Lagün

Koordinatlar: 41°04′8.40″K 28°33′0″D / 41.069°K 28.55°D Lagün veya deniz kulağı dalgalar tarafından oluşturulan kıyı birikim şekillerindendir. Ancak oluşumunda, kıyı akıntılarının da etkisi vardır. Bunlar, alçak kıyılardaki koy ve deltalardan oluşurlar. Koyun bir ucundan diğer ucuna doğru bir ok gibi uzanan şekillerdir. Bir kıyı okunun koyun ağzının kapatılacak şekilde gelişmesi ve karşı buruna bağlanmasıyla kıyı kordonu meydana gelir. Kıyı kordonunun oluşumuyla eskiden koy olan kısım denizden ayrılarak önce lagün daha sonra göl haline gelir. İstanbul yakınlarındaki Büyükçekmece Gölü ve Küçükçekmece Gölü, bu şekilde oluşmuş birer kıyı gölüdür. Eğer kıyı kordonları koyun önünü tamamen kapatmazsa geride kalan kısma deniz kulağı ya da lagün denir.[1] Bunlar, dalga lar ve rüzgârların etkileriyle, iç kesimden akarsuların bunlara taşıdığı sedimentlerin yığılması gibi süreçlerle, uzun bir zaman süresi içersinde ortadan kalkabilir.[2]

Etimoloji

Lagün İtalyanca laguna'dan gelmektedir ve Venedik etrafındaki sulara atıfta bulunmaktadır. Venedik lagünü örnek gösterilmiştir.[3]

Mercan lagünleri

Resiflerin kuşattığı ada lar yükselirken, yalnızca resifler deniz yüzeyinin üzerinde kalıncaya denk Mercan resifleri şeklinde büyürler.

Saçak resiflerinin kenarları oluşturan lagünlerin aksine mercan lagünleri 20 metre gibi derin kısımları da içerir.

Kıyı lagünleri

Kıyı lagünleri dik ve kayalık boyunca oluşmaz. Ya da gelgit lerin 4 metreden yüksek olduğu yerlerde görülmez. Kıyı lagünleri jeolojik olarak genç, dinamik ve kısa ömürlüdür. Kıyı lagünleri hafif eğimli kıyılarda, engel teşkil eden ada ya da resiflerin, kıyıdan uzakta ortaya çıkabildiği yerlerde meydana gelebilir ve su seviyesi kıyı boyunca karaya nazaran yükselir. Lagünlerin açık okyanuslara karışmaması ya da yüksek buharlaşma oranları Güney Afrika'daki Lake St. Lucia Gölünde olduğu gibi çok tuzlu, suyu okyanusa karışan Worth Lagününde olduğu gibi tamamen tatlı olabilir.[4]. Kıyı lagünleri, açık okyanuslarda bariyer adaları arasındaki körfezler tarafından birbirine bağlanırlar. Bu körfezlerin sayıları ve büyüklükleri tatlı suyun akışı yağış miktarı ve buharlaşması gibi nedenler lagünün doğasını etkiler.[5]

Resimler

GlenrockLagoonFromLeichhardtLookout

Avustralya'daki Glenrock Lagoon

Lagoa dos Patos PIA03444 lrg

Brezilya'daki Lagoa dos Patos lagoon

Laguna de Apoyo

Nicaragua'daki Apoyo Lagoon Natural Reserve

Lagoon-of-venice-landsat-1 Names

Venedik Lagünü as seen by Landsat 1, Veneto (Northeast Italy)

Zalewszczecinski.jpeg

Szczecin Lagoon as seen by Landsat c. 2000.

Baltic spits

Vistula and Curonian lagoons on the Baltic Sea.

Kiritimati-EO

Nearly half the area of Kiritimati is covered with lagoons, some freshwater and some seawater.

