Gayri safi yurt içi hasıla

Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), bir ülkenin ekonomik büyüklüğünün birkaç ölçütünden biridir. GSYİH, GSMH'den farklı olarak, bir ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde, üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir.

Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir. GSYİH genellikle bir yıl için ele alınır. Nihai mal ve hizmetler ise, üretilen toplam mal ve hizmetlerden üretim için kullanılan ara mallar düşüldükten sonra geriye kalan değerdir. GSYİH verilerini bulmak için şu formül uygulanır:

GSYİH = tüketim + yatırım + devlet harcamaları + (ihracat - ithalat)

GSYİH’den amortismanlar (sermayenin aşınma ve eskime payı) çıkarıldığı zaman safi yurt içi hasıla elde edilir. “Gayrisafi”, sermaye stoğuna amortismanın eklenmiş olduğunu ifade eder.

Safi yurt içi hasıladan dolaylı vergiler çıkıp sübvansiyonlar eklendiği zaman yurt içi gelir elde edilir.

Yurt içi gelire, net dış dünya faktör gelirleri eklendiği zaman millî gelir elde edilir.

Millî gelire, transfer ödemeleri eklenip kurumlar vergisi, dağıtılmayan kurum kârları ve sosyal sigortalar kesenekleri çıkarıldığı zaman kişisel gelir elde edilir.

Kişisel gelirden, kişisel gelir vergisi çıkarıldığında da harcanabilir kişisel gelir elde edilir.

Yukarıdaki eşitlikte, tüketim ve yatırım, nihai mal ve hizmetler için yapılan harcamalardır. Eşitliğin ihracat eksi ithalat kısmı ise harcamaların yurt içinde üretilmemiş kısmını (ithalat) düşüp yurt içi üretimin içeride tüketilmemiş kısmını (ihracat) eklemek suretiyle dengeler. İktisatçılar (Keynes’ten bu yana), genel tüketim kavramını, özel tüketim ve kamu sektörü tüketimi olmak üzere ikiye bölmeyi tercih etmişlerdir.

Bu nedenle GSYİH şu şekilde ifade edilir.

GSYİH = özel tüketim + yatırım + devlet harcamaları + net ihracat

Ya da basitçe GSYİH=T+D+Y+X-M (X-M, ihracat eksi ithalatı ifade eder).

Gdp real growth rate 2007 CIA Factbook
2010 verileriyle ülkelere göre GSYİH bazlı kalkınma hızları
GDP-2014-symbol-en-01
IMF 2014 yılı verilerine dayanarak SAGP ile karşılaştırmalı olarak GSYİH.

GSYİH’nin bileşenleri

T, Y, D ve (X-M) değişkenleri:

  • T özel tüketim ya da tüketici harcamaları olarak anılır. Ev halkının yemek, kira, ilaç gibi en kişisel harcamalarıdır.
  • Y sermaye cinsinden işle ilgili yatırımlardır. Örneğin yeni bir fabrika binası inşaatı, bir yazılım alımı ya da makine, teçhizat alımları gibi harcamalar işle ilgili yatırım olarak anılır. GSYİH için ‘yatırım’ özellikle finansal olmayan ürünlerin alımıdır. makroekonomide finansal ürünlerin alımı tasarruf olarak sınıflandırılır (GSYİH tasarruflardan değil harcamalardan oluşur). Ayrım (teorik olarak) oldukça açıktır: eğer para geri ödeme yükümlülüğü olmaksızın mal ve hizmetlere dönüştürülebiliyor ise, bu bir yatırımdır. Örneğin, tahvil ya da hisse senedi alımlarında paranın sahipliği nominal olarak el değiştirir ve bu transfer ödeme GSYİH toplamının dışında tutulur. Konuşma dilinde bu türü harcamaların yatırım olarak anılmasına karşın, iktisadi açıdan bu harcamalar bir yer değiştirmedir ve reel ekonomi ya da GSYİH formülünün bir parçası değildir.
  • D nihai mal ve hizmetler için yapılmış devlet harcamalarının tamamıdır. devlet memurlarının ücretleri, askerî amaçlı silah alımları ve devlet tarafından yapılan her türlü benzeri yatırım harcamasını içerir. Sosyal sigorta ya da işsizlik yardımı gibi transfer ödemelerini içermez. GSYİH’nin bütünü içerisindeki devlet harcamalarının nispi büyüklüğü iktisadi açıdan oldukça önemlidir.
  • (X-M) bir ekonomi içerisindeki net ihracattır (ihracat-ithalat). GSYİH, diğer ülkelerin tüketimi için üretilmiş mal ve hizmetleri de kapsar. Bu nedenle ihracatın tamamı GSYİH’ye eklenir. Buna karşın ithalat GSYİH’den çıkarılır çünkü yurt dışından alınan mal ve hizmetler hâlihazırda T, Y ve D’ye dahil edilmiştir. Yabancı ülkelerden yapılan tedariğin yurt içi olarak hesaplanmasını engellemek amacıyla çıkarılırlar.

