Devlet

Devlet, (Arapça: دولة) toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır.[1]

Devletin gölgesi tüm beşerî faaliyetlerin üstüne düşer: Sosyal refah, iç düzen, halk sağlığı için uğraşır, bundan meşruiyet kazanır. Kural koyar, düzenler, yetkilendirir, yasaklar...

Temel soru ise neler devlet kontrolüne bırakılmalı, neler bireye bırakılmalıdır? Bu sorunun nesnel bir cevabı yoktur. Öznel olarak, "Yalnızca bireyi ilgilendiren konular bireye, birden fazla kişiyi etkileyen konular devlete bırakılmalıdır." yorumu hâkimdir.

Thomas Hobbes, devleti Leviathan adlı eserinde Tevrat'ta bahsedilen Leviathan canavarına benzetmiştir. Max Weber ise devletin meşru şiddet kullanma aracı olduğunu söylemiştir.[2]

Tanımı

Tarih boyunca birçok devlet tanımı yapılmıştır. Devletin ortaya çıkışı, işlevi ve geleceği hakkında felsefi çözümlemeler yapılmıştır.[3] Devlet kurumunun oluşmasına yol açan etkenlerin başında tarım devrimi gelir. Özellikle Asya'daki tarım topluluklarının topluluk üzerinde bir devlet olgusunu ilk olarak oluşturduğu söylenebilir.[4] Devlet felsefesi alanında fikir beyan eden filozoflardan Platon’da devlet “birlikte yaşama zorunluluğundan doğan”, Aristoteles’te “doğal bir oluşum”, Ancillon’da dil, gibi iletişim ve toplumsallıktan doğan, Hobbes’da herkesin herkese karşı savaşını sona erdirmek için ortaya çıkan, Rousseau, Hobbes ve Locke'da toplum sözleşmesinin sonucu, Fichte’de saf insan amacının yüce aracı, Schelling’de mutlak olan, Hegel’de tözel irade olarak ahlaksal tin, Cicero’da hukukun sonucu olarak betimlenir. Günümüzde de birçok siyasetbilimci ve filozofun farklı tanımları vardır.[5][6] Hukuki açıdan devlet, genellikle unsurlarından hareketle tanımlanır. Buna göre devlet; "Ülke adı verilen belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluklarının bir egemenlik anlayışı ve hukuku içinde bir siyasi iktidar altında örgütlenmesidir." Bu tanımdaki unsurlar şunlardır:

  • İnsan unsuru: Halk ya da millet unsuru olarak da adlandırılabilir. Belirli bir alanda birlikte yaşayan ve çeşitli bağlarla ortak yaşama iradesi gösteren insan topluluğudur. Bir devleti oluşturacak insanların sayısı hakkında bir alt sınır olmamakla birlikte devletin niteliğine göre makul bir alt sınır kabul edilebilir. Modern yaklaşıma göre millet unsurunun kurulabilmesi için manevi nitelikte bağlar yeterli olup bu manada birlikte yaşama iradesinin doğması yeterlidir.
  • Egemenlik unsuru: Siyasal iktidar unsuru olarak da adlandırılan bu unsur, devletin esas kurucu unsurudur. Belirli bir yeryüzü parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun üstün irade çerçevesinde örgütlenmesidir. Egemenlik kavramı otoriteden farklı olarak ülke içinde biricik meşru güç kaynağı olmayı ifade ederken ülke dışında (uluslararası alanda) bağımsız olmak anlamına gelmektedir.
  • Ülke unsuru: Ülke, coğrafi anlamda bir bütünlük teşkil eden ve sınırları belirlenebilir bir kara parçasını ifade eder. Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür. Ancak devlet sınırları öngörülebilir bir toprağa sahip olmalıdır. Devletin ülkesi kara ülkesi, deniz ülkesi ve hava ülkesi olarak üçe ayrılır.

Devlet ile hükûmet arasındaki farklar

  • Devlet, hükûmetten daha geniştir. Hükûmet ise devletin bir parçasıdır.
  • Devlet, devamlı ve süreklidir. Hükûmet ise geçicidir, kısa ömürlüdür.
  • Hükûmet, devlet otoritesinin işletilmesini sağlayan bir araçtır. Hükûmet sadece devletin beyni olma görevindedir.
  • Devlet, kişisel olmayan bir otoritedir. Memurlar bürokratik usullere göre işe alınır ve görevliler, hükûmetin ideolojik isteklerine duyarsız olacak şekilde seçilir.
  • Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır. Fakat hükûmet ise belli ideolojileri temsil eder.[7]
Westfaelischer Friede in Muenster (Gerard Terborch 1648)
Ulus devlet algısını oluşturan Vestfalya Antlaşması'nın öncülü olan Münster Antlaşması imzalanırken

