Heyelan

Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yer çekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru hareketidir.

Kayalardan, döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin, çekimin etkisi altında yerlerinden koparak yer değiştirmesine heyelan denir. Bazı heyelanlar büyük bir hızla gerçekleştikleri halde bazı heyelanlar daha yavaş gerçekleşirler. Heyelanlar yer yüzünde çok sık meydana gelen ve çok yaygın bir kütle hareketi çeşididir. Aşınmada önemli rol oynarlar. Büyük heyelanlar aynı zamanda topoğrafyada derin izler bırakırlar. Türkiye'de en fazla görülen yerler Karadeniz Bölgesinde özellikle Doğu Karadeniz şerididir.

Eğimlerin fazla olduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır. Bazı sahalarda fay yamaçları dik eğimlerin oluşmasına neden olarak heyelanları kolaylaştırırlar. Yine insanlar kanallar ve yollar açarak ya da yol ve maden kazılarından çıkan toprakları denge açısına erişmiş bulunan yamaçlar üzerine atarak heyelan oluşumuna neden olan koşulları hazırlarlar. Gevşek unsurların denge açısını herhangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur. Toprağın çökmesidir.

Landslide animation San Matteo County
Ocak, 1997 San Mateo, Kaliforniya'da bir "düşme" toprak kayması

Heyelan tipleri

Genel olarak heyelan terimi ile açıklanan bu hızlı kütle hareketleri asıl heyelanlar, göçmeler ve toprak kaymaları olmak üzere üç gruba ayrılabilirler.

Asıl heyelanlar

Bunların oluşumunda su, hazırlayıcı bir rol oynar. Fakat asıl heyelan kütlesi, su ile hamurlaşmış halde değildir. Kuru bir kütle halinde, fakat kaymaya uygun bir zemin üzerinde yer değiştirmiştir. Bu tip heyelanlar Türkiye'de sık sık oluşurlar. Bu heyelanların en büyük olanları, genellikle bol yağışlı ve dik eğimli sahalarda, özellikle kuvvetle yarılmış, nemli ve litoloji bakımından da elverişli olan Kuzey Anadolu dağlık alanında oluşmuştur.Geyve, Ayancık, Sinop çevresi, Maçka, Of-Sürmene ve Trabzon-Sera heyelanları bunların başlıcalarındandır.

Sera Heyelanı, Trabzon şehrinin 10 km kadar batısında Sera Köyü yakınlarında 1950 yılında oluşmuştur. Heyelanın oluşmasından bir hafta kadar önce, Sera vadisinin dik yamaçlarında derin yarıklar oluşmuş, topoğrafya küçük ölçüde bazı değişikliklere uğramıştır. Fakat asıl heyelan, birkaç dakika gibi kısa bir zaman içinde ve şiddetli bir gürültü ile birlikte oluşmuştur.

Bir kısmı akış şekilleri gösteren, fakat asıl olarak kayma yüzeyleri boyunca yer değiştiren kütlenin ortalama uzunluğu 650 m. genişliği 350 m., kalınlığı ise 65 m. kadardır. Böylece Sera heyelanı sonucunda 15 milyon m³ hacminde kaya ve döküntü yer değiştirmiştir. Bu heyelan kütlesi Sera deresinin vadisini tıkamış ve burada 4 km. uzunluğunda, ortalama 150 m. genişlikte ve 55 m. derinliğinde oldukça büyük bir set gölü oluşmuştur.

Araştırmalar, bu heyelanın oluşumunda normalden daha fazla yağışlı geçen kış mevsimi ile karların hızla erimesine neden olan Föhn karakterinde güney rüzgarlarının etkisi olduğunu göstermektedir. Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır. Zaten bu sahada çözülme çok derinlerde olduğu gibi, andezitik kayalar ve yastık lavlar derin diyaklazlarla yarılmış, aralarındaki bağlar gevşektir. Bu durum, su ile doygunlaşan arazinin kaymasını ayrıca kolaylaştırmıştır. Bundan başka, yamaç eğimlerinin çok fazla olması ve özellikle Sera deresinin yamacın alt kısmını oyması heyelanın oluşumunda rol oynamış olmalıdır.

