Nurullah Berk

Nurullah Berk (d. 22 Mart 1906 İstanbul -ö. 9 Ocak 1982 İstanbul) Türk ressam. Türkiye’ de geometrik-figüratif yapımcılığın (konstruktivizim) ilk temsilcilerinden biridir. Eserlerinde kübizm etkilenmeleri de mevcuttur.

Türkiye’de geometrik-figüratif yapımcılığın (konstruktivizim) ilk temsilcilerinden biri sayılan ressam ve yazar Nurullah Berk 22 Mart 1906'da İstanbul'da doğudu ve 9 Ocak 1982'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Nurullah Berk, Sanayi-i Nefise Mektebi'nde İbrahim Çallı ve Hikmet Onat'ın öğrencisi oldu. 1924'te Fransa'ya gitti ve Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda Ernest Laurent'la çalıştı. 1928' de öğrenimini tamamlayarak Türkiye'ye döndü ve bir grup arkadaşıyla “Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği" nin kuruculan arasında yer aldı. Beş yıl sonra yeniden Paris' e giden sanatçı 1933'te Türkiye'ye geri döndü ve aynı yıl Abidin Dino, Elif Naci, Zeki Faik İzer, Cemal Toiu ve Zühtü Mürüdoğlu ile birlikte "Türkiye'ye egemen izlenimci tutuma karşı, biçim olarak Batı’ daki çağdaş akımlara paralel kübist ve yapımcı teknik” şeklinde tarif edilen yeni bir anlayışın öncülüğünü yaptı. Berk’in önerisiyle bu grup “D Grubu” ismini aldı. Yurtiçi ve yurtdışında birçok sergi açan Berk, 1947'de Ahmet Çanaklı Ödülünü, 1966'da 28. Devlet Resim ve Heykel Sergisi birincilik ödülünü ve 1975'te DYO Ödülü Resim Yanşmasını kazandı. Berk'in son 15 yıllık çabası ise "Doğu ile Batı esprilerini kaynaştırmak, geleneksel sanat biçimlerini Batı anlaşıyla bağdaştırmak" biçiminde yorumlandı. 1953'te Suut Kemal Yetkin'le birlikte UNESCO'ya batı Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Birliği'nin Türkiye ulusal komitesini kuran Berk'in sanat tarihi, resim ve heykel sanatı konulu çok sayıda yayınlanmış yapıt vardır.

Eğitimi

Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra, Sanayi-i Nefise Mektebi' nde İbrahim Çallı ve Hikmet Onat' ın öğrencisi oldu. 1924' te Fransa'ya gitti ve Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda Ernest Laurent' la çalıştı. 1928' de öğrenimini tamamlayarak Türkiye' ye döndü ve bir grup arkadaşıyla “Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birligi" nin kuruculan arasında yer aldı. ve sonra ailesini terk etti.

D Grubu

1933'te Türkiye'ye döndü ve aynı yıl Abidin Dino, Elif Naci, Zeki Faik İzer, Cemal Tollu ve Zühtü Müridoğlu ile birlikte "Türkiye'ye egemen izlenimci tutuma karşı, biçim olarak Batı’ daki çağdaş akımlara paralel kübist ve yapımcı teknik” şeklinde tarif edilen yeni bir anlayışın öncülüğünü yaptı. Berk’in önerisiyle bu grup “D Grubu” ismini aldı.

En tanınmış eserleri

  • İskambil Kağıtlı Natürmort
  • Ütü Yapan Kadın
  • Çömlekçi,
  • Odalık
  • Dikenler
  • Kuşlar

Kitapları

  • 1932 - Modern Sanat [1]
  • 1933 - Leonardo da Vinci [1]
  • 1937 - Türk Heykeltraşları [1]
  • 1943 - Türkiye’de Resim [1]
  • 1950 - La Peinture Turque [1]
  • 1951 - Belliniler [1]
  • 1957 - Türkiye’de Resim ve Heykel [1]
  • 1964 - Resim Bilgisi [1]
  • 1968 - Sandro Botticelli [1]
  • 1968 - Paolo Ucello [1]
  • 1968 - Piero della Francesca [1]
  • 1972 - İstanbul Resim ve Heykel Müzesi [1]
  • 1973 - Elli Yılda Türk Resmi ve Heykeli [1]
  • 1977 - Fikret Mualla [1]
  • 1977 - Türk Resminde İstanbul [1]