Devlet şekilleri

Üniter (Tekli) Devletler

Siyasi otoritenin tek merkezde toplandığı, merkezî otoritenin tek bir anayasa ile sağlandığı devletlerdir. Yasama organının yaptığı kanunlar bütün ülkede uygulanır. (Örn.: Danimarka, Fransa, İngiltere, İsrail, İtalya, İrlanda, Norveç, Yunanistan, Türkiye)

Karma (Bileşik) Devletler

Birden fazla devletin kendi aralarında gerçekleştirdikleri bir anlaşma ile birleşmeleri sonucu oluşan devletlerdir. İki şekilde olabilir:

  • Konfederasyon: Bağımsız devletler tarafından egemenliklerini koruma şartı ile oluşturulan ve üye devletlere diledikleri zaman ayrılma hakkı tanıyan karma devlet biçimidir. (günümüzde örneği yoktur, eski İsviçre, Almanya ve ABD)
  • Federasyon: Ortak bir anayasa altında birleşen devletlerin oluşturduğu devlet biçimidir. Bu tip devletlerde ayrıca her federe unsurun kendi anayasası, yürütme ve yargı organları vardır. (Örn.: Almanya, ABD, Kanada, Avusturya, İsviçre, Avustralya, Rusya)

Egemenliğin kaynağına göre devletler

Monarşik Devlet

Egemenliğin tek kişiye ve onun ailesine ait olduğu devlet biçimi

Oligarşik Devlet

Egemenliğin belli bir sınıf veya gruba ait olduğu devlet biçimi.

Teokratik Devlet

Egemenliğin kaynağının dine dayandığı devlet biçimi. Din adamlarının sözü geçer. Her şeye din adamları karar verir.

Demokratik Devlet

Egemenliğin halka ait olduğu devlet biçimi.

Bir birimin devlet olarak nitelendirilebilmesi için diğer devletler tarafından tanınmasına gerek yoktur. Zira tanıma sadece uluslararası alanda ilişki kurmak için gerekli bir işlemdir.

Bugün anladığımız anlamda devlet (Modern Devlet) 16. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Bütün toplumlar, bir devletin varlığı ile nitelenmezler. Avcı ve toplayıcı kültürler ve küçük tarım toplumlarında devlet kurumları yoktur. Devletin doğuşu, insanlık tarihindeki ayrıcı bir geçişi göstermektedir, çünkü devlet oluşumunda söz konusu olan politik gücün merkezîleşmesi, toplumsal değişim süreçlerinde yeni dinamikleri ortaya çıkarır.

Devlet siyasal bir birliktir. Bunun için her şeyden önce devleti kuran bireyler arasında kültürel bir birlik lazımdır. Ancak kültürel birlik devletin yaşaması için yeterli değildir. Tarihte görülen birçok iç savaş, kültürel birliğin devlet kurulmasında yeterli olmadığını göstermektedir. Amerikan iç savaşının anayasal düzenin kurulmasının ne kadar gerekli olduğunu ortaya koyması ve savaş kültürü yerine hukuk devlet ilişkisinin kavranması açısından önemi büyüktür.

Rakip Devlet Teorileri

Plüralist (Çoğulcu) Devlet

Liberal felsefeden doğmuştur. Buna göre birey ön planda, devlet ikinci plandadır. Devletin ana görevi de toplumda bir 'hakemlik, bilirkişilik' vazifesi gütmektir. Devlet, tarafsız bir şekilde hakemlik görevinde bulunursa o zaman ortak iyiyi sağlama yolunda çalışmış olur.

Devletin olmadığı yerde bireyler birbirlerini istismar edebilir. John Locke, bu durumu "Nerede kanun yoksa orada özgürlük de yoktur." diyerek açıklamıştır. Buna rağmen devlet de bireyleri istismar edebilir. Buna önlem olarak anayasal düzen ortaya çıkar. Thomas Hobbs ise devlet olmazsa kaosun ortaya çıkacağını söylemiş ve vatandaşların mutlakiyetçilik ile kaos arasında bir tercih yapmaları gerektiğini belirtmiştir.

Toplum açısından plüralist devlet, liberal demokrasilerde iktidarın yaygın ve eşit bir biçimde dağılmasıdır. Devlet açısından ise muhtelif tüm sosyal grupların siyaseti etkilemesine açık bir düzendir. Devlet hiç kimsenin tarafını tutmaz; kendi çıkarı da yoktur.

Kapitalist Devlet

Marksist bakış açısıyla ortaya çıkmıştır. Buna göre toplumun, ekonomik yapısıyla birlikte analiz edilmesi gerekir. Devlet ise sınıf sisteminden doğar ve sınıf sistemine dayanır; sosyal hayatın gerçek dayanağı olan altyapının koşullandırdığı üstyapının vücut bulmuş hâlidir.

Neo-marksistlerden Antonio Gramşi Marx'ın düşüncelerine 'hegemonya' kavramını getirmiştir. Burjuvanın hegemonyasında devlet önemli bir araçtı. Bu hegemonya ise sadece ekonomiyle değil, düşünce ve inançları kabul ettirebilmekle ilgiliydi.