GSYİH’nin değişkenlerine örnekler

T, Y, D ve (X-M)’e örnekler:

Doluluk oranını artırmak amacıyla bir otele yapılan yenileme harcamaları özel yatırım iken, aynı sonuca hizmet edecek otel hisseleri alımı bir tasarruftur. Birinci durum GSYİH ölçümüne dahil edilirken (Y) ikincisi dahil edilmez. Eğer otel binası aynı zamanda özel bir ev ise, yenileme harcamaları tüketim olarak değerlendirilir. Eğer bir kamu kuruluşu aynı binayı kamu yararına bir hizmet için alındığına bağlı olarak T veya Y bilişenlerinde bir artışa neden olur.

GSYİH ve yaşam standardı

Kişi başına GSYİH, sıklıkla bir ekonomideki yaşam standardının bir göstergesi olarak kullanılır. Bu yaklaşımın sağladığı kolaylıklara karşın, GSYİH hakkındaki pek çok eleştiri, onun bir yaşam standardı olarak kullanılmasına odaklanmaktadır.

Kişi başına GSYİH’nin bir yaşam standardı göstergesi olarak kullanılmasının en önemli nedeni, yaygın, düzenli ve sıkça ölçülüyor olmasıdır. Dünyanın bütün ülkeleri bu ölçümlemeyi hemen hemen aynı teknikle yapar, dolayısıyla her ülkede aynı şeyin ölçüldüğüne dair bir güven oluşmuştur.

Buna karşın, GSYİH’nin bir yaşam standardı ölçütü olarak kullanılmasının güçlüğü ise, direk bir ifadeyle, GSYİH’nin bir yaşam standardı ölçütü olmamasıdır. GSYİH bir ülkedeki belli ekonomik aktiviteleri ölçümlemeyi hedefler. GSYİH’nin bir yaşam standardı ölçütü olarak kullanılmasının gerekçesini güçlendiren argüman, (diğer değişkenlerin sabit kalacağını varsayarsak) genellikle bir ülkenin GSYİH’si yükselirken beraberinde o ülkedeki yaşam standardının da yükseliyor olmasıdır.

GSYİH’nin ölçümlenmesi ve bir gösterge olarak kullanılmasına getirilen eleştiriler

GSYİH’nin ekonomistler tarafından yaygın kullanılmasına karşın, yaşam standardı göstergesi olarak değeri her zaman sorgulanmıştır. Bu konuda alternatif olarak, Birleşmiş Milletlerin İnsani Gelişme Endeksi gösterilir.

GSYİH’nin nasıl kullanıldığına dair yapılan eleştiriler:

