Cins

Cins, birbirine benzeyen ve ortak birçok karakterleri olan türler topluluğu. Taksonomideki en önemli sınıflandırma basamaklarından biridir. Cins isimleri unominal (tek kelime) olmak zorundadır. Her zaman büyük hafle başlar ve italik yazılır. Bazen türler arasındaki farkları kategorize edebilmek için alt cinsler kullanılır.

YaşamÜst âlemÂlemŞubeSınıfTakımFamilyaCinsTür
Biyolojik sınıflandırma hiyerarşisinin sekiz ana taksonu. Aradaki küçük sınıflandırmalar gösterilmemektedir.

Cinsin alt grupları

Bir cinsin değişik kriterlere göre düzenlenebilecek birçok türü varsa şu hiyerarşik sıralama kullanılmaktadır:

  • Alt cins
  • Seksiyon
  • Alt seksiyon
  • Seri
  • Alt seri

Örnek

Araneoidea

Araneoidea, 15 familya ve 11.155 tür ile temsil edilen sekiz gözlü örümcek üst familyası.

Araneomorphae

Araneomorphae ya da Labidognatha, örümceklerin çoğunun dahil olduğu, 93-95 familya, 3.400 cins ve 37.000 türden oluşan alt takım. Örü memeleri 1, 2 ya da 3 çift olup karnın arkasında yer alır.

Atmacagiller

Atmacagiller (Accipitridae), gündüz yırtıcı kuşları (Falconiformes) takımının iki önemli ana familyasından biri. Atmacagiller, güçlü kıvrımlı gagaları olan ve beslenmeye bağlı şekli değişen büyük-küçük kuşlardan oluşur. Bir çeşit orta boy memeli böceklerlerden oluşan av öğeleri ile beslenirler. Bazıları leşlerle ve birkaçı da meyvelerle beslenir. Atmacagiller kozmopolit dağılıma sahiptirler. Dünyanın tüm kıtalarında (Antarktika hariç) bulunan ve bazıları okyanus ada gruplarından olan varlıktır. Bazı türleri göçmendir.

Atmaca, kartal, çaylak, tuygun ve Eski Dünya akbabaları gibi birçok tanınan kuş bu grupta yer alır. Balık kartalı (Pandionidae) genellikle sekreter kuşu (Sagittariidae) gibi ayrı familyadadır. Yeni Dünya akbabaları genellikle ayrı bir familya ya da takım olarak kabul edilir. Karyotip veri Atmacagillerin şimdiye kadar yapılan analizlerde gerçekten farklı monofiletik grup olduğunu gösterir, ama bu grubun gündüz yırtıcı kuşlarına ait olduğu dikkate alınmalı, bir veya birkaç farklı takıma ait bir familya olduğu zevk meselesidir.

Ağaçkakangiller

Ağaçkakangiller (Picidae), kuşlar (Aves) sınıfının karinalılar (Carinatae) bölümünün gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımına ait Ağaçkakansılar (Piciformes) alt takımı içinde yer alan ve içinde Boyunburanlar (Jynginae), Picinae ve cüce ağaçkakanlar (Picumninae) alt familyalarını barındıran familya. Bu familyadaki kuşlar Avustralya, Madagaskar ve kutup bölgeleri dışında dünyanın her yerinde bulunur. Türleri çoğu orman ve ağaçlıklı alanlarda yaşasa da, çöllerde yaşan bazı türleri de bulunur.

Ağaçkakansılar

Ağaçkakansılar veya Ağaçkakanlar (Latince: Piciformes, Pici), kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımına giren ağaçsıl kuşların oluşturduğu bir alt takım. Bu kuşlar içinde en bilineni ağaçkakangillerdir. Ağaçkakansılar yaklaşık olarak 52 cins ve 350’den fazla kuş türünden oluşur.