Blue lagoon

Blue lagoon, Ölüdeniz, Türkiye

Washdyke Lagoon

Yeni Zelanda'daki Washdyke Lagoon

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Doğanay,H.Coğrafya'ya Giriş 6. Baskı Çizgi Kitabevi S: 420
  2. ^ Şahin,C. Türkiye Fiziki Coğrafyası, Gündüz Eğitim Ve Yayıncılık S: 58-59
  3. ^ Oxford English Dictionary. I A-O (Compact ed.). Oxford, England: Oxford University Press. 1971. p. 1560
  4. ^ Nybakken, James W., ed. (2003). Interdisciplinary Encyclopedia of Marine Sciences. 2 G-O. Danbury, Connecticutt: Grolier Academic Reference. pp. 189–90. ISBN 0-7172-5946-3.
  5. ^ Zenkovich, V.P. (1967). Processes of coastal development. Interscience Publishers.
Akyatan Gölü

Akyatan Gölü, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin oluşturduğu Çukurova delta ovasında yer alan ülkemizim en büyük lagün gölüdür. Delta alanlarının deniz kıyısına yakın alanlarda göller, bataklıklar ve lagünler oluşur. Göl Adana ilinin Karataş ilçesi sınırlarında yer alır.

Lagün alanı 14.000 ha, en derin yeri 4 m, genişliği 4 km, uzunluğu 17 km'dir. Deniz ile arasında yer alan 20 m yüksekliğindeki kum tepeleri arasından 2 km'lik bir kanalla fazla sularını Akdeniz'e boşaltır. Miktarı mevsime ve denize yakınlığa göre değişse de göl suları tuzludur. Gölde dalyan balıkçılığı, kuş gözlemi, balık tutma ve avlanma gibi etkinlikleri yapılır.

Lagün çevresi göçmen kuşlar için oldukça önemlidir. İç bölgelerin kışın donması ve Balkanlar ile Kafkasya'dan güneye inen göç yollarının üzerinde yer alması binlerce kuşun burada kışlamasına neden olur. Göl çevresinde kışlayan kuş türleri: Yaz ördeği, turaç, saz horozu, kocagöz, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru, suna, fiyu, elmabaş patka, dikkuyruk, sakarmeke ve filamingodur.

Lagünü kıyıdan ayıran şeritte yeşil deniz kaplumbağasının (Chelonia myda) ve adi denizkaplumbağasın (Caretta caretta) yumurtlama ve yuva alanıdır. 15. Nisan 1998 tarihinde Ramsar alanı ilan edilmiştir.Gölün tamamını ve ağaçlandırma alanını kapsayan 11.244 hektarlık alan 1987 yılında Orman Bakanlığınca ‘Yaban Hayatı Koruma Sahası’ ilan edilmiştir.Alan bitki türleri açısından zengindir. Kumulların üzerinde zakkum ve kirpi dikeni, iç kısımlarda canavar otu, yonca, farekulağı ve fiğ görülür. Çalı türlerinden mersin, böğürtlen ile smilax hakimdir. Tatlı suyun olduğu alanlarda kamış, saz nilüfer ve sarısüsen yetişir.

Kumul tepelerinin sabitlenmesi amacıyla 1955 yılında ağaçlandırma çalışması yapılmıştır. 3687 hektar alana okaliptüs, fıstık çamı, kıbrıs akasyası, yalancı akasya, selvi ve kızılçam dikilmiştir. Alanda başta çakal olmak üzere, tilki, tavşan, yaban kedisi, ve kirpi görülür. Sulak alanlara kuyruksüren yaşar.

Denizle bağlantısı olan lagüne kefal, levrek, çipura, yılanbalığı, yayın, bıyıklı balık, karabalık, sazan, aynalı sazan, sıraz, gökkuşağı alası ve mavi yengeç girmektedir.