  • GSYİH harcanan paranın kaydı olmayan karaborsayı ve para dışı ekonomiyi hesaba katmaz. Bu nedenle, özellikle iş hayatının önemli bir kısmının kayıt dışı gerçekleştiği ekonomilerde, olması gerekenin çok altında GSYİH değerleri ile karşılaşılabilir. Barter’ın yaygın kullanıldığı ekonomilerde de benzeri durumlarla karşılaşılır.
  • Yaygın ekonomik analizler, çevre, yardımcı işler ve kadınların çalışmasını ihmal ederler. Çocuk bakıcılığı ya da ev temizlikçiliği gibi işler bu analizlerde yer almazlar. Yeni Zelandalı ekonomist Marilyn Waring çalışmasında, bu konuyu, “ödeme ile sonuçlanmayan işler faktör edilebilecek olsa, ödenmeyen iş gücünün uğradığı haksızlık bir parça telafi edilebilecek ve demokrasinin ihtiyaç duyduğu politik saydamlık sağlanabilecektir” şeklinde vurgulamıştır.
  • GSYİH’nin hesaplanmasında karşılaşılan farklılıklar, ülkeler arasında çelişkiler yaratmaktadır.
  • GSYİH net bir değişim yaratmayan üretimleri ya da hasarların tamiri için yapılanları da hesaba katar. Örneğin doğal bir felaketten ya da bir savaştan sonra yapılan yeniden yapılanma büyük bir ekonomik aktivite yaratarak GSYİH’nin sıçramasına neden olur. Buna karşın bu felaketlerin yaşanmamış olması gerçekte çok daha iyidir. Sağlık hizmetlerinin ekonomik değeri ise bir başka klasik örnektir. Çok sayıda insanın hasta olması ve pahalı tedaviler görmesi arzu edilen bir şey değildir fakat gerçekleşmesi GSYİH’nin büyümesine neden olur.
  • Yaşam kalitesi (insanların mutluluğu), mal ve hizmetlerden çok farklı şeylerle belirlenir. Yaşam standardının ölçülmesi için kullanılan alternatif ölçüm araçları dahi bu etkenleri hesaba katmazlar.
  • Şirketlerin uluslararası ticari faaliyetleri GSYİH’nin değerini saptıran bir başka etkendir. Örneğin Avrupalı ve Amerikalı şirketler vergilerden tasarruf etmek amacı ile alım satım faaliyetlerinin bir kısmını İsviçre ya da İrlanda gibi ülkelerden geçirirler. Böylece vergilerden tasarruf elde ederken bu faaliyeti yaptıkları ülkelerin GSYİH’sinin yükselmesine neden olurlar.
  • Ülkelerin ucuz ve kısa ömürlü mallar ya da pahalı fakat uzun ömürlü mallar alma alışkanlıkları da GSYİH’nin olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Bu konuda kesin bir ayrım elde etmek zor olmakla birlikte, bazı durumlarda, pahalı fakat kalite malların uzun vadede kısa ömürlü mallardan daha ucuz olabilir. Böyle durumlarda alışkanlıkların kısa ömürlü mallara yönelmesi GSYİH’nin yükselmesine neden olur iken aynı davranış biçimi moda, teknoloji değişimi gibi nedenlerle sık yenilenme ihtiyacı duyulan mallarda ise GSYİH’nin düşmesini sağlayabilir.
  • Japonya gibi vatandaşları tasarrufa eğilimi ülkelerin GSYİH’si düşüş eğilimine girerken vatandaşları, parası olmadığı hâlde borç alarak harcama eğilimli, Türkiye gibi ülkelerin GSYİH’si büyüme yönünde etkilenecektir. GSYİH’nin hesaplanışında birikmiş tasarruf ya da borçlar hesaba katılmazlar.
  • GSYİH büyümenin sürdürülebilir olup olmadığını ölçemez. Bir ülke doğal kaynaklarını çok hızlı bir şekilde tüketerek ya da yanlış yatırımlar yaparak geçici bir süreyle yüksek GSYİH’ye sahip olabilir. Örneğin geçmişte yüksek fosfat kaynakları nedeniyle dünyanın en yüksek kişi başına millî gelirine sahip ülkesi olan Nauru, 1989’dan sonra, kaynakların tükenmesi ile millî gelirinde hızlı düşüş yaşamıştır. Sanayileşmeksizin petrol zengini olan ülkeler, gelecekte petrol kaynaklarının tükenmesi ile bugünkü yüksek GSYİH’lerini sürdüremeyeceklerdir. Düşük tasarruf oranları ve yüksek tüketim harcamaları nedeniyle, ekonomiler, şişirilmiş hisse fiyatları ya da şişirilmiş ev fiyatları gibi varlık balonları ile karşı karşıyadırlar. Doğanın kirletilerek yok edilmesi pahasına yüksek ekonomik büyüme yaşayan Çin gibi ülkeler, ödenmesi çok zor, tekrar temizleme bedellerini, GSYİH hesaplarına dahil etmemektedirler.
  • GSYİH’nin yıllık büyümesi, yıllara göre, üretim çıktısının kalitesindeki objektif değişimi hafife alan GSYİH deflatörü ile düzeltilmektedir. Deflatör, subjektif deneyimlere dayandığı için, teknoloji ve kalite seviyelerindeki iyileşmelerin, ne dereceye kadar, gerçek yaşam standardını yükseltebileceğini ölçmek konusunda yetersiz kalacaktır.
  • GSYİH, fakirle zengininin gelirleri arasındaki eşitsizliği hesaba katmaz.

Bazı iktisatçılar, yukarıdaki eleştirilere çözüm üretmeye çalışan, Akıllı Gelişme Göstergesi adı altında, GSYİH’nin bir ikamesini yaratmaya çalışmışlardır. Dünyanın en mutlu toplumu olduğunu iddia eden Butan gibi bazı ülkeler ise, Gayrisafi ulusal mutluluk kavramının bir yaşam standardı olarak avukatlığını yapmaya çalışmaktadır.

Ülkelerin GSYİH’lerine göre sıralandığı listeler

Dış bağlantılar

Afganistan Demokratik Cumhuriyeti

Afganistan (Peştuca/Darice: افغانستان, Afġānistān), resmi adı Afganistan Demokratik Cumhuriyeti (Darice: جمهوری دمکراتی افغانستان, Cumhuri-yi Demokrati-yi Afganistan; Peştuca: دافغانستان دمکراتی جمهوریت, Dǝ Afġanistan Demokrati Cumhuriyet), 1987'den sonra Afganistan Cumhuriyeti (Darice: جمهوری افغانستان; Cumhuri-yi Afganistan; Peştuca: د افغانستان جمهوریت, De Afganistan Demokrati Cumhuriyet), Afganistan'da 1978-1992 yılları arasında, sosyalist Afganistan Demokratik Halk Partisi'nin (ADHP) yönetimde olduğu dönemi kapsar.