Göçmeler

Heyelanın hareket bakımından farklı bir başka tipini oluştururlar. Bu tip heyelan bir kaşığa benzeyen konkav kopma yüzeyleri boyunca dönerek yer değiştiren kısımlardan oluşur. Kayan kısımlardan her biri, geriye doğru çarpılır. Bunu sonucunda, kayan kütlelerin ilksel eğimleri değişir ve bunların yüzeyleri kopma yarasının bulunduğu tarafa doğru yeni bir eğim kazanır. Yamaçların alt kısımlarının akarsular, dalgalar gibi etkenler tarafından fazla oyulması göçme şeklindeki heyelanların başlıca sebebidir. Fazla oyulmasının asıl sebebi göçlerin ağır hasar vermesidir

Falezlerin ve yamaçların gerilemesi, menderes halkalarının büyümesi sırasında alttan oyma sürecine bağlı olarak sık sık göçmeler oluşur. Göçmüş kütleler veya bloklar büyük oldukları durumda, bunlar arasında küçük göller veya yamaçlarda taraçalara benzer sahanlıklar oluşur. Küçük ve Büyük Çekmece göllerinin kenarlarında ve bu iki göl arasındaki deniz kıyısı boyunca bu tür göçmelerin tipik örnekleri yaygındır.

Korunmanın yolları

Yamaçlara set yapılması, kütlenin kaymasına neden olan kısmının kazılması, Zemin sertleştirilmesi, İstinat Duvarı yapılması, ağaç dikilmesi vb.

Görülüş sebepleri

Yağışın ve eğimin fazla olmasıdır ve toprağın killi olmasıdır. En fazla görüldüğü dönem ilkbahardır. Sebebi kar erimeleri ile toprağın suya doygun hale gelmesidir.

Abant Gölü

Abant Gölü, Bolu'nun 34 kilometre güney batısında bulunan, yaklaşık 1350 metre yükseklikte bulunan ve alanı 125 hektarı bulan bir heyelan set gölüdür. Suları tatlı olan gölün, en derin yeri 18 m'dir.

Ataköy, Çaykara

Ataköy, Trabzon ili Çaykara ilçesine bağlı mahalledir.

Çaykara'ya 9 kilometre uzaklıktadir, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyetinin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın doğduğu yerdir. Ataköy Çaykara'nın güneyinde yer alır. Kuzey ve Kuzey Batısında Şahinkaya, Güneyinde Çamlıbel, Doğusunda Çambaşı ve Aşağı Kumlu köyleriyle çevrilidir. Genel olarak düz sayılabilecek bir arazi üzerinde kurulmuştur. Beldenin nüfusu 2000 yılı nüfus sayımına göre 3128'dir. Önceki yıllarda toprağa, özellikle yaylalarının elverişliliği nedeniyle havancılığa dayanan geçim, son yıllarda bütün yöremizde olduğu gibi değişiklik göstermektedir. Tarım ve hayvancılık artık geçimin temel unsuru değil, ek bir gelir potansiyeli durumundadır. Geçim daha çok eğitime dayalı devlet ve özel sektörde çalışma, gurbet ve emekliliğe dayanmaktadır.

Ataköy Çaykara'da merkez belediyeden sonra ilk önce belediye olan yerleşim yeridir. 10 Ekim 1957 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla belediye statüsüne kavuşmuştur. Belediyenin halen görevli olan dokuz personelinden yedisi memur, ikisi işçi statüsündedir. Ataköy'de bugüne kadar 17 belediye başkanı görev yapmıştır. Bir yerleşim yeri olarak 1500'lü yıllardan sonra kurulduğu bilinmektedir. Eskiden bataklık olan Ataköy'ün düzlük kısmı heyelan nedeniyle oluşmuştur. Bu nedenle beldenin yukarı kısmında heyelan korkusu yüzünden oluşturulan ve yüzyıllardır ağaç kesilmeyen "Beddualı Orman" adıyla bir orman oluşturulmuştur. Köyü ilk kuranlardan olan Lemoğlu Ali, bugünkü çarşıya da ismini vermiştir. (Lemali)