Leviathan Devlet

Kendi kendine hizmet eden ve kendisini geliştiren bir canavar gibidir Leviathan devlet. Bu yaklaşım yeni sağcılara ve neo-liberallere aittir. Onlar için devlet, bireyi kısıtlayan ve ekonomik özgürlüğü tehdit eden; plüralistlerin hakem devlet öngörüsünün aksine her şeye müdahale eden bir 'dadı'dır. Bu yaklaşımın merkezinde, devletin toplumunkinden ayrı çıkarları olduğu düşüncesi yatar. Yeni sağcı düşünürler, devletlerin 20. yüzyıldaki müdahaleci eğilimlerinin sebebinin, kapitalizme denge getirerek sınıf çatışmasını çözmeyi ve istikrarı sağlamak değil, kendi amaçları ve iç dinamikleri olduğunu söyler.

Ataerkil (Patriarkal) Devlet

Feministlerin bakış açısıyla ortaya çıkmıştır. Fakat feminizmin sistematik bir devlet teorisi yoktur.

Liberal feministler plüralist devlet görüşünü benimser. Böylece toplumsal cinsiyete ilişkin eşitliğin reformlarla çözebileceğini söylerler. Kadınların oy hakkının olmadığı zamanlarda devletin ataerkil olduğunu ama yine de bu eşitsizliği çözebileceğini kabul ederler. Devlet müdahaleciliği ise bu eşitsizliği çözmede bir araç olarak kullanılabilir.

Radikal feministler devlete karşı olumsuz yaklaşır. Devlet iktidarının ataerkil bir baskıyı yansıttığını düşünürler. Ayrıca marksistlerle radikal feministler arasında belli noktalarda görüş birliği vardır. Her iki grup da devletin kendine özel çıkarları olduğu fikrini reddeder. Fakat marksistler devleti iktisadi bağlamda açıklarken feministler ataerkil aile yapısının neden olduğu toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle açıklar. Feministler için devlet 'erkekler tarafından, erkekler için' yönetilmektedir.

Kadının 'ev hanımı, anne' konumuna indirgendikçe devletin ataerkil yapısı sürmeye devam eder. Devlet, kadınları kamusal alana soksa bile bu eylem 'bakım meslekleri' grubundaki mesleklerle sınırlandığı sürece kadınlar, devlete daha bağımlı hâle gelecektir. Böylece kadınlar yedek emek ordusu olacaktır.[8]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Türk Dil Kurumu
  2. ^ Andrew Heywood Siyaset (say. 126, 127)
  3. ^ http://www.rep.routledge.com/article/S099
  4. ^ Henri J.M.Claessen- Peter Skalnik, Erken Devlet, İmge Yay, s. 4
  5. ^ http://www.dmy.info/devlet-nedir/
  6. ^ Franz Oppenheimer, Devlet, Phoenix Yay, s.29
  7. ^ Andrew Heywood Siyaset (say. 128)
  8. ^ Andrew Heywood Siyaset (say. 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135)
Bakü

Bakü (Azerice: Bakı), Azerbaycan'ın, Hazar Denizi'nin batı kıyısında yer alan başkentidir. Kafkaslar’ın en büyük şehri, en önemli kültür ve ticaret merkezidir. Ülkenin en doğusundaki ve en önemli sanayi, ticaret ve kültür merkezi olmanın yanı sıra bir liman kenti olarak da önemlidir. Şehirde yaşayanların büyük çoğunluğunu Azerbaycanlılar oluşturur.

2006 yılında faaliyete geçen Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın (BTC) çıkış noktasıdır. Bakü Limanı, Hazar Denizi'nin en önemli limanıdır. Şehirde tiyatro, kütüphane, sinema ve diğer kültürel mekânlara sık rastlanır. Lonely Planet'in sıralamasına göre, Bakü, gece hayatı için dünyanın en önemli on gidilecek yerinden biridir.Azerbaycan ekonomisinin gelişmesiyle, 2000'li yılların başından itibaren şehrin dört bir köşesinde, birçok yeni alan inşa edilmiştir. Yeni altyapılarıyla (binalar, mahalleler, sokaklar, restoranlar ve diğer mağazalar) Bakü hızla değişmektedir.

Resmî istatistiklere göre 2014'teki Bakü şehir nüfusu 2.181.800'dür. Kentin banliyöleri de dahil olduğu zaman şehrin toplam nüfusu yaklaşık 3.000.000 kişiye ulaşmaktadır, yani Azerbaycan nüfusunun üçte biri bu şehirde yaşamaktadır. Bakü 2015 Avrupa Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapmıştır. 2017-de ise 2017 İslami Dayanışma Oyunları'na ev sahipliği yapmıştır. Hem de Formula 1'e ev sahipliği yapmaktadır.