Kazandığı ödüller

Yurtiçi ve yurtdışında birçok sergi açan Berk, 1947'de Ahmet Çanaklı Ödülünü, 1966'da 28. Devlet Resim ve Heykel Sergisi birincilik odülünü ve 1975'te DYO Ödülü Resim Yanşmasını kazandı. Berk'in son 15 yıllık çabası ise "Dogu ile Batı esprilerini kaynaştırmak, geleneksel sanat biçimlerini Bah anlaşıyla bağdaştırmak" biçiminde yorumlandı. 1953'te Suut Kemal Yetkin'le birlikte UNESCO'ya baglı Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Birligi'nin Türkiye ulusal komitesini kuran Berk'in sanat tarihi, resim ve heykel sanatı konulu çok sayıda yayınlanmış yapıtı vardır.

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h i j k l m n o Özkan, Özgür (2012). "Çağdaş Türk Resminde Soyut ve Soyutlama Yaklaşımları Bağlamında Yapı ve İçerik Sorunları". dspace.deu.edu.tr. s. 145. 27 Kasım 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Kasım 2016.

Dış bağlantılar

15 Nisan

15 Nisan, Miladi takvime göre yılın 105. (artık yıllarda 106.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 260 gün vardır.

22 Mart

22 Mart, Miladi takvime göre yılın 81. (artık yıllarda 82.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 284 gün vardır.

8 Ekim

8 Ekim, Miladi takvime göre yılın 281. (artık yıllarda 282.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 84 gün vardır.

Abdurrahman Öztoprak

Abdurrahman Öztoprak (d. 1927, Rumelihisarı İstanbul – ö. 26 Mayıs 2011, Akyaka Muğla) Türk ressam.

Candeğer Furtun

Candeğer Furtun (d. 1936, İstanbul) Türk seramik sanatçısı. Seramik sanatında figürü andıran ve organik şekillere uzanan çalışmaları ile bilinmekte ve figüratif minimal çalışmaları ile dikkat çekmektedir.

Cevat Dereli

Cevat Hamit Dereli (1900, Rize - 23 Temmuz 1989, İstanbul), Türk ressam.

D Grubu

D Grubu. 1933 yılında, beş ressam (Zeki Faik İzer, Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino) ve bir heykeltıraş (Zühtü Müridoğlu) tarafından kurulan sanatçı birliğidir.

Elif Naci

Elif Naci (10 Ağustos 1898, Gelibolu - 8 Mayıs 1987, İstanbul), Türk ressam, yazar ve müzeci. D Grubu'nun kurucularındandır.

Güngör Taner

Güngör Taner (d. 1941, İstanbul), Türk ressam.

Hale Asaf

Hale (Salih) Asaf (d. 1905, İstanbul Kadıköy - ö. 31 Mayıs 1938, Paris Montparnasse), Türk ressam.

İlk Türk kadın ressamlardandır. Ressam Mihri Müşfik Hanım'ın yeğenidir. Günümüze ulaşabilmiş portre çalışmaları ve manzara resimleri ile tanınır.

Muhittin Sebati

Muhittin Sebati (d. 1901, Amasya - ö. 1932, İstanbul) Türk ressam, heykeltıraş.

İlk, orta ve lise öğrenimini 1908 yılında girdiği İstanbul Darüşşafaka’da 1920’de tamamladı. Resim ve tiyatroya olan ilgisi ve sanatsal etkinliklere katılma cesaretiyle aynı yıl Galatasaray Sergileri’ne ilk olarak “Çarşamba’da Bir Sokak” ve “Zincirlikuyu” adlı çalışmalarıyla katıldı.