Ataköy'de kamu kuruluşları olarak belediye, Sağlık Ocağı, Ruh ve Sinir Hastalıkları Bölge Hastanesi, Sağlık Meslek Lisesi, İlköğretim Okulu, Laleli, Merkez, Yeşiltepe, Vartanlı ve Tuna mahalleleri camileri ve Cevdet Sunay müze evi bulunmaktadır.

Ataköy'ün Cumhuriyet Tarihinden Önceki İsmi Şinek'dir.

Azerbaycan'daki göller

Azerbaycan'daki göller, Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarındaki gölleri kapsar. Baraj gölleri (su rezervuarları) gibi yapay göller dahil değildir.

Azerbaycan Cumhuriyeti'nde 450 civarında göl var. Bunların hepsi küçüktür. Göllerin toplam yüz ölçümü 395 km²'dir, ve sadece 5 gölün yüz ölçümü 10 km²'den fazladır. Sarısu, Ağ Göl, Büyük Şor Gölü, Ağzıbirçala Gölü ve Candargöl nispeten büyük göllerdir. Sarısu gölü, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin en büyük gölüdür.

Azerbaycan'da bulunan göl türleri, buzul gölleri, karst gölleri, heyelan set gölleri, alüviyal set gölleri, delta set gölleri, kıyı set gölleri ve tektonik gölleridir.

Göller iki büyük gruba ayrılabilir: dağ gölleri ve ova gölleri. Apşeron Yarımadasında bulunan bazı göller tuz gölleridir. Yazın bunların büyük bir kısmı buharlaşır ve ardında tuz tabakası kalır.

Ağılözü, Kurşunlu

Ağılözü, Çankırı ilinin Kurşunlu ilçesine bağlı bir köydür.

Ağılözü köyü IV. Murat döneminde yapılan tarihi taş köprünün 5 km içerisinde kurulmuştur. Daha sonra bölgenin, heyelan bölgesi olmasından ötürü E80 karayolunun 2 km yakına yerleşmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra tarım ve hayvancılığın en önemli geçim kaynağı haline gelmiştir. 1990 yılında küçük baş, 2006 yılında da büyük baş hayvancılığı sona ermiştir. Son dönemde arıcılık önemli geçim kaynakları arasındadır.

Baloğlu, Refahiye

Baloğlu, Erzincan ili Refahiye ilçesine bağlı bir köydür.

Köy, Erzincan iline 111 Refahiye'ye 42 km uzaklıktadır. Köy 1953 yılında heyelan sebebi ile şimdiki yerine taşınmıştır. Köyün kuzeyindeki kayalığın üzerinde Akşehir adı verilen kale harabeleri bulunmaktadır. Köyde tarım, arıcılık ve hayvancılık yapılmaktadır.

Deprem

Deprem, yer sarsıntısı veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler sismograf ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da sismoloji denir. Depremin şiddeti Moment magnitüd ölçeği (ya da eskiden kullanımda olan Richter ölçeği) ile belirlenir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvvetine etkilidir ve yer yüzüne yakın noktada gerçekleşen depremler daha çok hasar vermektedir.Dünya yüzeyinde gerçekleşen depremler kendilerini bazen sallantı bazen de yer değiştirme şeklinde göstermektedir. Bazen yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamiye sebep olabilir. Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir.

Genel olarak deprem sözcüğü herhangi bir sismik olayın -Doğal bir fenomen olarak gerçekleşmiş veya insanların sebebiyet verdiği- ürettiği sismik dalgaları adlandırmak için kullanılır. Depremler genellikle kırıkların (fay hatları) çatlamasıyla oluşur. Bunun yanı sıra volkanik faaliyetler, toprak kaymaları, mayın patlamaları veya nükleer testler sonucunda da gerçekleşebilir.