Egemen devlet

Egemen devlet, tanımlanmış sınırları, belli bir bölgede egemenliği, kalıcı bir nüfusu, bir hükümeti, diğer devlet ve güçlerden bağımsızlığı ve diğer egemen devletlerle ilişki kurma kapasitesi olan devletlere verilen addır. Genellikle bir başka devlete bağımlı veya herhangi diğer güç veya devletin kontrolüne tabi değildir. Tanınmayan devletler de egemen devlet olabilir; ama bu tür devletler diğer egemen devletlerle ilişki kurmakta genellikle zorlanırlar.

Eyalet

Eyalet, çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bazı özerklikleri olan büyük yönetim birimi.

Eyalet kelimesinin kökeni Arapça "wly" kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *iyālat إيالة "yönetim, idare" sözcüğünden türemiştir. Eyalet; Osmanlı Devleti'nin taşra örgütlenmesinde, beylerbeyi tarafından yönetilen ve en büyük olan yönetsel birimdi.ABD, Avusturya ve Avustralya gibi federal ülkeleri oluşturan ana yönetim birimlerine Türkçede eyalet denilmektedir.

Kimi federatif devlet yapılarında eyaletlerin kendi özerk yönetimleri vardır. Bu yönetimlerin başında, devletlerin anayasal yapılanmalarına bağlı olarak halk tarafından seçilen başbakanlar/valiler ya da merkezî yönetim tarafından atanan valiler olabilir.

Örneğin, ABD eyaletlerinin valileri halk tarafından seçilir. Avustralya eyaletlerinin valileri merkezi yönetim tarafından atanırlar. Almanya Federal Cumhuriyeti'nin eyaletlerinin başbakanları ise halk tarafından seçimle yönetime getirilir.

Eyalet sistemi, özünde Osmanlı İmparatorluğu'nun temel devlet yapısı olarak yüzyıllar boyu kullanılmıştır. Son yüzyılında ise vilayet sistemi uygulanmıştır.

Avrupa tarihinde province (vilayet) sistemleri kullanılagelmiştir. Derebey dönemlerinden kalma province ismi, günümüzde de kullanılmaktadır. Ancak idarî birimlerin isimleri birçok ülkede "province" (vilayet) olarak geçerken, hepsinde aynı idarî sistemden bahsedilemez.

Finlandiya

Finlandiya (Fince: Suomi, İsveççe: Finland) ya da resmî adıyla Finlandiya Cumhuriyeti, Kuzey Avrupa'da Baltık Denizi kıyısında bir Kuzey Avrupa ülkesi. İskandinavya yarımadasındadır, başkenti Helsinki'dir. Doğusunda Rusya, kuzeyinde Norveç ve batısında İsveç yer alır.

Gürcistan

Gürcistan (Gürcüce: საქართველო, [sɑkʰɑrtʰvɛlɔ]) Gürcüstan veya resmî adıyla Gürcistan Cumhuriyeti (Gürcüce: საქართველოს რესპუბლიკა, [sɑkʰɑrtʰvɛlɔ respublika]), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alan ülke. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcistan'ın kuzeyinde Rusya, doğusunda Azerbaycan, güneyinde Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.

Gürcistan, seküler, üniter ve başkanlı cumhuriyet olan bir temsili demokrasidir. Hâlen Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Dünya Ticaret Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve GUAM Demokrasi ve Ekonomik Kalkınma Örgütü üyesidir. NATO üyeliği ve ileride Avrupa Birliği'ne üye olmak için uğraş vermektedir.

II. Elizabeth

II. Elizabeth (Elizabeth Alexandra Mary; d. 21 Nisan 1926), İngiliz Milletler Topluluğu üyesi elli üç ülkeden on altısının kraliçesi. Aynı zamanda Topluluk Başkanı ve İngiltere Kilisesi Yüksek Valisi'dir.

6 Şubat 1952'de tahta çıktığında Topluluk Başkanı ve yedi ülkenin (Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, Pakistan ve Seylan) kraliçesi oldu. Bir sonraki yıl gerçekleşen taç giyme töreninin televizyonda gösterilmesiyle bir ilk gerçekleştirildi. 1956'dan 1992'ye kadar bölgelerin bağımsızlık kazanması ve bazı krallıkların cumhuriyet olmasıyla krallıkların sayısı değişti. Günümüzde, yukarıda sayılan ülkelerin ilk dördüne ek olarak Jamaika, Barbados, Bahamalar, Grenada, Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Tuvalu, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, Belize, Antigua ve Barbuda ile Saint Kitts ve Nevis'in kraliçesidir. Dünyanın hâlen hüküm süren en yaşlı ve Britanya'nın en uzun ömürlü hükümdarıdır. 9 Eylül 2015'te dedesinin babaannesi Kraliçe Victoria'nın saltanatını geride bırakarak Britanya'nın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı ve tarihte en uzun süre hüküm süren kraliçe oldu.