Darüşşafaka’da öğrenci iken o dönemde aynı okulda okuyan ve kendisi gibi resimle ilgilenen Mahmut Cuda’yla tanışması ve arkadaş olması ve de resme olan ilgisinin gün geçtikçe artması, Cuda’nın Sanayi-i Nefise Mektebi’ne gitme önerisini değerlendirdi ve 1921 yılında kayıt yaptırarak Hikmet Onat ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. Aynı yıl yaz döneminde dört, 1922 yılında ise beş eserle Galatasaray Sergileri’ne katıldı. 1923 yaz döneminde bu kez yedi eserle katılan Sebati, eserleri dikkat çeken sanatçılar arasında yer aldı. 1923 yılında kendi olanaklarıyla kısa süreli Paris’e giden sanatçı, 1924 yılında son kez Galatasaray Sergileri'ne katıldıktan sonra açılan burs sınavını kazanarak burslu olarak 1925 yılında tekrar Paris’e gitti. Académie Julian’de Albert Laurens atölyesinde ve Ecolé des Arts Décoratifs Heykel Bölümü’nde Landowski ve Lefebr atölyelerinde eğitim gördü. O tarihlerde Paris’te bulunan arkadaşları Nurullah Berk, Mahmut Cuda, Şeref Akdik, Cevat Dereli, Hale Asaf, İsmail Hakkı Oygar, Refik Epikman ile birlikte sık sık gittikleri sanatçı kahvelerinde düşünülen sanatsal projelere katkıları oldu. 1927 yılında “Heykel Bölümü birincilik Ödülü”nü kazandı. Arkadaşlarıyla birlikte 13 Ağustos 1928’de yurda döndü.

Burs’a karşılık gelen mecburi hizmetini yapmak üzere Ankara Erkek Lisesi’nde göreve başlayan Sebati, 1929 Nisan ayında Ankara Etnografya Müzesi’nde açılan “Birinci Genç Ressamlar Sergisi”ne sekiz tablo, dört kroki ve heykel ile katıldı.

Paris’te sanatçı kahvelerinde nüvesini attıkları sanatsal projelerinden olan ve15 Temmuz 1929’da kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Bir ay sonra İstanbul Türk Ocağı’nda açılan birliğin güz sergisinde Sebati’nin “Genç Kız Portresi” serginin en çok konuşulan eseri oldu. Birliğin Ankara Türk Ocağı sergisinde ise “Kadın Büstü”, ”Mimar Sinan” ve “16 Mart Abidesi taslakları ile ressamlığından çok heykeltıraşlığı dikkat çekti. 16 Şubat – 15 Mart 1931 tarihleri arasında Beyoğlu İstiklal Caddesi Moskovit Salonu’nda açılan Birliğin dördüncü sergisinde sanatçının “Bir Adam Portresi”, “Oda Dahili”, “Karşıki Ev”, “Elmalar”, “Natürmort”, “Genç Kız”, ile “ Bir Adam Başı”, “Bir Kız Başı”, ve “Şehzade Başında Şehit edilen İki Nöbetçi İçin Abide Taslağı” heykelleri bu serginin baş yapıtları arasında yer aldı.

1931 yılında tüberküloz olan sanatçı, 1932 yılının ilk çeyreğinde Haydarpaşa Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Nazan Sönmez

Nazan Sönmez, (d. 1949 Diyarbakır) Türk Ressam, Seramik Sanatçısı

1967 yılında uygulamalı yetenek sınavını kazanarak girdiği dönemin Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Resim Bölümü'nde Nurullah Berk ve Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyeleri'nde dört yıl öğrenim görerek; Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi'nden 1972'de mezun oldu.

İki yıl Elâzığ'da resim öğretmenliği yapan sanatçı,1978'de sanatın yoğun yaşandığı ortam olan Ankara'da resim çalışmalarına başladı. Çalışmalarla yoğun geçen sekiz yıldan sonra 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne okutman olarak girdi. 1987'de aynı fakültenin seramik bölümüne atandı. "Doğa İzlenimlerinden Plastik Dile" adlı çalışmasıyla "sanatta yeterlilik" aldı.

Serbest çalıştığı sekiz yıllın birikimi ile birçok yarışmalı ve karma sergiye katılan sanatçı 10'un üzerinde de kişisel sergi açtı. Halen Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir.

Oral Enuğur

Şerif Oral Enuğur (1935, İstanbul-2011, Babakale) Türk ressam.

Bedri Rahmi Eyüboğlu ekolünden yetişmiş bir sanatçıdır. Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki önemli koleksiyonlarda yapıtları bulunmaktadır.