Dil Gölü

Dil Gölü veya Karine Lagünü, Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Millî Parkı sınırları içinde, Dilek Dağı'nın güneyinde kalan toplam 2100 hektar alana sahip bir göldür. Büyük Menderes nehrinin denize ulaşma mücadelesi sırasında oluşturduğu kordonla denizi bölmesi sonucu meydana gelmiş lagün sınıfından bir göl olan Dil Gölü'nün eski ismi Karinadır.Türkiye'nin önemli kuş alanları içinde bulunan Büyük Menderes Deltası'nda yer alan Dil Gölü, bir kuş gölü olarak biliniyor. Tepeli pelikan, flamingo, cüce karabatak ve daha birçok kuş türüne bu gölde rastlamak mümkündür.

Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Millî Parkı

Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Millî Parkı, Aydın il sınırları içinde Dilek Dağı'nın Ege Denizi'ne uzandığı son noktada yer alan milli park. 27.675 hektarlık bir alana sahiptir. Bu alanın 10.985 hektarı 19.05.1966 yılında Millî Park ilan edilen Dilek Yarımadasına, 16.690 hektarı 1994 yılında Millî Park ilan edilen Büyük Menderes Deltasına aittir.

Karşısında Yunanistan'a ait Ege adalarından Sisam adası bulunan Millî Parkın Dilek Yarımadası bölümü, Samsun Dağları'nın Ege Denizi'ne doğru uzanan son noktasıdır. Jeolojik yapısı; Paleozoik şistler, Mezozoik kalkerler ve mermerler ile Neojen tortul kütlelerden meydana gelmiştir. Yarımadanın morfolojik yapısı içinde birçok tepe, vadi, kanyon ve koy bulunur. Ortalama 650 m yüksekliğe sahip yarımadanın en yüksek yeri Millî Parkın adını aldığı Dilek Tepe'dir (Mykale) ve 1237 m yüksekliğindedir. Millî Park adını bu tepeden almaktadır. Ayrıca kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir.MÖ 9. yüzyılda İyon kentinin kutsal toplanma merkezi Panionion, antik Thebai kenti, Ayayorgi Manastırı, tarihi Doğanbey Köyü (Domatia) ile Karine, Hagios Antonios Manastırı ve Zeus Mağarası da Millî Park Sınırları içindedir.Yarımadanın güneyine bitişik olan Büyük Menderes Deltasının en önemli su kaynağı 584 km uzunluğundaki Büyük Menderes Nehridir. Delta, birkaç lagün, tuzcul bataklıklar ve çamur düzlüklerini kapsayan taşkın sahası özelliğinde önemli bir sulakalandır. Bu alan zengin biyolojik çeşitlilik, nesli tükenmek üzere olan canlıları ve endemik türleri barındırması nedeniyle uluslararası öneme sahiptir.

Millî Park, Uluslararası Sulakalanlar Sözleşmesi (Ramsar), Avrupa´nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunmasına Yönelik Sözleşme (Bern), Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması (Rio) ve Akdeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Barselona) kapsamında korunan alan niteliğindedir. Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Millî Parkı, Önemli Kuş Alanı, Önemli Bitki Alanı ve Önemli Memeli Alanı olması nedeniyle aynı zamanda Önemli Doğa Alanıdır.

Durusu Gölü

Durusu (Terkos), İstanbul ilinin Avrupa yakasında bulunan bir göl ve mahalle

İstanbul’un kuzey-batısında, kente yaklaşık 40–50 km. uzaklıkta olup, 40’ 19’’ kuzey ve 28’ 32’’ doğu koordinatları arasında bulunan, lagün kökenli, az tuzlu bir göldür. Gölün denizden yüksekliği +4,5 ile -2 metre arasındadır. Fındık Dere, Deli Yunus deresi ve çok sayıda kaynak suyu ile beslenen Durusu’nun, 39 km² su alanı vardır ve en derin yeri 11 metredir.

Gölün ortalama genişliği 5 km, uzunluğu 12 km, yağış havzası 744 km²'dir. Gölün gideğeni olan Boğazdere çıkışına set yapılmış, göl suları yükseltilmiştir.