Genel olarak ağaçkakansılar böcekçil olsalar da tukanlar çoğunlukla meyve ve balkılavuzları ise balmumu ile beslenir. Ağaçkakansıların çoğu papağanlar gibi çift ayak parmaklıdır (zygodactyl) yani ayak parmaklarının ikisi önde ikisi arkadadır. Bu parmak dizilişinin zamanlarının çoğunu ağaçlarda geçiren bu kuşlar için oldukça belirgin yararları vardır. İki üyesi bulunan bir Kuzey Amerika ağaçkakan cinsi istisnai olarak üç parmaklıdır. Ağaçkakansıların herhangi bir yaşta alt tüyleri yoktur ve yalnızca gerçek tüyleri bulunur. Ağaç üstündeki kovuklarda yuva yaparlar ve yavruları tam gelişmemiş olarak yumurtadan çıkar.

Baykuşgiller

Baykuşgiller (Strigidae), tüm baykuşların sınıflandığı Strigiformes takımını oluşturan familyalardan biridir ve tipik baykuş türlerini içerir.

Bilimsel sınıflandırma

Bilimsel sınıflandırma veya biyolojik sınıflandırma, biyologların yaşayan veya soyu tükenmiş canlılara ait türleri nasıl gruplandıracaklarına veya kategorize edeceklerine dair bilimsel temelleri ortaya koyar. Modern sınıflandırma, Carolus Linnaeus'un, türlerin fiziksel özelliklerine göre sınıflandırılması sistemini temel alır. Bu sınıflandırma Linnaeus'dan beri Darwinci prensibin genel kuralları ışığında birçok düzenlemeye uğramıştır. Moleküler sınıflandırmanın, kullandığı DNA analizi yöntemi ile bu sınıflandırmanın birçok ilkesi de değişmiştir ve değişmeye devam etmektedir. Bilimsel sınıflandırma bir bilim olarak taksonomi veya sistematik ile ilişkilidir.

Carl Linnaeus

Carl Linnaeus (sonra Carl von Linné, Latince yazılı kitaplarda Carolus Linnaeus) (d. 23 Mayıs 1707, Råshult, (Stenbrohult, Güney İsveç) - ö. 10 Ocak 1778 Uppsala), İsveçli biyolog, hekim ve fizikçidir.

Luteryen bir papazın oğludur. Babası papazdı, ama bitkilere ve ziraata karşı ilgi duyuyordu. Linnee de babası gibi bitkilere ilgi duyan bir çocuktu. Öğrenciliğinde fiziksel matematikte başarılıydı. Öğretmeni Rothman, öğrencisinin doğa bilimlerine olan bilgi ve kabiliyetini görerek ona Boerhaave ve Tournefort'un eserlerini verdi. Linnee, 1727'de Lund'da liseyi bitirdi ve yeni akademik yılda Uppsala'da tıp eğitime başladı. Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi. Linnee çalışmalarının çoğunu tek başına yürüttü. Daha sonraki yıllarda öğretmeni Celsius, onun kapasite ve kabiliyetini takdir ederek, onu evine aldı ve Linnee onun ailesiyle birlikte yaşamaya başladı. Çalışmalarındaki başarıları sayesinde Linnee, daha mezun olmadan üniversitede ders vermeye başladı ve büyük bir öğrenci kitlesine hitap etti. Linnee araştırmalarında halktan büyük yardım gördü. Lappland ve Dalecarlia’ ya seyahatler yaptı, bitki örnekleri topladı ve aynı zamanda o bölgelerde yaşayan insanların adet ve gelenekleriyle ilgili bilgiler edindi. Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.