Dikmen

Dikmen, Sinop ilinin bir ilçesidir. İl merkezine 50–55 km uzaklıktadır. Sinop'un doğusunda, Samsun ili sınırında bulunmaktadır. Durağan ve Gerze ilçeleri ile komşudur. 1990 yılına kadar Gerze'ye bağlı bir bucak merkezi olan yerleşim, bu tarihte ilçe statüsüne kavuştu. Günümüzde ilçeye bağlı yirmi sekiz köy bulunmaktadır.

Karadeniz Bölgesi havzasında yer alan Dikmen ilçesi, Güzelceçay Vadisi’nde, çam ormanları arasında kurulmuş küçük bir yerleşimdir. Havzanın genel özelliğine paralel olarak, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan yerleşim, 1. derece heyelan bölgesidir.

Doğal afet

Doğal afet, büyük oranda veya tamamen insanların kontrolü dışında gerçekleşen, mal ve can kaybına neden olabilecek tehlikeli ve genellikle büyük çaplı olay. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir. Bazı afetlerin yeryüzünün nerelerinde daha çok olduğu bilinmektedir. Örneğin deprem, heyelan, çığ, sel, donma gibi bazı afetlerin sonuçları depremde olduğu gibi doğrudan ve hemen ortaya çıkar. Ama kuraklıkta olduğu gibi bazılarının sonuçları ise uzun bir zaman sonra ve dolaylı olarak görülür.

Heyelan set gölü

Heyelan set sölü heyelan sonucu bir akarsuyun önünün kapanmasıyla oluşan göl. Heyelanla yer değiştiren kütle doğal bir bent görevi görür. Settin gerisindeki çanakta sular birikerek göl oluşturur.

Heyelan set göllerinin oluşmasında; jeomorfoloji, litoloji, iklim, bitki örtüsü gibi faktörler etkilidir. Jeomorfolojik özelliğin parçalı ve engebeli olması önemlidir. Düz alanlarda heyelan oluşmaz, eğimli alanlarda oluşur. Litolojik özelliklerde kayaç çeşidi ve tabakaların uzanışı önemlidir. Kil, marn gibi litolojik unsurların suyu tutması, heyelanı tetiklemektedir. Kayaç tabakalarının eğimli uzanması heyelanda önemli bir unsurdur. İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur. Suya doyan ve ağırlaşan toprak kütleleri heyelana maruz kalır. Bitki örtüsü bazen kökleriyle araziyi sabitleyerek heyelanı engeller, bazen de ağırlığı ile heyelanı tetiklediği düşünülür. Heyelanı oluşturan faktörlerin çoğu Karadeniz bölgesinde bulunur.Bu nedenle Türkiye'de heyelan set göllerinin çoğu Karadeniz bölgesindedir.

Bitki örtüsünün varlığı erozyonu kesinlikle engellemesine rağmen, heyelan için aynı şey söylenemez. Heyelana aşırı yağışlar neden olduğundan, arazide orman bulunması beklenir.

Türkiye'deki heyelan set gölleri şunlardır:

Tortum gölü

Sera Gölü

Abant Gölü

Zinav Gölü

Sülük Gölü

Yedigöller

Borabay Gölü

Jeoloji mühendisliği

Jeoloji Mühendisliği, yerkürenin başlangıcından günümüze kadar geçirdiği yapısal değişmeleri, yerkabuğunun yüzeyinin ve altının bugünkü durumunu inceleyen, yerleşim alanlarının ve her türlü mühendislik yapılarının yer seçimi çalışmalarının yürütülmesiyle ilgili eğitim verilen mühendislik dalıdır.