652,000 km² alana sahip ülke, güney ve doğusunda Pakistan; batıda İran; kuzeyde SSCB (Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan); kuzeydoğusunda ise Çin ile komşuydu.

ADHP Nisan Devrimi ya da Sevr Devrimi adı verilen askeri darbe ile Muhammed Davud Han'ı devirerek iktidarı ele geçirdi. Davud'un yerine, 30 Nisan 1978 tarihinde, hükumet ve devlet başkanı olarak Nur Muhammed Terakki getirildi. Sevr Devrimi adı verilen darbe düzenleyicileri, Terakki ve Hafızullah Amin, iktidara geldikten sonra bir dizi tartışmalı reforma imza attılar. Bunların en dikkat çekici olanları, kadınlara eşit haklar tanınması, evrensel eğitim sisteminin kabulü ve toprak reformu idi. İktidar ele geçirildikten kısa bir süre sonra, öncülüğünü Terakki ve Amin'in yaptığı Halkçılarla, Babrak Karmal'ın başını çektiği Perçemciler (bayrakçılar) arasında koltuk kavgası patlak verdi. Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler. Perçemcilerin liderleri SSCB'ye ve Doğu Bloku ülkelerine sürgüne gönderildi.

Parti içindeki Halk-Perçem kavgası bittikten sonra, bu seferde Halk fraksiyonunun içinde, Terakki ve Amin arasında güç mücadelesi başladı. Bu mücadeleyi yitiren Terakki, Amin'in emriyle öldürüldü. Yapılan reformlar sebebiyle, ülkesinde pek popüler olmadığı gibi, Sovyet liderler de Amin'in yönetimine sıcak bakmıyordu. Terakki yönetimi zamanında başlayan, antikomünist isyan, Amin yönetiminde daha da kötüleşti. Amin'in CIA ajanı olduğunu iddia eden SSCB, 1979 Aralık ayında, Afganistan'a müdahale etti. Hafızullah Amin, Afgan hükumetinden destek alan Sovyetler Birliği tarafından düzenlen bir suikastla öldürüldü. Hafuzullah Amin'in yerine, Babrak Karmal geririldi. 1979'dan 1986 yılına kadar devam eden Babrak Karmal devrine damgasını vuran olay, Sovyet-Afgan Savaşı idi. Savaşın neticesinde, çok sayıda sivil hayatını kaybedecek, milyonlarca Afgan, Pakistan ve İran'a mülteci olarak kaçmak zorunda kalacaktı. Yeni anayasa maddeleri Nisan 1980'de ilan edildi. ADHP üyesi olmayan birkaç kişinin de hükumete girmesine izin verildi. Böylelikle, daha geniş bir tabandan, hükumete destek sağlanmaya çalışılıyordu. Fakat izlediği politikalarla, savaşla altüst olan ülkeye barışı getirmekte yetersiz kalan Babrak Karmal, ADHP Genel Sekreterlik görevini 1986 yılında Muhammed Necibullah'a devretti.

Necibullah, ülkedeki muhalif güçlerle Millî Mutabakat arayışına girişti. 1987 yılında yeni anayasa yapıldı. Ardından 1988'de, Afgan mücahitler tarafından protesto edilen, parlamento seçimleri yapıldı. Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesinden sonra, hükumet ağır bir silahlı mukavemetle karşı karşıya kaldı. 1990 yılında, Afganistan'da büyük politik değişiklikler oldu. Ülkenin İslam cumhuriyeti olduğunu ilan eden bir yeni anayasa kabul edildi. Afganistan Demokratik Halk Partisi, isim değiştirerek, bugünde siyasi varlığını sürdürmekte olan Afganistan Vatan Partisi'ne dönüştü. Celalabad savaşında olduğu gibi, hükumet, isyancılarla yaptığı savaşta kayda değer askeri başarılar elde ediyordu. Buna rağmen şiddetli bir silahlı muhalefetin varlığı, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durum, Halk fraksiyonunun 1990'da başarsız darbe girişimi, SSCB'nin dağılması gibi üst üste gelen olumsuzluklar sebebiyle, Necibullah hükumeti, Nisan 1992'de yıkılacaktı.

Aşağı Saksonya

Aşağı Saksonya (Almanca: Niedersachsen), kuzeybatı Almanya'da başkenti Hannover olan bir eyalettir. Diğer önemli kentleri ise, Wolfsburg, Salzgitter, Celle, Goslar, Göttingen, Osnabrück ve Braunschweig'tir. Yüksek Almanca'nın (Almanca: Hochdeutsch) konuşulduğu bölgelerden biridir.