Refik Epikman

Refik Fazıl Epikman (d. 1902 İstanbul; ö. 17 Mayıs 1974 Ankara), Türk ressam

Davutpaşa İdadisi’nden sonra 1918 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi. 1924 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın açmış olduğu Avrupa sınavını kazanarak öğrenimine devam etmek üzere Paris’e gitti. Paris’te Julian Akademisi’nde Paul-Albert Laurents atölyesinde çalıştı. 1928 yılında öğrenimini tamamlayıp yurda döndüğünde İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne öğretmen olarak atandı. 15 Nisan 1929 tarihinde kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alır.

Birlik, Refik Epikman’ın dışında, Cevat Dereli, Şeref Akdik, Mahmut Cüda, Nurullah Berk, Hale Asaf, Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi gibi ressam ve heykeltıraş Muhittin Sebati ile Ratip Aşir Acudoğlu gibi kurucu üyelerden oluşmaktadır. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin resim alanında kurumsallaşmasının belirgin bir kanıtı olan, sanatçı birliği olarak kurulmuştur. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin resim alanında “Müstakiller” hareketi, Avrupa’da sanat alanında hızla ortaya çıkan değişimleri Türkiye’ye getirmeleri, bir başka deyişle Müstakiller hareketinin, Türkiye Cumhuriyeti’nde eser veren sanatçıların ortak anlayış çerçevesinde bir araya gelerek “grup” kavramının ortaya çıkmasına neden olmaları bakımından önemlidir.

1931 yılında askerlik nedeniyle akademideki göreviden ayrılan sanatçı, askerde olduğu dönemde akademiye egemen olan, Osmanlı Ressamlar Cemiyeti üyelerinin engellemeleri nedeniyle, 1933 yılında askerlik görevinden döndüğünde, yeniden akademiye kabul edilmedi. Bunun üzerine Ankara Atatürk Lisesi’nde resim öğretmeni olarak göreve başladı, 1939 yılında ise Ankara Gazi Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü Resim-iş bölümüne atölye hocası olarak atandı.

1966 yılına kadar bu görevde kalan Refik Epikman, emekli olduktan sonra Halkevlerinde Güzel Sanatlar kolu başkanlığına getirildi. Resim uygulamalarının dışında çeşitli yayın organlarında yazdığı yazılar ile sanat olgusu adına önemli etkinlikler gerçekleştirdi. Sanat üzerine yazı ve kitaplarıyla, Türkiye’de sanat yayımcılığının emekleme aşamasının yaşandığı bir dönemde, önemli hizmetlerde bulundu. 1944’te düzenlenen 6. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde üçüncülük ödülünü, 1974’te 35. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde ise şeref ödülüne layık görüldükten 1 gün sonra 17 Mayıs 1974 tarihinde ölmüştür.

Çalışmalarını karma sergilerde sergileyen; ancak kişisel sergi açmayan sanatçı, ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının toplantı salonuna açılan odalarına Cumhuriyet’in ilanını konu alan büyük boyutlu resimler yaptı.

Zeki Faik İzer

Zeki Faik İzer (d. 15 Nisan 1905 İstanbul - ö. 12 Aralık 1988), Türk ressam.

İlköğrenimini Beykoz Ahmet Mithat Efendi Mektebi’nde tamamladı. İlk resim eğitimini ilkokul sıralarında Agah Efendi’den aldı. 13 yaşında şiir yazmaya başladı. Şiirleri İnsan ve Akbaba dergilerinde yayımlandı. 1923 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’ne (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) girdi. Önce Hikmet Onat ve ardından İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1928 yılında okulu birincilikle bitirerek gittiği Paris’te Andre Lhote ve Othon Friesz’in atölyelerinde gördüğü eğitimin yanı sıra, genel sanat ortamı, müzeler, sergiler ve sanat içerikli yayınları takip ederek ufkunu açtı. Paris’te geçen üç yılın ardından 1932’de yurda dönen sanatçı, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (Gazi Muallim mektebi ve Terbiye Enstitüsü)’ne resim öğretmeni olarak atandı. Bu dönemde kendisi gibi yurtdışından eğitimlerini bitirip dönen genç sanatçı arkadaşlarıyla sanatlarını toplumla paylaşmak dürtüsüyle İstanbul Cihangir’deki o zaman adı Yavuz Apartmanı olan binanın beşinci katındaki evinde Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino ve heykeltıraş Zühtü Müridoğlu ile D Grubu’nun temelini attı.