Elizabeth, daha sonra Kral VI. George ve Kraliçe Elizabeth olacak olan York Dükü ve Düşesi'nin büyük kızı olarak Londra'da doğdu ve evde özel eğitim gördü. Babası, ağabeyi VIII. Edward'ın tahttan çekilmesiyle 1936'da kral oldu ve kendisi o tarihten itibaren olası vâris konumuna geldi. II. Dünya Savaşı sırasında orduda görev almaya başladı. 1947'de Edinburgh Dükü Philip ile evlendi ve Charles, Anne, Andrew ve Edward adlarını verdikleri dört çocukları oldu.

Karadağ

Karadağ (Karadağca: Crna Gora , Црна Гора), Balkanlar'da bir ülkedir. Doğusunda Arnavutluk ve Kosova, kuzeyinde Sırbistan, batısında Hırvatistan, Bosna-Hersek, güneyinde Adriyatik Denizi yer alır. Başkenti, Podgorica'dır (eskiden Titograd). Anayasasında Karadağ "demokratik, refah ve çevreci bir ülke" olarak tanımlanır.Karadağ, eski Yugoslavya'yı oluşturan altı cumhuriyetten biriydi. Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra Karadağ, Sırbistan'ın zorlamasıyla yeni Yugoslavya'ya katılmıştır. Karadağ'ın çabalarıyla 2003 yılında Sırbistan-Karadağ olarak daha esnek bir federasyon çatısı oluşturulmuştur. Karadağ, 21 Mayıs 2006 Pazar günü yapılan referandumda çıkan % 55,5'lik evet oyu ile ise bağımsız olma kararı almıştır. 3 Haziran 2006'da ise Karadağ Parlamentosu, referandumda çıkan sonuca dayanarak Karadağ'ın bağımsızlığını ilân etti.

NATO Dışişleri Bakanları, Rusya'nın itirazlarına karşın eski Yugoslavya'yı oluşturan altı cumhuriyetten biri olan Karadağ'ı 29. üye olarak ittifaka davet etti.

Milliyetçi Hareket Partisi

Milliyetçi Hareket Partisi (kısaca MHP), 9 Şubat 1969 tarihinde kurulan, Türk-İslam ülküsü ve özellikle Türk milliyetçiliğini savunan bir Türk siyasî partisi. Kurucusu, 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin (CKMP) genel başkanlık görevini üstlenmiş emekli albay Alparslan Türkeş'tir. 1997 yılında Türkeş'in vefatıyla genel başkanlık görevine Devlet Bahçeli seçilmiştir ve halen görevini sürdürmektedir. Ülkü Ocakları, partinin gençlik koludur. Partinin kurucusu Türkeş, destekçileri tarafından lider anlamına gelen Başbuğ unvanıyla anılmaktadır. Partinin amblemi dairesel kırmızı zemin üzerine üç beyaz hilaldir. Cumhur İttifakı'nda yer alan partinin TBMM'de 50 milletvekili bulunmaktadır.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi kısaca MSGSÜ, merkez kampüsü İstanbul Fındıklı semtinde bulunan devlet üniversitesidir.

Moskova

Moskova (Rusça: Москва / Moskva), Rusya'nın başkenti ve nüfus açısından en büyük şehridir. Şehir merkezinde 10.406.578'lik nüfusa sahiptir. Banliyöler de eklendiğinde 18 milyona yaklaşan bir nüfusa ev sahipliği yapar.

Moskova Doğu Avrupa'nın önemli bir politik, ekonomik, kültürel ve bilim merkezidir. Topraklarının tamamı Avrupa'da yer alan en büyük şehirdir, İstanbul'un ardından Avrupa'nın 2. en büyük şehridir Ayrıca dünya'nın en büyük 18. kentsel alanına sahiptir. Forbes'in 2013 yılı araştırmasına göre Moskova dünya'nın 9. en pahalı şehri seçilmiştir. Aynı zamanda dünya'nın sayılı büyük kentsel ekonomisine sahip olan Moskova, "Global şehir" kabul edilir. Turizm konusunda dünya çapında en hızlı büyüyen şehirler arasında yer alan Moskova, aynı zamanda yer yüzündeki en kuzeyde yer alan Metropol unvanına sahiptir. Avrupa'nın en uzun tek başına duran yapısı olan Ostankino Kulesi'ne, yine Avrupa'nın en yüksek gökdeleni unvanına sahip Federation Tower'a ev sahipliği yapar. 1 Temmuz 2012'deki bölgesel genişlemenin ardından yüz ölçümü 2 kat artmış olup, 233.000 kişi ise nüfusa eklenmiştir. Avrupa Rusya'sında yer alan şehir, Moskova Nehri'nin üzerinde yer alır. Denize kıyısı olmayan en büyük şehirdir. Şehir aralarında Aziz Vasil Katedrali'nin de bulunduğu birçok tarihi bina ile zengin bir mimariye sahiptir. Kapladığı alanın %40'ını ormanlar ve yeşil alanlar oluşturması, Moskova'yı dünya'nın en yeşil şehirlerinden biri yapar. Şehir sırasıyla Moskova Knezliği, Rusya Çarlığı, Rus İmparatorluğu, Sovyetler Birliği ve son olarak şu anki Rusya devletine başkentlik yapmıştır. Moskova Rus kültürünün merkezı konumundadır ve içerisinde barındırdığı birçok müze, tiyatro ve akademik kurumlardan dolayı sayısız bilim adamı ve sanatçıya ev sahipliği yapmaktadır.