Baden-Württemberg

Baden Württemberg Güneybatı Almanya'da bir eyalettir. Nüfusa ve alana göre üçüncüdür. Başkenti Stuttgart'tır. Diğer önemli kentleri ise Konstanz, Freiburg, Karlsruhe, Mannheim, Tübingen ve Heidelberg'dir. Almanya'nın en zengin eyaletlerinden birisidir ve işsizlik oranı %5'in altındadır. Almanya'nın otomobil endüstrisinin büyük bir bölümünü oluşturan firmalar bu eyalette bulunmaktadırlar. Ayrıca eğitim kalitesinin en yüksek olduğu eyaletlerden biridir. Yoğun şivenin konuşulduğu bir eyalettir. Özellikle, Badisch ve Schwäbisch konuşulur. Eyalet batıda Fransa ve Renanya-Palatina, güneyde İsviçre, kuzeyde Hessen, doğuda ise Bavyera ile komşudur. Kara Orman (Schwarzwald) ilin ana ormanını teşkil etmektedir.

Bavyera

Bavyera (Alm. Bayern, Freistaat Bayern) Almanya'nın güneydoğusunda bir eyalet. Yüzölçümü bakımından Almanya'nın en büyük eyaletidir. Başkenti Münih'tir. Diğer önemli kentleri ise Augsburg, Nürnberg, Regensburg, Ingolstadt, Bamberg ve Würzburg'dur. Batıda Baden-Württemberg ve Hessen eyaletleri, kuzeyde Türingiya ve Saksonya eyaletleri, doğuda Çek Cumhuriyeti, güney ve güneybatıda Avusturya ile çevrilidir.

Brandenburg

Brandenburg, Almanya'nın kuzeydoğusunda bulunan bir eyalet. Başkenti Potsdam'tır. Diğer önemli kentleri ise Cottbus, Brandenburg an der Havel, Frankfurt (Oder) ve Oranienburg'dir.

1050 yılık tarihi olan Brandenburg/Havel şehri üç bölümden oluşmaktadır. Altestadt (Eski Şehir), Neuestadt (Yeni Şehir) ve Dominsel (Katedral adası). Eski ve Yeni Şehir Havel tarafından ikiye ayrılır. Neustadt (Yeni Şehir) bölümünde bulunan ve 1401 yılında inşa edilen St. Kaharinen Kilisesi buna etkileyici bir örnektir. Altestadt (Eski Şehir) kısmında bulunan St. Gotthardt Kilisesi de St. Katharinen Kilisesinden sonra inşa edilmiştir. Bunların inşaasında tuğla kullanılmıştır.

Belediye binasının önünde de taştan yapılmış bir Roland vardır. 15. yüzyılda şehrin simgesi olarak dikilen heykel 5 metreden daha yüksektir.

Şehrin asıl merkezi olan Katedral adası (Dominsel) Brandenburg'un Katedral St. Peter ve Paul'a ait en eski binası bulunur. Şehir içerisinde 400'ün üzerinde anıt değerinde bina vardır ve Brandenburg şehri Brandenburg eyaletinin en fazla anıtı ve tarihi binası olan şehridir. Şehir içindeki tarihi binalarin yarısından fazlası yeniden inşa ya da restore edilmektedir.

Bach ünlü Brandenburg konçertolarını burada bestelemiştir.

Gayri safi millî hasıla

GSMH (Gayri Safi Millî Hasıla), bir ülke vatandaşlarının verilen bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır. "Vatandaşlık" ayrımının yapılmasındaki sebep GSYİH'den farklı olduğunu belirtmek içindir. GSYİH, o ülkede faaliyet gösteren yabancı ülke yurttaşlarının ürettiği nihai mal ve hizmetleri de kapsar.

Başka bir deyişle gayri safi millî hasıla (GSMH), bir ülkenin yurt dışında çalışan vatandaşlarının ülkeye gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’ya eklenip, ülkede çalışan yabancıların kendi ülkelerine gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’dan düşülmesi ile elde edilen değerdir.

1990'ların başından itibaren, küreselleşmenin ivme kazanıp, üretim faktörlerinin ve sermayenin, ülke sınırlarının dışına taşması sonucu, makroekonomik analizlerde ilgi, bir ülkenin yurttaşlarının gelirini ifade eden GSMH yerine, bir ülkenin sınırları içerisinde yaratılan toplam geliri ifade eden GSYİH üzerine yoğunlaşmıştır. Fakat yine de ülkelerdeki kişi başına gelir ve bunların karşılaştırılması gibi konularda GSMH hala önemli bir kavram ve ölçüdür. GSMH, genellikle bir yıllık zaman birimi içinde hesaplanır.

Kişi başına Millî Hasıla hesaplamalarında nüfus artışı gözönünde bulundurulur.

