrahim Sarim Paşa (1801 İstanbul- 1854, İstanbul), Osmanlı devlet adamı ve diplomattır. Abdülmecid saltanatında 29 Nisan 1848-12 Ağustos 1848 tarihleri arasında üç ay on üç gün sadrazamlık yapmıştır. Ayrica Hariciye Nazırlığı, Maliye Nazırlığı ve Ticaret Nazırlığı görevleri yapmıştır.

İngilizce

İngilizce ( English , İngilizce telaffuz: [ˈɪŋɡlɪʃ]) Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Amerika Birleşik Devletleri, Anglofon Karayipler, Avustralya, İrlanda, Kanada ve Yeni Zelanda'da yaşayanların çoğunun anadilidir. İkinci dil ve resmî dil olarak dünya genelinde, özellikle İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri ve çok sayıda uluslararası örgüt tarafından da kullanılmaktadır.

Modern İngilizce, anadili farklı olan insanların konuştuğu ilk "küresel ortak dil" olarak tanımlanmaktadır. İngilizce iletişim, bilim, ticaret, havacılık, eğlence, radyo ve diplomasi alanlarında egemen uluslararası yardımcı dildir. Dilin Britanya Adaları'ndan öteye yayılmasında Britanya İmparatorluğu'nun büyük payı vardır. Amerika Birleşik Devletleri'nin II. Dünya Savaşı sonrasında artan ekonomik ve kültürel etkisi, İngilizcenin benimsenmesini önemli şekilde hızlandırmıştır.

İpek Yolu

İpek Yolu (Arapça: طريق الحرير: Çince: 丝绸之路; Farsça: جاده ابریشم; Rusça: Великий Шёлковый Путь; Kırgızca: Zhibek Zholu), Çin'den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa'ya kadar uzanan ve dünyaca ünlü ticaret yoludur.

Haziran 2014'te UNESCO, İpek Yolu'nun Chang'an-Tianshan koridorunu Dünya Mirası olarak belirledi.İpek Yolu sadece tüccarların değil, aynı zamanda doğudan batıya ve batıdan doğuya bilgelerin, orduların, fikirlerin, dinlerin ve kültürlerin de yolu olmuştur.

Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da Romalılar, Çinlilerden ipek satın alırlardı. Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adı verilen güzergahı izleyen kervanlarla sağlanırdı. İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuştur. Uzak Doğu'dan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır. İpek, ayrıca Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır. Doğu'nun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya ulaşan ticaret yollarını oluşturmuştur. Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin'in Şian kentinden hareket ederek Özbekistan'ın Kaşgar kentine gelirler, burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi'ne, diğeri ile de Karakurum Dağları'nı aşarak İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırlardı. Anadolu'dan deniz yolu ile Akdeniz ve Karadeniz (Tirebolu) limanlarından veya Trakya üzerinden kara yolu ile Avrupa'ya giderlerdi.

Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kâğıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkân sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları zaman içinde İpek Yolu olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sunmaktadır.

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolu'nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlamıştır.

İpek Yolu çeşitli Türk uygarlıklarının ekonomik kaynağı olmuştur.

İstanbul Ticaret Üniversitesi

İstanbul Ticaret Üniversitesi (İngilizce: Istanbul Commerce University), İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından 2001 yılında kurulan bir vakıf üniversitesidir. Bursa'daki yüksek lisans programları haricinde, İstanbul'da 4 kampüs ve 1 koruda hizmet vermekte olan İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası'nın yoğun desteğine sahiptir.

Üniversitenin hedefi Türkiye ekonomisine, ticaret ve sanayi yaşamına katkı verecek nitelikli insan sermayesini yetiştirmek; bu kaynağı kullanarak teknolojik gelişmeleri izlemek, ürettiği bilgileri değişen dünyaya ve yaşadığı topluma aktarmak olarak belirlenmiştir.Üniversite, ülke genelinde en çok tercih edilen üç vakıf üniversitesi arasındadır.

İzlanda

İzlanda (İzlandaca: Ísland), Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde Grönland'ın güneydoğusu ile İskandinavya ve Büyük Britanya'nın kuzeybatısında yer alan bir ada ve Avrupa ülkesi. İzlanda, kuzeyinde Arktik Okyanusu ile çevrilidir.

Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde volkanik bir ada üzerinde kurulmuş ve çevresindeki birçok küçük adadan meydana gelmiş bir devlet. En yakın komşusu Grönland olup, 350 km uzaktadır. Diğer komşuları Norveç 1050 km, İskoçya 800 km uzaklıktadır.

Nüfusu 358.780 ve 103.000 km2 (40.000 sq mi) alana sahip ve onu dünyada en seyrek nüfuslu ülkesi yapıyor. Başkent ve en büyük şehir Reykjavík, Reykjavík ve çevresi ülkenin güneybatısında, nüfusun üçte ikisinden fazlasına ev sahipliği yapmak. reykjavik dünyanın en kuzey başkenti olarak kabul edilir.Resmen İzlanda, Avrupa Birliğinin bir parçası değildir, coğrafi olarak Avrupa'nın bir parçası değildir, ancak kültürel olarak Avrupalı. İzlanda, dört AB üyesi olmayan Avrupa ülkesi olan Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesidir ve aynı zamanda Avrupa Ekonomik Alanı (AÇA) 'nın bir parçasıdır. ... İzlanda, İskandinav Pasaport Birliği ve şu anda AB yasaları altında bulunan ve oy kullanmayan bir katılımcı olarak Schengen Bölgesi'nin bir üyesidir.İzlanda kültürü, ülkenin İskandinav mirası altında inşa edildi. Çoğu İzlandalı, Alman ve Danimarkalı yerleşimcilerin torunlarıdır. Kuzey Cermen dili olan İzlanda dili, Eski Norse özgüdür ve Feroe dili ve Batı Norveç lehçeleri ile yakından ilgilidir. Ülkenin kültürel mirası geleneksel İzlanda mutfağı, İzlanda edebiyatı ve ortaçağ sangalarını içerir. İzlanda, diğer NATO üyelerinden daha küçük bir nüfusa sahip ve silahlı kuvvetleri olmayan tek üye devlettir. İzlanda Sahil Güvenlik görevlisi yetersiz donanıma sahiptir ve savunmadan sorumludur.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.