Rusya Hükümeti'nin merkezidir. Şu anda Rusya devlet başkanı'nın çalışma yeri olan Moskova Kremlini de şehirdeki önemli yapılardan biridir. Moskova Kremlini orta çağ kalesi olarak inşa edilmiştir. Kremlin ile birlikte Kızıl Meydan da Dünya Mirası listesine giren yerlerdendir. Rus parlamentosu'nun iki birimi (Devlet Duması ve Federasyon Konseyi (Rusya)) de Moskova'da bulunmaktadır.

Şehir yaygın bir transit ulaşım ağına sahiptir. 4 uluslararası havaalanı, 9 demiryolu istasyonu, sayısız tramvay, monorail sistemi ve en önemlisi dünya'nın en derin yer altı hızlı taşıma sistemine sahip olan Moskova Metrosu metropolün yaşamında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca Moskova Metrosu zengin mimarisi ve 200'ü aşkın istasyonu ile şehrin simgesel noktalarından biri haline gelmiştir.

Rusya'nın iki federe şehrinden biridir. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra Mart 1918'de başkent olmuştur. Moskova nehrinin içinden geçtiği bu şehir Dünya'nın en yoğun işleyen (mimarisi ile ünlü) metro sistemine sahiptir. 1980 yaz olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır. Moskovada yaşayan milyarder sayısı diğer dünya şehirlerden fazladır, bu da en çok milyarderin yaşadığı şehir unvanını getirmiştir. 2007 yılı istatistiklerine göre dünyanın en pahalı şehirleri listesinde 1. sıraya yerleşmiştir. Ayrıca Eurovision 2009'a ev sahipliği yapmıştır. Kızıl Meydan, Lenin Mozolesi, Tarih Müzesi, Bolşoy Tiyatrosu şehirdeki önemli mekanlardır.

Moskova'nın çeşitli lakabları vardır ve bunların çoğu şehrin büyüklüğüne veya Rus ulusu için önemine atıfta bulunur. Üçüncü Roma (Третий Рим), Beyaz Taşlı (Белокаменная), İlk Taç (Первопрестольная) ve Kahraman Şehir (город-герой). Moskovalı için kullanılan demonim erkekler için "москвич" (moskviç) kadınlar için ise "москвичка" (moskviçka). İngilizceye Muscovite olarak geçmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu

Osmanlı İmparatorluğu veya Osmanlı Devleti (Osmanlıca: دَوْلَتِ عَلِيّهٔ عُثمَانِیّه Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye), 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüş bir devlet. Doğu Avrupa, Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'ya kadar topraklarını genişletmiş ve 16. yüzyılda dünyanın en güçlü imparatorluğu halini almıştır. En geniş sınırlarına 1683 yılında ulaşmıştır (5.200.000 km2).