Hessen

Hessen bir eyalet olarak Federal Almanya Cumhuriyetin ortasının güney batısında yer almaktadır. Cumhuriyetin en yoğun yerleşim ve en kuvvetli ekonomik bölgesini oluşturmaktadır. Eyalet başkenti Wiesbaden'dir. Nüfusu en büyük şehri Frankfurt'dır. Bugünkü eyalet 19 Eylül 1945'te Büyük-Hessen olarak kuruldu. İlk kurulan eyalet olarak bir demokratik bazlı anayasaya sahiptir. Geçmişte Halkdevleti Hessen,Prusya kazaları olarak ve 1944'te de Hür-eyalet Prusya dan ayrılan Hessen-Nassau kazası olarak oluşmuştur.

Hessen isminin resmi ve geçerli bir açıklaması yoktur.

Nüfusu 6 milyon civarında ise de yaşlanan alman halkı ve eyalete dışarıdan göçme yoğunluğunun sürekli düşmesi sonucu 2050 de 5 milyonun altına inmesi tahmin edilmektedir. Halkın %40 ı protestan kilisesine, %25 i Roma-Katolik kilisesine az bir bölümüde diğer hristiyan kilisesine ve diğer dinler mensubtur. Müslüman topluluğu ise %10 la temsil edilmektedir.

IQ and the Wealth of Nations

IQ and the Wealth of Nations (Türkçe: IQ ve Milletlerin Zenginliği) psikolog Richard Lynn ve siyaset bilimci Tatu Vanhanen tarafından 2002 yılında yazılmış olan kitap. Yazarlar kitapta kişi başına düşen milli gelirin ülkelerin ortalama IQ'ları ile bağlantılı olduğunu savunmaktalardır. Buna ek olarak kitap ülkeler arası ekonomik büyüme ve milli servet gibi farklılıklarda da IQ'nun önemli bir faktör olduğuna değinmektedir.

Kitap bazı bilimsel çevrelerde metodolojisi ve yetersiz veri barındırması gibi nedenler öne sürülerekten eleştirilmiş ve pek çok tartışmaya neden olmuştur. 2006 yılında aynı yazarlar tarafından yazılmış olan IQ and Global Inequality kitabı IQ and the Wealth of Nations'a devam niteliği taşımaktadır.

Kuzey Ren-Vestfalya

Kuzey Ren-Vestfalya (KRV, Almanca: Nordrhein-Westfalen, Aşağı Almanca: Noordrhien-Westfalen), Almanya'nın alana göre dördüncü, nüfusa göre birinci eyaletidir. Başkenti Düsseldorf, en büyük kenti ise Köln´dür. Kuzeyde Aşağı Saksonya, doğuda Hessen, güneyde Renanya-Palatina eyaletleriyle, batıda ise Hollanda ve Belçika ile komşudur.

Mecklenburg-Vorpommern

Mecklenburg-Vorpommern, Almanya'nın kuzeydoğusunda bulunan bir eyalet.

Bu “Bin Göl Ülkesi” genelde tarımın damgasını taşır. Bölgenin en önemli özelliği, tabiatın burada bozulmamış olmasıdır. eyalet, çeşitli görünümlü kıyıları, yumuşak eğilimli tepeleri, göz alabildiğince uzanan tarlalar, çayırlar ve ormanları ile zengin değişiklikler gösteren bir bölge sergiler.

Bu sebeple burada tarım, hâlâ diğer federe eyaletlerde olduğundan daha büyük bir önem taşımaktadır. Öncelikle hububat, yağlı tohumlu bitkiler (kolza) ve patates üretilir. Tarıma elverişli 13 milyon hektar arazinin % 80’i beş yüz hektardan büyük işletmeler tarafından işletilir.

Mecklenburg-Vorpommern, ekonomisinin yeniden yapılanarak güdümlü plân ekonomisinden piyasa ekonomisine geçişi çok iyi ilerlemiştir. Burada en önemli ekonomi dalları gemi yapımı, yiyecek ve keyif maddeleri sanayii, inşaat, makine yapımı, inşaat malzemesi ve kereste sanayiidir. Deniz limanları eskiden olduğu gibi şimdi de ekonomik bakımdan gerçekten büyük önem taşımaktadır.

Mecklenburg-Vorpommern için önemli bir ekonomi sektörü turizmdir. En çok turist çeken yer, Almanya’nın en büyük adası olan Rügen’dir. eyalet, giderek artan turizmin çevreye fazla zarar vermemesi için büyük çaba harcamaktadır. Nitekim bölgede mevcut 283 tabiat koruma bölgesi, 110 çevre koruma bölgesi, üç millî park ve iki biyosfer koruma bölgesi Mecklenburg-Vorpommern Eyaleti'nde tabiata verilen önemin kanıtlarıdır. eyalet, büyüleyici sarayları, malikâneler ve yaz ayları müzik festivalleri ile pek çok turist çeker.