Linnee tıp doktoru olmak istiyordu, fakat o dönemde İsveç'te böyle bir derece yoktu. Linnee gelecekteki kayınpederinin maddi yardımıyla Hollanda'ya gitti ve orada birkaç hafta içinde bu dereceyi aldı. Daha sonra Amsterdam'a ve Leiden'a gitti. Birçok bilim adamı ve bilimle ilgilenen kişiyle tanıştı. Bunlar arasında kitaplarını okuduğu Boerhaave de vardı. Linnnee, 1735'te ‘Systema Naturae’ adlı eserini yazdı ve bu eseriyle üne kavuştu. On iki baskıdan oluşan eserin son baskısında hayvanların ilke olarak birer makine olduklarını kabul etmiş bulunmaktaydı. 1735'te tıp doktoru unvanını aldı. Hatta geçmiş ve çağdaş bilim adamlarını da askeri rütbelerle sınıflandırmış ve bu arada kendine general rütbesini uygun görmüştü. Bunun ardından üç yılda Hollanda'da patronların desteğinde birbirini takip eden şahane eserler yayınladı. Linnee, memleketini özlemişti, fakat oraya dönmeden önce İngiltere ve Fransa'yı ziyaret etti. Linnee, İsveç'e, Avrupa'da şöhret kazanmış olarak döndü. 1741'e kadar Stokholm'da doktor olarak güç şartlar altında çalıştı. 1741'de Uppsala Üniversitesi'ne tıp ve bitki bilim profesörü oldu ve ölünceye kadar bu görevini sürdürdü. Stokholm'deyken bilim akademisinin kurulmasında görev aldı. Çalışma kapasitesi ve öğreticiliği mükemmeldi. Linnee, Rudbeck zamanında kurulmuş olan botanik bahçesini geliştirdi ve Avrupa'daki en güzel botanik bahçesi haline getirdi. Linnee, araştırılmamış bölgelere araştırıcı olarak gruplar yolladı; birçok keşif seyahatleri düzenledi ve birçok kişinin çalışmasında önderlik etti.

Linnaeus, minerallerin yer altında gelişen canlı maddeler olduğunu düşünüyordu. Linnaeus'un kütüphane ve koleksiyonları bir Londralı tabip olan J. E. Smith tarafından satın alındı.

Linnaeus, biyoloji ve botanikte sınıflandırma esasını getirmiş, bütün canlıları bir cetvelde göstermiştir. Onun bu metodu, bugün de kullanılmaktadır.

1737 yılında yayınladığı Genera Plantarum (Bitki Cinsleri) adlı yapıtında bitkileri çiçek yapılarına göre cins düzeyinde tavsif etmiştir. Linnaeus 1753'te derlediği Species Plantarum (Bitki Türleri) kitabında 6 bin kadar bitki türüne ikili adlandırma sistemini uyguladı. 1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.

Linnaeus, bitki ve hayvanlarda ikili isimlendirmeyi başlatmıştır. Bu sistemde Latince veya Yunanca bir isimden sonra özel bir ikinci isim gelmektedir. Bitkiler için yaptığı sınıflandırma ile, o güne kadar tarif edilemeyen bazı bitkiler, kolaylıkla tarif edilebildi. Bitki ve hayvanları, iç bünyelerinin benzerliğine göre cins cins gruplandırdı. Botanik ve zoolojide bugün de kısmen kullanılan taksonomiyi (isimlendirmeyi) başlattı.

Bunlardan başka, Linnaeus ilaçlar üzerinde, İsveç etnolojisi ve coğrafyası üzerinde de çalışmaları bulunmaktadır. İsveç'in gelişmemiş bölgelerini gezmiş ve gördüklerini anlatmıştır.

Dictynoidea

Dictynoidea, Araneomorphae alt takımından 6 familya ve 1718 tür ile temsil edilen sekiz gözlü örümcek üst familyası.

Domuz

Domuz, Sus cinsinde bulunan hayvanlara verilen genel isimdir. Sus cinsi Suidae familyasına bağlıdır.

Memeli bir hayvan türü olan domuzun kökeni Avrasya'dır. Hepçil olan domuzlar hem otobur hem de etoburdurlar. İnsanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve çiftlik hayvanı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sert kılları geleneksel olarak fırçalarda kullanılmaktadır.

Domuzlar genellikle eğitilebilir, evcilleştirilebilir hayvanlar bu nedenle bazıları evcil hayvan olarak barındırılmaktadır.