Devletin kurucusu ve Osmanlı Hanedanı'nın atası olan Osman Gazi, Oğuz Türklerindendir. Devlet, Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması yaygın kabule göre 1299 yılında olmuştur. Ancak Prof. Dr. Halil İnalcık ve bazı diğer akademisyenler, Osmanlı Devleti'nin 1299'da Söğüt'te değil 1302'de Yalova'da Bizans'a karşı yaptığı Koyunhisar Muharebesi sonrasında devlet niteliğini kazandığını iddia ederler. İstanbul ile sınırlı bir şehir devletine dönüşmüş olan Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nu yıkmış, bazı tarihçilere göre bu Yeni Çağ'ı başlatan olay olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı ve 1553'te Fas kıyılarına, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi'ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna'nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen'e uzanmaktaydı. Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve özerklik tanınmış olan Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu'ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar (1627) ve Lundy (1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Devlet altı yüzyıl boyunca Doğu dünyası ile Batı dünyası arasında bir köprü işlevi görmüştür. Hâkimiyeti altında bulunan topraklarda yaşayan halklar zaman zaman, toplu ya da yerel ayaklanmalar ile Osmanlı iktidarına karşı çıkmışlardır. Genel olarak din, dil ve ırk ayrımından uzak durduğu için yüzyıllarca birçok devleti ve milleti hakimiyeti altında tutmayı başarmıştır. Osmanlı İmparatorluğu, eski Türk örf ve adetlerinin ve İslam kültürünün yükümlülüklerinin doğrultusunda bir yönetim şekli belirlemiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi yapısında ve hukuk kurallarının oluşumunda İslam dininin belirleyici bir rol oynaması, Osmanlı İmparatorluğu'nun "İslam devleti", dolayısıyla bir "din devleti" olarak nitelenmesine neden olmuştur.Osmanlı İmparatorluğu dönemi bazı tarih uzmanlarınca Osmanlı Hanedanı'nın ve saray erkanının, Rum kadınlarla ve diğer Slav Hristiyan halklardan (Sırplar, Bulgarlar, Arnavutlar gibi) kadınlarla evlilik yapması, iskan politikası sebebiyle devşirilen Hıristiyan çocukların Türk-İslam örf ve gelenekleri ile yetiştirilip yeniçeri ordusuna ve devlet kurumlarına alınmasıyla beraber, Türk tarihinin Roma-Doğu Roma tarihi ile kaynaştığı dönem olarak görülür. Arnold Joseph Toynbee gibi bazı tarihçiler Türkiye'nin tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar.Türkiye Büyük Millet Meclisi 3 Mart 1924'te Osmanlı Hanedanı'nın Türkiye'den sürgün edilmesi kararını aldı. Günümüzde hanedan ile soy bağı olanların bir kısmı Türkiye'de, bir kısmı ise yurt dışında değişik ülkelerde yaşamaktadır. 2009'dan 7 Ocak 2017'deki ölümüne dek Osmanlı Hanedanı'nın başı ve Osmanlı tahtının sahibi Abdülmecid Efendi'nin büyük torunu Bayezid Osman'dı. Hanedanın şu anki lideri Dündar Osmanoğlu'dur.

Sadrazam

Sadrazam (Osmanlı Türkçesi: صدر اعظم; sadr-ı âzam) ya da vezîr-i âzam (Osmanlı Türkçesi: وزیر اعظم‎), Osmanlı İmparatorluğu'nda padişah adına devlet işlerini yöneten en yüksek derecedeki devlet adamı.

Sağlık ocağı

Sağlık ocağı, sosyal devlet olmanın getirdiği ve gerekliliğini doğurduğu bir hizmettir. Gelişmemiş, gelişmekte, kalkınmakta olan bölgelerde veya nüfus bakımından çok fazla kalabalık olmayan bölgelerde kurulan ve birinci basamak sağlık hizmetleri veren kuruluşlardır. Sağlık ocakları; hastaneler kadar personel, ekipman ve kaynağa sahip olan hizmetlerini bölgesel olarak veren sağlık hizmet kurumlarıdır.

Siyaset

Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış. Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden türemiştir.

Osmanlıca’da ise bu anlamlara ilaveten padişahın hükmettiği ölüm cezası anlamında kullanılır. Esasen İslam kamu hukukunun önemli bir unsuru olan “siyaseten katl”, Türk – İslam devlet nazariyesinde hükümdarın yetkisine bağlı olarak şekillenmiştir. Buna göre siyaseten katl, en genel tanımıyla İslam hükümdarının mutlak otoritesine dayanarak verdiği en ağır cezadır. Kavram bu haliyle, bir hükümdarın ülke idaresi ve politika zorunlulukları gereği hükmettiği ölüm cezasıdır. Kavram, İslam kamu hukukunda, özellikle de Osmanlı devlet düzeninde o denli yerleşmiştir ki siyaset sözcüğü tek başına, esas anlamının yanıda ve pek çok kullanımda hükümdarın verdiği ölüm cezasını ifade eder.Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, "polis"'e veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır. Politika bilimi (politoloji) politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.

Politika, toplumun halka dair yaptığı tüm etkinliklerdir. (Aristoteles)

Sovyetler Birliği

Sovyetler Birliği (Rusça: Советский Союз), resmî adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ( Союз Советских Социалистических Республик , Soyuz Sovetskih Sotsialistiçeskih Respublik) ya da kısa adlarıyla SSCB veya Sovyetler, Rus İmparatorluğu'nun Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşeviklerce 1917 Ekim Devrimi'yle yıkılmasından sonra 1922 yılında kurulan ve 1991 yılına dek varlığını koruyan devlet.

Avrupa'nın doğu kesimiyle, Asya'nın kuzey kesimi boyunca yayılan SSCB, II. Dünya Savaşı'ndan sonra 22.403.000 km²'lik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi. Nüfus bakımından da 293.047.571 (Haziran 1991) kişiyle 3. sırada yer alıyordu. Aynı zamanda dünyanın başlıca siyasî ve askerî güçlerinden biri olan Sovyetler Birliği'nin batısında Norveç, Finlandiya, Baltık Denizi, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan ve Romanya, güneyinde Karadeniz, Türkiye, İran, Afganistan, Çin, Moğolistan ve Kuzey Kore yer alıyordu. Kuzey ve doğu sınırlarını ise Arktik Okyanusu ve Büyük Okyanus çiziyordu. Birliğin başkenti Moskova, para birimi ise Sovyet rublesiydi.