eyaletin şehirleri de görülmeye değer. 60.663 nüfuslu Stralsund, geç Gotik dönemden klâsik döneme kadar uzanan çeşitli yapılarıyla Rügen Adası, ziyaret için ideal bir giriş noktasıdır. 200.506 nüfuslu Rostock, önemli bir liman kenti ve aynı zamanda Mecklenburg Vorpommern’de en önemli ekonomi bölgesinin merkezidir. Şehrin 1419 yılında kurulmuş olan üniversitesi, Kuzey Avrupa’nın en eski üniversitesidir. 2012 Olimpiyat Oyunları için Leipzig’in müracaatı başarılı olduğu takdirde yarışmalar, Baltık Denizi’nde Mecklenburg kıyıları önünde Rostock yakınlarındaki yelken bölgesinde yapılacaktır.

eyaletin 101.267 nüfuslu başkenti Schwerin, Mecklenburg göller platosunun kenarında yer alır ve federe eyaletin ikinci büyük şehri olarak çok güzel restore edilmiş eski merkezi ve Schwerin Gölü’ndeki bir ada üzerindeki 19. yüzyılda tadil edilmiş olan sarayı ile pek çok ziyaretçi çeker.

Mecklenburg-Vorpommern’in doğusunda bir ekonomik ve kültürel merkez olan 79.041 nüfuslu Neubrandenburg’un orta çağdan kalma surları ve dört kent kapısı tamamen muhafaza edilmiştir.

Meksika

Meksika (İspanyolca: México, İspanyolca telaffuz: [ˈme.xi.ko]), resmî adıyla Meksika Birleşik Devletleri (İspanyolca: Estados Unidos Mexicanos, dinle ), Kuzey Amerika'nın güney yarısında yer alan federal cumhuriyet. Kuzeyde Amerika Birleşik Devletleri; güney ve batıda Atlas Okyanusu; güneydoğuda Guatemala, Belize ve Karayip Denizi; doğuda ise Meksika Körfezi ile komşudur. 1.972.550 m² yüzölçümü ile Amerika kıtasındaki altıncı, dünyada ise 13. en büyük bağımsız ülke konumundadır. 2010 sayımına göre 112.336.538, 2015 tahmine göre 119.530.753 kişilik nüfusa sahip olan Meksika, nüfus bakımından 11. büyük ülkesidir. Federal seviyede resmî bir dil olmasa da ülkede en çok konuşulan dil ve hükûmetin de facto dili İspanyolcadır. Ülke, 31 eyalet ile aynı zamanda ülkenin başkenti ve nüfus bakımından en büyük şehri olan federal bölge statüsündeki Meksiko olmak üzere 32 birinci seviye idari bölümden meydana gelir. Guadalajara, Monterrey, Puebla, Toluca, Tijuana ve León, ülkedeki diğer metropoliten alanlardır.

Kolomb öncesi Meksika; Olmek, Toltek, Teotihuacan, Zapotek, Maya ve Aztek başta olmak üzere çeşitli gelişmiş Mezoamerikan uygarlıklara ev sahipliği yapmaktaydı. 1519'da İspanyol İmparatorluğu'nun, Yeni İspanya adıyla hüküm sürmeye başladığı Tenochtitlan'daki merkezinden başlayarak bölgeyi fethetme ve kolonileştirme faaliyetleri 1521'de tamamlandı. Üç yüz yıl kadar İspanyol kolonisi olan bölge, 1821'de koloninin zaferiyle sonuçlanan Meksika Bağımsızlık Savaşı sonrasında Meksika adıyla bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti. 1846-48 yılları arasındaki Meksika-Amerika Savaşı sonrasında, ülke topraklarının üçte birine denk gelen kuzeydeki bölgelerden çekilmek ve buraları Amerika Birleşik Devletleri'ne bırakmak zorunda kaldı. Ülke, 19. yüzyıl boyunca Birinci Fransa-Meksika Savaşı, Meksika'ya Fransız müdahalesi, Reform Savaşı, iki farklı dönemde imparatorluk ve bir diktatörlük gördü. 1910'da gerçekleştirilen Meksika Devrimi ile diktatörlük rejimine son verildiği ve günümüzde de yürürlükte olan 1917 Anayasası oluşturularak ülke yönetimi günümüzdeki hâlini aldı.

Meksika, ülkelerin nominal gayri safi yurt içi hasıla sıralamasında 15., satın alma gücü paritesi sıralamasında ise 11. sırada yer alır. Ülke ekonomisi en çok, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, üyesi olduğu Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA)'nın diğer üyeleriyle ilişkilidir. 1994'te katıldığı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)nün, Latin Amerika'dan ilk üyesi olan Meksika; aynı zamanda Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, G8+5, G20, Uzlaşma için Birlik üyesi olup, 2014'ten beri Frankofon'da gözlemci konumundadır. Dünya Bankası tarafından üst-orta seviyede gelire sahip olarak sınıflandırılmakta olup, çoğu analizciye göre yeni sanayileşen ülkeler arasında gösterilir. Ülke, bölgesel güç ve orta güç olarak kabul edilir. UNESCO'nun Dünya Mirası olarak tanımladığı bölgeler, ülkeyi Amerika kıtasında birinci, dünyada ise yedinci sıraya koymaktadır. 2015 verilerine göre yıllık 32,1 milyon turist ile dünyanın en çok ziyaret edilen dokuzuncu ülkesi olmuştur.