162 milyon m³/yıl su potansiyeli ile İstanbul çevresindeki tatlı su rezervlerinin %22’sine sahiptir. Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümünü karşılamaktadır.

Fongafale

Funafuti (diğer deyişlerle Fogale ya da Fagafale) Tuvalu'nun Funafuti adacıklarının en büyüğüdür ve başkenttir. Yılan gibi şekli olan 12 kilometre uzunlukta ve 10 ila 400 metre genişliktedir. Doğusunda Büyük Okyanus ve batısında da lagün bulunur.

Funafuti'in koordinatları:

Şablon:Coor at dm (-8.516667, 179.2). ([1].)

Komşuları :

Alapi

Fakai Fou

Senala

VaiakuVaiaku en önemlisidir. Resmi binalar buradadır.

Adada 4 taksi ve motorsikletler kiralanabilir. Köy yaklaşık 0.65 kilometrekare alana sahip ve 4000 nüfusludur.

Karavasta Lagünü

Karavasta Lagünü (Arnavutça: Laguna e Karavastasë) Arnavutluk'ta bulunan en büyük lagündür. Aynı zamanda kapladığı alan bakımından Adriyatik havzasındaki en büyük lagündür. Geniş bir sahil şeridi ile Adriyatik Denizinden ayrılır. Divjakë-Karavasta Milli Parkının bir parçası olan lagün, 29 Kasım 1995 tarihli Ramsar Sözleşmesi ile uluslararası koruma alanı statüsü kazanmıştır.

Kâmil Abduş Gölü

Kâmil Abduş Gölü, Tuzla Gölü ya da Balık Gölü, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Tuzla ilçesi kıyısında bulunan bir lagün gölüdür. Yaklaşık 300 hektarlık bir alan kaplayan göl, doğal ve yapay engellerle denizden ayrılmış durumdadır. Tuzla'nın kıyı kesimine tersanelerin kurulmasıyla doğal dengesi bozulmaya başlayan göl, 2001 yılına gelindiğinde tümüyle kurudu. Kuşların üreme merkezi olan göldeki tüm canlılar bölgeyi terk etti.

Küçükçekmece Gölü

Küçükçekmece Gölü, Marmara Bölgesi'nde, İstanbul'da Küçükçekmece ile Avcılar ve Esenyurt ilçeleri arasında yer alan göl.

İstanbul'un 15 km batısında, deniz seviyesinde yer alır. Denizden, kıyı boyunca taşınan kum ve çakılların meydana getirdiği sığ bir kıyı oku ile ayrılır. Ancak bu dil, doğu ucunda gölün ayağı olan dere ile kesintiye uğrar. Bu dere gölün fazla suyunu Marmara Denizi'ne boşaltır. Denizin kabardığı veya göl suyu azaldığı zamanlarda da deniz suyunu göle akıtır. Bu sebeple gölün suyu az çok tuzludur. Göle kuzeyden Nakkaş Deresi, Sazlıdere ve Eşkinoz suları karışır. Göl, bu derelerin birleşik aşağı çığırlarının deniz tarafından kaplanmasıyla meydana gelen bir koyun önünün tıkanması sonucu lagün halini almıştır. Göl adını köprü olmadığı zamanlarda üzerinde yer alan çekmece adı verilen elle çekilerek karşıya geçmek için kullanılan salların küçük olmasından alır.

İstanbul'un banliyö semtleri, gölün doğu kenarına kadar gelir. (Küçükçekmece, Soğuksu, Menekşe, Halkalı). Göl ağzının doğusunda (Florya) ve dil üzerinde plaj kuruluşları vardır.