1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşevikler tarafından 1922 yılında kurulan SSCB, Soğuk Savaş sürecinde Amerika Birleşik Devletleri'nin karşısında önemli bir güç konumunda idi. 1985 yılında iktidara gelen Mihail Gorbaçov'un başlattığı Glasnost ve Perestroyka denilen ve 6 yıl süren reformların ardından 1991 yılının sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen dağıldı. Birliğin dağılmasıyla bağımsız olan 15 cumhuriyetten 12'si bir araya gelerek Bağımsız Devletler Topluluğu'nu oluşturdu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (kısaca TBMM), 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgali sırasında direniş gösteren Türk Milletinin oluşturduğu irade ile kurulan, (asli kurucu iktidar) ve yine bu iradenin sahibi olan Türk Milletinin anayasa ile verdiği yetki ile yasama görevi yapan Türkiye Cumhuriyeti anayasal devlet organıdır. "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir" ilkesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur.Hali hazırda tali kurucu iktidar olan TBMM, diğer anayasal devlet organlarından üstün değildir. Yasama yetkisi yasa veya kanun yapma yetkisidir. Yasalar anayasaya aykırı olamaz. TBMM'nin anayasada da değişiklik yapma yetkisi bulunsa da bu yetki de Anayasa'nın Başlangıç bölümünde yer alan anlayışla ve anayasal bütünlüğe uygun olarak hareket etme ve ancak bu çerçeve içerisinde Anayasa'da değişiklik yapabilme ile sınırlıdır ve bu çerçevede meşruiyet kazanır. Anayasa'nın 6. maddesinde yer alan “hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz.” ifadesiyle yasama organı olan TBMM'nin, kendisinin yasal dayanağı olan anayasanın bütününü veya temel ilkelerini reddederek yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur. Anayasaya bağlılık yemini eden milletvekili veya partilerin bu girişimlerde bulunması, yetki aşımı ve yetki gaspı girişimi yönünden suç olan bu durum milletvekilliklerinin meşrutiyetini sorgulanır hale getirir ve cebir kullanarak anayasayı değiştirmeye teşebbüsten yargılanma durumu ortaya çıkabilir. Yasa ve anayasa değişikliklerinin halka ait egemenlik haklarını da koruyan bir toplumsal sözleşme olan anayasaya aykırı olup olmadığı Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir.

Millete ait egemenlik yetkilerinin kuvvetler ayrılığı prensibi ile verilmesinin, kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve iş birliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu anlamına geldiği Anayasanın başlangıç bölümünde belirtilmiştir.Anayasanın 108. maddesine göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Milletvekili genel seçimleri, beş yılda bir, serbest, eşit, tek dereceli, genel oy esaslarına göre, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçilen milletvekili adayları, anayasaya bağlı kalacağına dair Türk milleti önünde namusu ve şerefi üzerine yemin ederek 5 yıllığına TBMM üyeliği (milletvekilliği) hakkı kazanırlar. TBMM üyeleri (milletvekilleri), yasama dokunulmazlığına sahiptir.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ya da kısaca TCDD, Türkiye'deki demiryolu taşımacılığını düzenleyen, işleten ve kontrol eden resmi kurumdur.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde daha çok yap-işlet modeli ile sermaye sahiplerince işletilen demiryolları, 24 Mayıs 1924 tarihinde çıkarılan 506 sayılı Kanun ile devletleştirilmeye başlanmış ve Anadolu – Bağdat Demiryolları Müdüriyet-i Umumiyesi adı ile yapılandırılmıştır. Daha sonra demiryollarının yapımı ve işletilmesinin bir arada yürütülmesi ve daha geniş çalışma imkânları verilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan 31 Mayıs 1927 tarih ve 1042 Sayılı Kanun ile Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını almıştır.

1953 yılına kadar katma bütçeli bir devlet idaresi şeklinde yönetilen kuruluş, 29 Temmuz 1953 tarihli 6186 Sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) adı altında "İktisadî Devlet Teşekkülü" haline getirilmiştir. Son olarak uygulamaya konulan 233 sayılı KHK ile kurum Kamu İktisadî Kuruluşu (KİK) hüviyetini almıştır.

Türkmenistan

Türkmenistan, resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti. Türkmenistan, (Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan, ve Türkiye ile birlikte) günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY'un üyesidir. Resmî para birimi Manat'tır. Yönetim şekli cumhuriyettir. Türkmenistan, BM, İKÖ, BDT, IMF gibi uluslararası kuruluşlara üyedir.

Vali

Vali (Arapça: ولي, çoğl. Avliya 'أولياء), Arapça bir kelime olup koruyucu, muhafız, yakın biri, vasi anlamındadır.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.