Bir seferde yaklaşık 6-12 arasında yavru doğuran domuzlar, tutsaklık halinde kendi yavrularını yiyebilirler. Domuzların ter bezleri yoktur, bu nedenle sıcak havalarda kendilerine serin tutabilmek için sürekli olarak su veya çamura erişmeleri gerekir. Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.

Eşcinsel evlilik

Eşcinsel evlilik, hemcins evliliği veya evlilik eşitliği, aynı cinsten bireylerin evlenmesi ve karşı cinsten bireylerin evliliği ile eşit haklara ve statüye sahip olması durumu.

Evlilik eşitliğinin yasallaştırılması APA'nın "yasal hak" nitelemesi ve eşitlikçilik konusunda cinsel ayrımın ortadan kaldırılması için aynı cinsten bireylerin resmî olarak birlikte yaşamalarına dair düzenlemeler bütününü kapsar.

Familya

Familya, ortak özellikleri aynı olan yakın cinslerin topluluğu. Familya isimleri kendisine dahil olan bir cins adından yola çıkarılarak sonuna -aceae ya da-ae ilave edilerek belirlenir. Türkçe isimlendirme Türkçe cins adı ve "gil" eki birleştirilerek oluşturulur. Örneğin Pinus cinsine çam adı verilir, Pina-ceae ve çam+giller gibi. Bazen bu kuralın dışına çıkıldığı da görülür. Familya isimleri tek kelimedir ve hiçbir zaman italik yazılmaz.

Sınıflandırmayı kolaylaştırmak amacıyla bazen üst familya ve alt familya gibi taksonomik basamaklar tercih edilir.

Meşe

Meşe, kayıngiller (Fagaceae) familyasının Quercus cinsinden 400 kadar türü arasında yaz-kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı orman ağaçlarının ortak adı.

Dünya üzerinde geniş bir yayılış sahası vardır. Anavatanı Anadolu, Irak, İran, Suriye, Lübnan, Afganistan, Pakistan ve Yunanistan’dır.

25 m boya ve 2 m gövde çapına erişebilen geniş tepeli ağaçlardan, 3-5 m boya sahip çalılara kadar değişen türleri vardır. Bu bitkilerin gövdeleri düzgün, kabuk önceleri düzgün, sonraları kalın ve yırtılmış durumda olup, esmer renktedir. Kökleri yanlara ve derinlere çok gider. Yaprakları da formları gibi değişkenlik gösterebilir, loplu, dişli ya da düz kenarlıdır. "Palamut" adı verilen silindirik meyveleri bir kadeh içinde yer alır. Bazı türlerinin palamudu büyük ve tırnaklı olur.

Tanen bakımından zengin olan bu tür palamudun şırası sepicilikte ve boya sanayiinde kullanılır. İçinde pelit denilen tohumu vardır. Pelit doku bakımından kestaneye benzer. Ancak, tadı acı olduğu için hayvan yemi olarak değerlendirilir. Meşe, alakarga ve sincabın kışın yemek için toprağa gömdüğü ya da kendiliğinden toprağa karışan pelitlerden ürer.

Su örümcekleri

Su örümcekleri (Latince: Cybaeidae) 12 cins kapsayan bir örümcek familyasıdır.

Transgender

Transgender (Okunuşu: /trænsˈdʒɛndər/), kişinin cinsiyet kimliği ile atanmış olan cinsinin uyumlu olmaması durumu. Bu duruma sahip kimseleri tanımlamak için trans birey ifadesi kullanılır ve cinsel yönelimden tamamen bağımsız bir olgudur; trans bireyler de aynı zamanda karşıcinsel, eşcinsel, çiftcinsel vs. şeklinde tanımlanabilirler; bazı trans bireyler ise geleneksel cinsel yönelim etiketlerinin yetersiz veya kendilerine uygulanamaz olduğunu düşünmektedir. Türkçede transgender teriminin açık bir karşılığı yoktur ve bunun yerine birçok kişi travesti ve transseksüel kelimelerini kullanmaktadır.Transgender tanımlaması şunları kapsar:

"Bireylerin kadın veya erkek cinsiyet rollerine ait geleneksel tanımlara açıkça uygun olmaması, fakat bunlar arasında hareket etmesi"

"Bireylerin doğumda sahip olduğu cinsel organa bakılarak atandıkları cinsin, kendilerini tanımlama konusunda yanlış veya eksik olduğunu hissetmesi."