2008 yılında Kocaeli Üniversitesi ve Bristol Üniversitelerinin ortak çalışmaları ile çok yeni ve önemli arkeolojik buluntular keşfedilmiştir. MS 557'deki büyük depremde yok olduğu sanılan Bathonea kentine ait olduğu düşünülen bazı kalıntılar bulunmuştur. Çalışmalar sırasında bulunan kent kalıntıları, arkeologlara buranın yazılı kaynaklarda geçen ancak yeri şimdiye kadar tespit edilemeyen “Bathonea” kenti olduğunu düşündürdü. Bölgede bulunan evlerin birçoğunun kendisine ait iskelesi olması ve çok sayıda antik çapanın bulunması da dönemi anlatan tarihçi Procopius'u doğruluyor.

Araştırmaların en heyecan verici noktası ise gölün kuzeybatısında Firuzköy kıyısındaki yarımadada deniz tabanındaki fener kalıntılarıydı. Fenerle ilgili ilk bulgu, göl içindeki sığlığın üstünde kalan iki taş bloktu. Blokların çevresinde yoğunlaşan sualtı arkeologları, duvar formları, mermer döşeme parçaları, seramik kalıntılar ve çok miktarda kiremit-tuğla parçaları buldular. Kalıntılar üzerine yapılan çizim çalışmaları iki farklı yapının temellerini ortaya çıkardı. Denize uzanan rıhtımın açığındaki fenerden alınan kalıntılar, Bothonea'nın önemli bir liman kenti olduğunu da gözler önüne serdi. İlk fener kalıntıların, bugünkü İstanbul'un yerinde Helenistik dönemde Milattan Önce 7. yüzyılda kurulan Byzantion'la aynı döneme ait olduğu sanılıyor. Büyük blok taşlardan alınan harç malzemesi, 5. yüzyılda II. Teodosios tarafından yapıldığı sanılan Bizans'ın dış surlarının harcıyla karşılaştırıldığında büyük benzerlikler bulundu.

Kıyı coğrafyası

Kıyı coğrafyası, kıyıların ve kıyıdaki yer şekillerinin oluşumu, oluşum koşulları ve dağılımı ile ilgilenen Fiziki coğrafya bilim dalıdır.

Kıyı; suyun aşındırma , biriktirme ve yığma yapmasıyla oluşan yer şeklidir. Kıyılar okyanus, deniz, göl akarsu gibi her türlü suyun çevresini kaplayan yatay ve dikey kapsamı olan, suyun oluşturduğu kumsal, çakıl depoları, bataklık ve sazlıkları da kapsar.

Kıyıların oluşumuna etki eden faktörler:

a) Kıyıdaki kayaçların yapısı; aşınıma dirençli veya dirençsiz olması, tabaka uzanışının yatay veya açılı olması, aşınım ve oluşan şekiller üzerinde etkilidir.

b) İç kuvvetler (Deprem, dağ oluşumu, epirojenez, volkanizma); genel olarak tüm yeryüzü şekillerinin oluşumunda etkidirler, bu yolla kıyıda da genel anlamda etkili olurlar. Yükselen kıyılarda taraçalar oluşur.

c) Dış güçler (Rüzgar, Akarsular, Buzullar, Dalgalar), kıyının genel görünümünde etkili oldukları gibi, gelgit, akıntılar, kütle hareketleri, ayrışma, seller yoluyla da etkide bulunurlar.

d) Kıyının topoğrafik özellikleri, kıyı ve gerisindeki yeryüzü şekilleri kıyının genel görünümünü, oluşacak kıyı tipi, kıyının gelişimi ve işlenmesi üzerinde etkilidir.

e) Zaman; Yer şekillerinin oluşumu için uzun bir zamana ihtiyaç vardır. uzun sürede oluşan bir yerşekli, zamanla yok olur (atol gibi) veya yeni şekillere dönüşebilir. Örnek:Bir adanın zaman içinde kıyı ile birleşerek tomboloya dönmesi.Kıyıları oluşturan etkenler ve süreçler::

Dalgalar: Dalgalar birkaç yolla şekillendirmede etkilidir: Suların kıyıya vurma güçü (hidrolik) etkiyle aşındırma yapar. Dalgaların içindeki kum ve çakıl tanelerinin kayalara çarparak yaptığı korrazyon yoluyla kıyıyı aşındırır. Dalganın taşıdığı malzemenin kıyıya ve birbirlerine çarparak-sürterek kendilerinin parçalanması (atrisyon) etkisiyle. Suyun eritme gücü (Korrozyon) kayaları aşındırması yoluyla kıyıları şekillendirler.