Rheinland-Pfalz

Rheinland-Pfalz, Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturan 18 eyaletten biridir. Eyaletin başkenti Mainz şehridir. Kuzeyinde Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti, doğusunda Hessen eyaleti, güneydoğusunda Baden-Württemberg eyaleti, güneyinde Saarland eyaleti ile Fransa, batısında ise Lüksemburg ve Belçika bulunmaktadır. II. Dünya Savaşı'nın ardından 30 Ağustos 1946 tarihinde kuruldu.

Saarland

Saarland, Almanya'nın güneybatısında yer alan bir eyalettir. Başkenti Saarbrücken'dir. Kuzeyinde ve doğusunda Renanya-Palatina, güneyinde Fransa ve batısında Lüksemburg ile çevrilidir.

Nüfusu 31 Ağustos 2013 itibarı ile 992.000´dir. II. Dünya Savaşı sonrasında 1949 yılına kadar kendi içinde bağımsız ancak ekonomi ve savunma açısından ayrıca dışa karşı temsilen Fransa'ya bağlı kaldı. Ardından yarı bağımsız oldu. Bu süreçte kömür işletmeleri Fransa tarafından kontrol edilmeye devam ediyordu. Para birimi Saar Frangı da Fransız Frangı'na endeksliydi. 1957'de yapılan referandumdan çıkan % 67,7'lik birleşelim oyuyla Federal Almanya Cumhuriyeti'ne katılarak bu ülkenin onuncu eyaleti oldu.

Saarland'a neredeyse tamamen Almanca konuşan halktan oluşmasına ve eyalette Alman kültürünün egemen olmasına rağmen mutfaktan sanata pek çok alanda Fransa ve Fransızca'nın izlerine rastlamak mümkündür.

Saksonya

Saksonya (Almanca Sachsen; Yukarı Sorpça:Swobodny stat Sakska, Aşağı Sorpça: Zwězkowy kraj Sakska), Almanya'nın doğusunda yer alan eyaletidir. Çek Cumhuriyeti sınırına yakındır. Kuzeyde Brandenburg ve Berlin, güneyde Bavyera ile komşudur. Başkenti Dresden'dir. Diğer önemli kentleri ise Leipzig, Chemnitz, Zwickau, Görlitz, Plauen ve Bautzen'dir. Genel olarak yöreye özgü şive olan Sächsisch konuşulur.

Saksonya-Anhalt

Saksonya-Anhalt (Almanca: Sachsen-Anhalt, Aşağı Almanca: Sassen-Anhalt) Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturan 16 eyâletten biridir. Başkenti Magdeburg, en büyük kenti ise Halle'dir. Doğusunda Brandenburg eyaleti, güneyinde Türingiya ve Saksonya eyaletleri, batısında ise Aşağı Saksonya eyaleti ile komşudur.

Saksonya-Anhalt eyalet sınırları içerisinde 5 tane UNESCO-Dünya mirası'na alınmış yer veya yapı bulunmaktadır: tarihi Quedlinburg şehri, Eisleben ve Wittenberg'de Lutherhaus, Dessau'daki Bauhaus ve çevresi ile Dessau-Wörlitz'teki Bahçe Krallığı.

Schleswig-Holstein

Schleswig-Holstein (Frizce: Slaswik-Holstiinj, Danca: Slesvig-Holsten), Almanya'nın en kuzeydeki eyaletidir. Güneyde Hamburg eyaletinden, kuzeyde Danimarka'ya kadar uzanır ve Jutland Yarımadasının güney yarısını kaplar. Yüzölçümü 15.729 km'dir. Doğuda Baltık Denizi, batıda Kuzey Denizi, güneydoğuda da Mecklenburg-Vorpommern eyaleti ile çevrilidir. Yönetim merkezi Kiel'dir.

Sosyo-ekonomik gelişmişlik

Sosyo-ekonomik gelişmişlik, yerleşim birimlerinin bazı kriterlere göre istatistiksel olarak değerlendirilmesi sonucu elde edilen değerlere göre belirlenen gösterge.

Türingiya

Türingiya, (Almanca: Thüringen) Orta Almanya'da bir eyalettir. Başkenti Erfurt'tur. 16.171 km²''lik yüzölçümüne ve 2.290.000 kişilik bir nüfusa sahiptir. Almanya'nın 16 eyaleti arasında yüzölçümüne göre altıncı, nüfusa göre beşinci en küçük eyalettir.

Türkiye'de iklim değişikliği

Türkiye'nin küresel ısınma katkıları neredeyse dünyanın yıllık %1i sera gazı emisyonu kadardır.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.