"Doğumda atanan cins (ve kabul edilen cinsiyet) ile tanımlanamama veya temsil edilmeme"

Tür

Tür, ortak özellikler taşıyan, aynı veya yakın gen havuzunda bulunan biyolojik gruptur.

Türlerin sınıflandırılmasında uluslararası ikili adlandırma sistemi benimsenmiştir. Bu sisteme göre her yeni türe Latince bir cins bir de tür adı verilir. Bu adlardan ilki tanımlanan türe akraba olan öbür türleri de içeren cinsi belirtir; ikincisi yalnızca bu türe özgü bir addır. Cinsin ismi daima büyük, türün ismi ise daima

küçük harflerle italik yazılır.

Örneğin; Mavi ladinin bilimsel adı Picea pungens tir. Böylece yeryüzünün herhangi bir yerindeki bir bilim insanı bu türün Türkiye'de bulunan Picea orientalis (doğu ladini) ile yakın akraba olduğunu kolayca anlayabilir.Hatta bazı bilim adamları hala bulunmayan türlerin olduğunu söylemektedir.

Türlerin birbirinden farklı oluşunu onların kalıtsal yapısı saptar. Bunlar yapısal, biyokimyasal, fiziksel ve davranışsal ayrıcalıklar olabilir. Tüm bunlara diagnostik özellikler denir. Birbirine yakın türler, belirli bir coğrafik bölgede birbirinden yalıtılmakta ya da çiftleşme zamanlarının farklılaşmasıyla, farklı davranışlara sahip olarak birbirinden kopmuş fakat önceden aynı gen havuzuna sahip olan populasyonlardır. Bu yakın türler yapay koşullar altında birbiriyle çiftleşerek yavru elde edilebilir.

Türler sabit olmayıp kendi içinde daha alt birimlere ayrılabilir. Eğer bir tür iki veya daha çok alt tür veya varyete gibi alt taksonlara ayrılıyorsa bu türlere politipik tür eğer hiçbir alt türe ayrılmıyorsa buna monotipik tür denilir. Kimi durumlarda iki tür morfolojik bakımdan tamamen birbirinden ayrılmışlardır. Morfolojik bakımdan birbirinin benzeri olmasına karşın, üreme bakımından tamamen birbirinden ayrılmışlardır. Morfolojik bakımdan birbirinin aynı olduğu halde aralarında üreme engeli olan türlere ikiz tür adı verilir.

Yarasa

Yarasa (Latince: Chiroptera), uçma yeteneğine sahip memeliler takımı.

İkili adlandırma

İkili adlandırma ya da binomial nomenklatür, tür adlarının iki kelimeden oluşacak biçimde gösterilmesi sistemi. Carl Linne'nin (1707-1778) bitki ve hayvanların isimlendirilmesi için ikili adlandırma (binomial nomenklatür) yani, 2 sözcükten oluşan (Cins adı+Epitet adı=Tür adı) bir sistem geliştirmiştir. Bu sistem bugün bazı değişikliklere uğramış ise de, prensipler hâlâ binomial nomenklatür kuralları çerçevesinde halen geçerliliğini korumaktadır.

İsim

İsimler veya adlar; özel-genel (cins), canlı-cansız, somut-soyut tüm varlık, kavram ve olayları karşılayan kelimeler. Sıfat, zarf, zamir gibi kelime grupları isim soylu kelimeler olarak kabul edilir. Türkçede isimler genel olarak kabul edilen dört farklı şekilde sınıflandırılır:

Oluşlarına (maddelerine) göre

Verilişlerine (adlandırmalarına) göre

Kelime yapısına göre

Sayılarına göre

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.