Günümüzdeki teknolojik gelişmelere dayalı olarak Jeoloji Mühendisliği hizmet yelpazesi önemli oranda genişlemiştir. Başta doğal kaynak, çevre ve afet yönetim süreçleriyle ilgili olarak metalik madenler, endüstriyel hammaddeler, enerji hammaddelerinin ve sıcak ve soğuk su kaynaklarının aranması ve ekonomik kullanımı kararlarında; deprem, heyelan, kaya düşmesi, sıvılaşma, su baskını afet tehlike ve risk değerlendirmeleri; arazi kullanım planlarının hazırlanması; yer seçimi kararları, kütle hareketleri tanımlama, sınıflama, izleme , duraylılık analizleri ve stabilizasyon önlemlerinin belirlenmesi için jeolojik - geoteknik etütlerde; yer altı suyu ve toprak kirliliği, atık depolama vb çevresel sorunların çözümünde; Baraj, tünel, karayolu, demiryolu,boru hattı, enerji santralleri gibi mühendislik yapıları ve binalar için jeolojik - geoteknik etütlerde; Kentsel projelerin ihtiyaç duyabileceği temel parametrelerin (zeminin kazılabilirliği, yer altı suyunun derinliği, agrega malzeme, afet tehlike potansiyeli vb) belirlenmesinde jeoloji mühendisleri aktif görevler üstlenmektedir.

Yukarıda sayılan hizmetler dışında toplum sağlığı için risk oluşturan radon gazı ile asbest, arsenik, zeolit minerallerine ve etkilerine yönelik tıbbi jeoloji (jeo–sağlık / medikal jeoloji) ve jeolojik sit olarak kabul edilen oluşumlar (fosil zonları, taşlaşmış ağaçlar, yeryüzü şekilleri) ile ilgili araştırmalar da, jeoloji mühendisleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Karagöl-Sahara Millî Parkı

Karagöl Sahara Millî Parkı, Türkiye’deki 40 Millî Park alanından birisidir ve Artvin'in Şavşat ilçesi sınırları içerisinde yer almakta olup iki ayrı sahadan oluşur: Bunlar Karagöl ve Sahara Yaylası'dır.

Karagöl, Şavşat ilçe merkezinin 45 km. kuzeyinde yer almaktadır. Sahara yaylası ise ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Karagöl ve çevresinde genel olarak paleojen ve neojen arazileri yer alır. Kayaçlar genellikle sedimenter kökenlidir. Karagöl ve çevresi yer yer vadilerle yarılmıştır. Bu yarılmalar yörede heyelan ve kütle hareketlerinin aktif olmasına neden olmaktadır. Karagöl, rotasyonel olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür. Göl çevresi ladin ve çamların meydana getirdiği yoğun ormanlarla kaplıdır. Ormanlarla çevrili olan Karagöl, ender manzara güzelliklerine sahiptir. Ayrıca gölün kuzeydoğusundaki Bagat mevkii ve çevresinde çim kayağı pisti niteliğine sahip alanlar vardır.

Sahara yaylasının, yörenin genel olarak örtü bazaltlarından meydana gelen bir jeolojik yapısı vardır. Örtü bazaltlarının sıyrıldığı yerlerde tersiyer arazisi ortaya çıkar. Yer yer derin vadilerle parçalanan yörede eğim değerleri oldukça yüksektir. Sahara, bu eğimli arazide 1700–1800 m.lerde yer alan sınırlı düzlüklerdendir. Orman örtüsü, ladin ve göknarlardan meydana gelmiş olup alt zonlarda sarıçam da bulunur. Yörede antropojen step karakterinde sahalar geniş alanlar kaplar. Kocabey yaylası ve çevresinde alpin zona ait bitki türleri yer alır.

Laşet deresi kenarında 1700-1800 metrelerde kademeli olarak yer alan düzlükler aynı zamanda "Sahara Pancarcı Şenlikleri"nin yapıldığı sahadır. Bu şenliklere ilçe dışında oturan yöre insanları da katılarak bölgeye iç turizm açısından ekonomik katkı sağlamaktadır. Sahanın sahip olduğu bu rekreasyonel potansiyelin ve doğal güzelliklerinin korunması amacıyla 3766 hektarlık kısmı 1994 yılında Millî Park kapsamına alındı. Millî Parkın Karagöl kesiminde kır gazinosu olarak kullanılan ve 12 yataklı konaklama hizmeti veren bir de tesis bulunmaktadır.