Akıntılardan; gelgit, alt, kıyı ve rip akıntıları kıyılarda etkilidir. Gelgit akıntısı; büyük su kütleleri kıyıyı doldurur ve geri çekilir, bu arada aşındırma ve sürükleme faaliyetleri gerçekleşir. Wattlı kıyı ve haliçler bu şekilde oluşur. Alt akıntılar, ve rip akıntıları kıyıya vurduktan sonra geri çekilirken ince kumları açığa doğru çekerler. Kıyı akıntıları kıyı çizgisinin düz olduğu alanlarda sahildeki ince malzemeyi taşıyarak kıyı oku, kıyı setti devamında tombolo, lagün gibi şekillerin oluşmasına neden olur.

Canlılar:İnsanlar, algler, yosunlar, mercanlar ve mangrovlar kıyı şekillenmesinde etkili olan canlı unsurlardır. En önemlisi sıcak sularda yaşayan Mercanlardır. Mercanların kalkerli iskeletlerinin üst üste birikmesiyle oluşan resifler okyanuslardaki canlı hayatı açısından önemlidir. Mangrovlar gelgit alanlarında sığ alanlarda denize doğru geniş ormanlar oluştururlar. Buralarda zamanla genişleyen bataklıklar oluşur. Işıktan yararlanmak amacıyla ilk 200 m'de yaşayan Algler, sudaki kalsiyum karbonatın ayrışarak zemine birikmesine neden olurlar. İnsan da yaptığı faaliyetlerle kıyı çizgisinde geçici ve kalıcı etkide bulunur.

Kıyı tipleri:

Buzullaşma etkisiyle oluşmuş kıyılar:Fyordlu kıyılar, Fyerdli kıyılar, Föhrdler, Skyer kıyıları.

Akarsu işlenmesiyle oluşmuş kıyılar: Haliçli kıyılar, Rialı kıyılar, Kalanklı kıyılar, Dalmaçya kıyıları, Setli kıyılar, Sürempoze kıyılar.

Düzenlenmiş (konstrüktif) kıyılar: Volkanik kıyılar, Mercan kıyıları, Tektonik kıyılar, Alüvyal birikme kıyıları.

Lagoa Rodrigo de Freitas

Lagoa Rodrigo de Freitas veya yaygın kullanımıyla Lagoa Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinin Zona Sul bölgesinde yer alan bir lagündür. Bu lagün Atlantik Okyanusu’na Jardim de Alá adı verilen bir parkın ortasında yer alan bir kanal ile bağlanmaktadır. Lagünde iki ada bulunur.

Mercan adası

Mercan adası ya da atol,Ortasında lagün adı verilen bir göl bulunan, kısmen veya tamamen lagünü çevreleyen adacıklara denir. Atolller her zaman dairesel yapıda olmamakla birlikte düzinelerce kilometre çapında kapalı bir şekil oluşturan ve ortasında yaklaşık 50 m ya da daha derin bir lagün bulunduran mercan resiflerinden oluşur.

Paradeniz

Paradeniz, Göksu Deltası'nda, Mersin ili sınırlarında bulunan lagün gölüdür. Deltada bulunan dört gölden birisidir.