Türk resim sanatı açısından hâlen tartışılmakta olan bu sanatçı birliği 8 Ekim 1933'te İstanbul Beyoğlu’nun Narmanlı Yurdu’ndaki boş bir mağazada “Resmin Alfabesi” olarak niteledikleri karakalem desenlerinden oluşan ilk sergisini açtı. Hem D Grubu’nun içinde çalışmalarını sürdürmekte hem de Cumhuriyet’in onuncu yılı olan 1933’e denk gelen “İnkılap Sergisi” için Cumhuriyet İlke ve İnkılapları’nı ifade eden bir çalışmaya yoğunlaşan Zeki Faik İzer, 1934 yılında ikinci kez gittiği Paris’te Tiziano Vecellio, Paolo Veronese ve Pous-sin gibi eski ustalardan kopyalar yaparken bir taraftan da yeni sanat akımlarını inceleme olanağını buldu.

1936 yılında yurda dönünce “Akademi”de oluşturulan “Fotoğraf Atölyesi”nin başına geçti. Fotoğraf ve afiş hocalığı yaptı. D Grubu’nun 1939’da Akademi salonlarında açtığı sergiye katıldı. Halkevleri aracılığıyla düzenlenen “Yurt Gezileri” kapsamında Eskişehir’e gitti. II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle ikinci kez askere alındı.

1939’da ilki gerçekleşen Devlet Resim ve Heykel Sergileri’nin 4’üncüsünde birincilik ödülü aldı. Davetiye metnini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yazdığı ilk kişisel sergisini 1945’te açtı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Müdürlüğü görevini 1948 ile 1952 yıları arasında sürdürürken İstanbul Fransız Konsolosluğu’nda ikinci kişisel sergisini açtı. Bu sergi aynı zamanda onun D Grubu’ndan da kopuşunun ifadesi oldu.

Sanat akımlarını izleyerek değil, kendi yapısına uygun olanı yapmaya çalıştığı için soyut resme geç başladı. 1950’li yıllarda nonfigüratif eserler üretmeye başladı. 1968 yılında emekli oldu.

Osman Hamdi Bey onur ödülünü 1983 yılında Akademi’nin 100. kuruluş yılı nedeniyle alan sanatçı, 1988 yılında öldü.

İsmail Hakkı Oygar

İsmail Hakkı Oygar (d. 1907, Petriç, Bulgaristan - ö. 1975, Bozcaada), Türk seramik sanatçısı.

Şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Sanayi-i Nefise Mektebi resim ve heykel bölümlerinde öğretim gördü. Mezuniyetiyle birlikte Paris’e gitti. Paris Dekoratif Sanatlar Okulu’nda “İç Mimari ve Dekorasyon” ile Arts et Matiers’de “Seramik ve Cam Hamuru” üzerine eğitim çalışmaları yaptı. Aynı yıllarda Paris’te bulunan Hale Asaf, Cevat Dereli, Fahrettin Arkunlar, Muhittin Sebati, Nurullah Berk Şeref Kamil Akdik, Ratip Aşir Acudoğlu, Mahmut Cuda gibi snatçıların arasına katıldı.. Nişanlısı Hale Asaf ile birlikte özel akademi olan Grande Chaumiére'ye devam etti. 1928 yılında ilk seramik sergisini Paris Expose á la Nationale'de açtı. Aynı yıl yurda döndü. Döner dönmez Akademi’de Weber’in öğretmen yardımcılığı görevine atandı. Tezyini Sanatlar Bölümü’nün geliştirilmesinden yana olan dönemin Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati ile Akademi müdürü Namık İsmail tarafından seramik eğitimi almış olmasından ötürü “Seramik Atölyesi” kurmakla görevlendirildi. Paris’ten İstanbul’a döndükten bir yıl sonra aralarında nışanlısı Hale Asaf’ın da bulunduğu Cevat Dereli, Muhittin Sebati, Şeref Akdik, Mahmut Cuda, Ratip Aşir Acudoğlu, Nurullah Berk ve Fahrettin Arkunlar gibi sanatçıların oluşturduğu Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğinin kurucuları arasında yer aldı. 1929 yılında kurulan birliğin dördüncü sergisine katılabilen Oygar’ın bu sergide 2 suluboya peyzajı, 2 seramik sıgaralığı ve 1 kasesi ile 1 meymeliği sergilenirken; Birliğin ilk döneminin son sergisi olan 25 Ekim 1931’deki sergisine ise 7 seramik vazosuyla katıldı. Birinci İzmir Enternasyonal Sanat Fuarı’nın sanat müşavirliği görevini alan sanatçı 1937 yılından itibaren on üç yıl boyunca Etibank’ta müşavir dekoratör olarak görev yaptı. 1939 yılında Taksim Meydanı'nda açılan Resim Heykel Daimi Satış Galerisi'nden sonra, 1945 yılında “Galeri İsmail Oygar” kendi adıyla Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde ve Türk plastik sanatlar tarihine önemli katkı sağlayan Türkiye’nin ikinci galerisini açtı. Galeride açılan ilk sergi ise D Grubu’nun 12. sergisi oldu.