Kağızman

Kağızman, Kars ilinin bir ilçesidir.

Aras Nehri yatağında, verimli topraklara sahip, ılıman iklimiyle ilçe, yüksek dağlar arasında, tarım yapmaya elverişli coğrafi konuma sahiptir. Kars'a 76, Iğdır'a 96, Erzurum'a ise 150 km uzaklıktadır. Kağızman 1972 km²'lik bir alana sahiptir. Yükseklik farklılıkları ilçe içinde fazladır. Bu yükseklikler 1100–1600 m arasında değişmektedir. Kuzeyinde Kars merkez ve Selim, doğusunda Tuzluca, Digor, batısında Sarıkamış, güneyinde ise Ağrı merkez ile komşudur. Aras vadisindeki bir birikinti kesiti üzerinde yerleşmiş durumdadır.

İlçe coğrafi bakımdan henüz tektonik oluşumunu tamamlamamıştır. Faylar ve kırıklar üzerinde yerleşilmiştir. Dolayısıyla zaman zaman yörede depremler tehlikeli olmaktadır. 1104-1962 yılları arasında 13 deprem olmuştur. Diğer taraftan düşme, kayma ve sürünme şeklinde kütle hareketleri olmaktadır. Kötek, Çallı civarında kaya düşmesi, Camuşlu-Kozlu, Yenice-Taşburun ve Akdam köyleri civarlarında heyelan görülmektedir. Kağızman ilçesinin 62 köyü bulunmaktadır.

Soğukpınar, Çat

Soğukpınar, Erzurum ilinin Çat ilçesine bağlı bir mahalledir. Çat'ın en tanınmış köylerinden olup ismi Karakilise mahallesi olarak tanınmaktadır. Köy nüfusunun büyük kısmı Miroğlu aşiretine mensuptur. Mahallede kalanlar genel olarak geçimini hayvancılık yaparak sağlamaktadır. Mahallenin büyük bir bölümü heyelan ve işsizlik gibi nedenlerle 1990 lı yıllarda İstanbul bursa gibi batı illerine göç etmişlerdir. Şu an günümüzde az da olsa bu durum devam etmektedir.

Tortum Gölü

Tortum Gölü, Erzurum ilinin Uzundere ilçesi sınırlarında Tortum Çayı üzerinde 18. yüzyılda oluşmuş, Heyelan set gölüdür. Kemerlidağ yamacından kopan kalker blokları çayın önünü kapatmış, yaklaşık 50 m yüksekten düşen sular Tortum Şelalesini oluşturmuştur<. Heyelan settinin arkasında 8 km² büyüklüğünde, 100 m ile 1000 m arasında genişliği sahip göl oluşur. Gölün denizden yüksekliği 1000 m, derinliği yaklaşık 100 m'dir. Gölün hacmi 57.6 hm³'dür.

Gölün güney kısmında Türkiye'de görülen dört tür akbabanın da bulunduğu bir kuş cenneti oluşmuştur. Gölde kafes yöntemi ile kültür balıkçılığı yapılır. Göl çevre insanları tarafından mesire yeri olarak kullanılır.

1960 yılında kurulan 26 MW gücündeki Tortum Barajı ile göl sularından elektrik üretilmektedir. 1971-72 yıllarında heyelan kütlesinin üzerine yapılan 1,5 m yüksek, 35 m uzunluğunda bentle göl baraja çevrilmiştir. Gölden hem baraja hem de şelaleye su bırakılmaktadır.