Resif

Resif, denizcilik terminolojisinde kaya, kum ve deniz canlıların birikimiyle birlikte suyun cezir halindeyken (gel-gitle oluşan en düşük su seviyesi) altı kulaç (yaklaşık 11 metre) veya daha az derinlikli sığ alanlarında oluşmuş su altı yüzey yapılarıdır. Pek çok resif kumun abiyotik-biriktirmeleri, dalgaların kayalar üzerindeki erozyonu ve diğer doğal süreçler sonucunda gelişirken en çok bilinenleri biyotik süreçlerin baskınlığında mercanların ve kalkerli alglerin etkisiyle tropik denizlerde oluşmuş mercan resifleridir.

Rüzgâr

Rüzgâr, atmosferdeki havanın Dünya yüzeyine yakın, doğal, çoğunlukla yatay hareketleridir.

Hava hareketlerinin temel sürücüsü, atmosfer basıncının bölgeler arasında farklı değerlerde bulunmasıdır. Rüzgâr, alçak basınçla yüksek basınç bölgesi arasında yer değiştiren hava akımıdır, daima yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru hareket eder. İki bölge arasındaki basınç farkı ne kadar büyük olursa, hava akım hızı o kadar fazla olur. Rüzgâr sahip olduğu hıza göre esinti, fırtına gibi isimler alır.

Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür. Anemometre, rüzgârın bir pervaneyi döndürme hızından yararlanarak rüzgâr hızını gösteren basit ölçü aletidir. Yükseklerdeki rüzgârlar, balonlar yardımı ile ölçülmektedir. Yükselme hızı bilinen balonlar belli yüksekliğe gelince rüzgâr hızı ile yol almaya başlar. Balonun hareketi gözlenir, Trigonometrik hesaplarla balonun birim zamanda kat ettiği yol hesaplanır ve buradan da rüzgârın hızı bulunur. Daha hassas ölçümler için balon ya radarla takip edilir veya balona bir telsiz vericisi monte edilir.

Okyanuslardaki akıntıların ve dalgaların oluşmasına neden olup, kıyıların şekillenmesinde etkilidir. Kıyılarda kıyı oku, tombolo, lagün, falez gibi şekillerin oluşumu dalgalarla ilgilidir. Karalarda ise özellikle çöllerde etkilidir. Çöllerde akarsu, buzul ve dalgalar etkili olmadığından tek şekillendirici güç rüzgârlardır. Kumul, tafoni, yardang, çöl kaldırımı gibi şekiller rüzgar ile ilişkilidir. Rüzgârların bitki sporlarını taşıyarak çiçeklerin döllenmesini sağlaması bitki neslinin devamı açısından çok önemlidir. Yeldeğirmeni ve yelkenli gemilerde gücünden yararlanılan rüzgâr orman yangınlarında olumsuz etki yaparak yangının büyümesine neden olur.

Tombolo

Tombolo veya Saplı Ada, kıyı dili veya resif gibi dar birikim şekilleriyle ana karaya bağlanan adalardır. Bağlandıktan sonra adanın ismi bağlı ada olur. Eğer birkaç ada resiflerle bir araya gelerek deniz seviyesinin üzerinde formlar oluşturuyorsa bu şekle tombolo kümesi denir. İki veya daha fazla tombolo, bir araya gelerek lagün adı verilen kapalı bir şekil meydana getirebilirler. Tombolo, bir çeşit kıstak olarak kabul edilir. Kelime kökeni olarak İtalyanca olan tombolo, çakıl kumsalı anlamına gelen Latin kökenli tumulus sözcüğünden türemiştir.

Venedik Lagünü

Venedik Lagünü (İtalyanca: Laguna di Venezia / Laguna Veneziana veya Laguna Veneta), İtalya'nın Veneto ilinde Venedik ve etrafında bulunan lagün (deniz kulağı).

Venedik şehrinin bulunduğu ve Adriyatik Denizi'daki kapalı körfezi. Venedik dilindeki adı olan Laguna Veneta'nın "laguna" kelimesi Latince "lacus" kelimesiyle eşanlamlı olup "göl" anlamına gelmektedir. Tuz suyunun sığ körfezi veya koyunun uluslararası kullanım olan "lagoon" ("lagün") kelimesi burdan gelmektedir.