“Çağdaş Türk Seramik Seramik Sanatı”nın avrupaya açılmasına öncülük etti.

1962 yılında Prag'da açılan Uluslararası Çağdaş Seramik Sergisi'nde Türkiye Sergi Komiseri ve Uluslararası Seramik Akademisi II. Kongresi Türkiye Temsilcisi olan Oygar, 1963 yılında da Venedik'te III. Türk Sanatı Kongresi sırasında Tarihi Türk Sanatı ve Çağdaş Türk Seramik Sanatı Sergilerini düzenledi. 1967 yılında Uluslararası Seramik Akademisi geleneksel sergisinin ve genel kurulunun İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde yapılmasına da öncülük eden Oygar, bu kurula üye kabul edilen ilk Türk seramik sanatçısıdır. Oygar'ın, bu sergide altın madalya kazandığı da bilinmektedir.[1]

Türk plastik sanatınının gelişim tarihine önemli katkı sunan; eğitimciliğinin yanı sıra, galericiliği ve Türk seramik sanatının uluslararası boyutlara taşınmasında öncü davranış sergileyen İsmail Hakkı Oygar, yetiştirdiği ya da yetişmesinde yardımcı olduğu Ayfer Karamani, Füreyya Koral, Sadi Diren, Nasip İyem, Bingül Başarır, Candeğer Furtun, Atilla Galatalı, Beril Anılanmert, Hamiye Çolakoğlu, Zehra Çobanlı ve Jale Yılmabaşar gibi birçok isimi fırını dahi bulunmayan seramik atölyesinde gösterdiği çaba ile arkasında bırakarak; Bozcaada'da geçirdiği bir trafik kazası sonucu 1975 yılında yaşamını yitirdi.

İstasyon Sanat Akademisi

İstasyon Sanat Akademisi 1980 yılında yüksek mimar Ömer Ferda Düzenli, ressam Hülya Düzenli tarafından İstanbul Fındıklı'da kurulmuştur.

Kurumun görüş ve disiplinleri değerli sanat ve düşünce insanları ressam Nurullah Berk ve ressam Sabri Berkel'in çağdaş eğitim ve kültür kavramları ile oluşturulmuştur.

Türkiye'de ilk defa yaygın sanat eğitimini amaçlayan İstasyon Sanat Akademisi, başlangıçta Paris'te bulunan André Lhote ve Fernand Legér atölyelerinde olduğu gibi akademilere alternatif bir eğitim ortamı oluşturmak amacıyla kurulmuştur.

Kuruluş yıllarında Heykeltıraş Seyhun Topuz, ressam Tomur Atagök, ressam Gün İrk daha sonraki yıllarda; heykeltıraş Mehmet Şenel, ressam Adnan Çoker, müzik adamı Timur Selçuk bu öğretinin temel taşlarını oluşturmuşlardır.

Şadan Bezeyiş

Şadan Bezeyiş (d. 1926, Adapazarı - ö. 29 Nisan 2017, İstanbul) Türk sanatçı, ressam ve akademisyen.

Türkiye'de görsel sanat yaklaşımları

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.