Tortum çayı heyelanla birlikte yön değiştirmiştir. Heyelan seddini aşan sular Çağlayan dağından gelen Tev deresiyle birleşir. Yeni açtığı 600 m uzunluğundaki dar boğaz vadiyi geçtikten sonra eski yatağına kavuşur. Göl derinliği farklı iki çanaktan oluşur. Üst kısımdaki çanağın derinliği 75 m, alt taraftaki çanak 95 m derinliğindedir. Bu iki alanı birbirinden 39 m derinliğinde su altı eşiği ayırır. Çay tarafından göle her yıl 2,5 milyon m³ sedimantasyon malzemesi taşınarak, göl dipten doldurulmaktadır. 1947-2010 yılları arasında çayın taşıdığı malzemelerle oluşan delta göl içine doğru 941 m ilerlemiştir.

Yüzey bilimi

Jeomorfoloji (jeo, Antik Yunanca kelimeler γῆ, gẽ = "yer", μορφή, morfo morphḗ = "şekil" ve λόγος, loji lógos = "bilim"'den; yüzey bilimi ya da yerşekli bilimi de denir) yardımcı dalı jeoloji olan ve Yer'in yüzey şekillerinin tanımlanmasını ve oluşum süreçlerinin açıklanmasını konu edinen bilim dalıdır. Jeomorfoloji (geomorphology), karalar üzerinde ve denizaltında yer kabuğunun yüzeyinde görülen şekilleri (landforms) inceleyen, oluşum ve evrimlerini açıklayan, bunları kendi metodolojisi içerisinde sınıflandıran, coğrafî dağılım ve gruplandırmalarını, nedenleriyle birlikte araştıran bir bilim dalıdır. Bu tanım doğrultusunda çok disiplinli bir bilim dalı olan yer bilimleri topluluğunun bir dalını oluşturur.

Yıldızlı, Akçaabat

Yıldızlı, 1992 yılında kurulmuş; Trabzon'un Akçaabat ilçesine bağlı belde.Yıldızlı; Akçaabat, Akyazı (Trabzon Merkez İlçe'ye bağlı) ve Derecik arasında yer almaktadır. Akçaabat-Trabzon karayolu da bu beldeden geçmektedir. Beldenin Karadeniz'e de kıyısı bulunmaktadır. Bağlı bulunduğu Akçaabat kent merkezine uzaklığı 6 kilometre olan Yıldızlı'nın, iki mahallesi bulunmaktadır. Bunlar: Merkez Mahalle ve Orta Mahelle'dir. Bir heyelan set gölü olan Sera Gölü de Yıldızlı'da bulunmaktadır. Ayrıca bu göl ismini Yıldızlı'nın eski adı olan "Sera(sor)" dan (Not: Yıldızlı'nın eski adı Serasor olmakla birlikte, bu isim halk arasında "Sera" olarak bilinip; genelde "Sera" olarak kullanılmıştır.) almaktadır. Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin toplu konut projelerinden biri de Yıldızlı'da gerçekleştirilmiştir. Bu projeyle birlikte yapılan "Yıldızkent" adlı yerleşkede, özellikle ulaşım konusunda çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Özellikle son yıllarda büyük bir gelişim içindedir.

Yeni yapılan Beşirli tünelinin ucu Yıldızlı'ya çıkmaktadır.

Büyükşehir ile mahalle statüsüne geçmiştir.Muhtarlığı Ufuk Can tarafından yapılmaktadır.

Çatak, Maçka

Çatak, Trabzon ilinin Maçka ilçesine bağlı bir mahalledür.

Özalp

Özalp, Van ilinin ikinci büyük ilçesidir.

Türkiye ile İran sınır kapısının bulunduğu Saray ilçesi ile Van il merkezi arasında bulunur. demiryolu bu ilçeden geçmektedir.

1961 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinin Uzundere Köyü'nde o yıl büyük bir heyelan yaşandı. İsmet İnönü'nün Başbakan, Vanlı Ferit Melen'in de kabineye dışarıdan Maliye Bakanı olduğu dönemdi. Bu köyde yaşayan Lazlar Emek ve Dönendere köylerine yerleştirildi.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.