Venedik Lagünü, kuzeyde Sile Nehri ve güneyde Brenta Nehri'ne kadar uzanan yaklaşık km ² 'lik yüzölçümüne sahip bir alanı kapsar. Venedik ve çevresindeki birçok küçük adaları dahil olmak üzere lagünün yakklaşık % 8'i topraktır. % 11'i ise devamlı olarak deniz suyu veya kanaldir. Geri kalan yaklaşık % 80'i çamur düzlüğü, sığlık ve tuz bataklıklardan oluşur. Lagün Akdeniz havzasının en büyük sulak alandır.

Venedik Lagünü, Lido, Malamocco ve Chioggia olmak üzere üç giriş ile Adriyatik Denizi ile bağlıdır. Venedik Lagünü, büyük ölçüde kapalı olan denizin ucunda bulunduğu için su seviyesinin değişimlerine tabidir. Bunların en aşırı olan da düzenli bir aralıkla Venedik'i sel basmanın nedeni oluşturan Acqua Alta ("yüksek su") adıyla bilinen büyük gelgittir.

Vorpommern Lagün Bölgesi Millî Parkı

Vorpommern Lagün Bölgesi Ulusal Parkı (Nationalpark Vorpommersche Boddenlandschaft), Almanya'da; Baltık Denizi kıyısında bulunan, Mecklenburg-Vorpommern eyaletinin en büyük ulusal parkıdır. Park, Baltık Denizi'nde birçok ada ve yarımadadan oluşur.

Park şunları kapsar:

Darß yarımadası

Rügen adasının batı kıyıları

Hiddensee adası

Ummanz adası

Birçok küçük adaUlusal park'ın karakteristiği derin olmayan su barınakları ve eşsiz direyidir . Park her alanında bulunan Turnagiller ve Kaz dinlenme alanlarıyla ünlüdür.

Parkın yüzölçümü 805 km²dir.

Yumurtalık Lagünü

Yumurtalık Lagünü Millî Parkı, 16 Aralık 2008 tarihinde kurulan, Türkiye'de Akdeniz Bölgesi'nde bulunan Adana ilinin Yumurtalık ilçesindeki millî park. Öncesinde tabiatı koruma alanı olarak sınıflandırılan Yumurtalık Lagünü 2008 yılında millî park yapılmış, Danıştay bu değişikliği iptal etse de 2016 yılında tamamlanan mahkeme süreciyle lagünün statüsü millî park olarak kesinlik kazanmıştır.Lagün, toplam 16.430 hektar alana sahiptir. Ulaşım Adana-Karataş-Yumurtalık yolu (70 km) veya Adana-Ceyhan-Yumurtalık yolu (90 km) üzerinden sağlanmaktadır.

Seyhan-Ceyhan deltası üzerindeki göl lagünlerindeki bitki ve hayvan türleri ile özellikle halep çamı olarak bilinen (Pinus halepensis) gibi nadir yayılışı olan bitki türü için korunan doğal ortam oluşturmaktadır. Millî Park'ta ayrıca Caretta caretta ve özellikle Chelonia mydas olmak üzere 2 tür deniz kaplumbağasının varlığını sürdürdükleri alan özelliğine sahiptir.

Ölüdeniz, Fethiye

Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir mahalledir. Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında Dünya'nın en güzel kumsalı seçilmiştir.

Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ'da "Uzak Diyar" olarak tanınır, Anadolu'nun güneybatısında yer alan Teke Yarımadası'da bulunur. Türkiye'de bulunan deniz kulağı (lagün) oluşumlarından biridir.

Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir.

Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmeyen üç nedenle kendini hemen hemen her gün yenilemektedir. Bunlardan ilki, Ölüdeniz'de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açıkdenize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.

Yerşekilleri
Plajlar
Süreçler
Yönetim
İlgili

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.