Ahit eleştirisi

Ahit eleştirisi veya Ahitsel eleştiri, uzmanca yapılmış "Ahit yazıtlarını kavrama ve ayrımcılık yoluyla yargılama usulüyle çalışma ve incelemelerdir."[1] Metnin nasıl, neden, kim tarafından, kimin için, hangi şartlar altında, nelerden etkilenerek, hangi kaynaklar kullanılarak ve ne mesaj vermeye çalışılarak yazıldığını araştırmaktadır. Bu eleştiri Eski Ahit'ten Yeni Ahit'e kadar bir alanı kapsar. Ayrıca İsa'nın tarihi gerçekliğini araştırmada önemli rol oynar.

Gutenberg Bible
Gutenberg İncili, ilk baskılı İncil

Notlar

  1. ^ Harper's Bible Dictionary, 1985

Dış bağlantılar

Ahit'in yazıldığı tarih

Ahit, çeşitli "kitapların" farklı zamanlarda derlenmesiyle oluşmuştur. Eski Ahit'in yazıldığı tarihi bulmak güçtür. Metinsel eleştiriye göre en erken MÖ 2. binyılda Musa ve Mısır'dan çıkış zamanında yazılmış olabilir, fakat bu da daha önceki yazıların derlenmesiyle oluşturulmuş olabilir.Elde olan en eski İbrani dini yazıtları MÖ 2. yüzyıla ait Ölü Deniz parşömenleri'nden parçalar olup tümüyle bugüne kalan eser 4. yüzyıla ait Yunan tercümesidir ve 9. yüzyılda modernleştirilmiştir.

Yeni Ahit kitapları ise 1. ve 2. yüzyıla aittir. En eski Yeni Ahit parçaları 2. yüzyılın ortalarına rastlar. Bu nedenle, bu eserlerin başlangıcını bulmak metinsel eleştiri, filoloji, dilsel kanıtlar ve tarihi olaylara bağlıdır.

Ahit ve tarih

Ahit, tarihi açıdan birçok alanda etki sahibi olmuştur. Arkeoloji ve astronomiden dil bilime kadar etkisi bulunan Ahit, antik ve modern kültür, mitoloji, antropoloji, ahlak gibi konulara önemli derecede etki etmiştir. Tarihi içeriği, olaylara atfedilen önem ve Ahit'te açıklananlarla tarihi kanıtlar arasındaki kıyaslamalar sadece Ahit'te yazılanların yanı sıra fazlaca bilgi sunmaktadır.

Ahit yazarları

Ahit asırlar boyunca farklı kişiler tarafından yazılmıştır. Bunlardan çok azı geleneksel olarak bir kişi ile bağdaştırılırken (buna en büyük istisna Yeni Ahit'teki Pavlus'un mektuplarıdır) çoğu büyük ölçüde düzenlemelerle karşılaştığından bu metinlerin kökeninin bugün ne olduğu tam olarak bilinememektedir.

Ayin Dekalogu

Ayin Dekalogu (veya Ayinsel Dekalog, Küçük Ahit kodu) Çıkış 34:11-26'da verilen emirlerin listesidir. Johann Wolfgang von Goethe'nin teklifini benimseyen yüksek eleştiri ekolünden din bilimciler, On Emir olarak da bilinen Çıkış 20:2-17 ve Tesniye 5:6-21'deki "Etik" veya "Ahlaki Dekalog" ile kıyaslamaktadır. İnanışa göre, Ahit'teki din "ayinsel"den "etik"e doğru evrim geçirmiştir ve metinde ters gözükse dahi "Ayin Dekalogu" "Etik Dekalog"dan önce yazılmıştır. Diğer din bilimciler, Çıkış 34'teki ayetleri "küçük Ahit kodu" olarak adlandırmaktadır; düşünüşe göre küçük Ahit kodu, On Emir ile aynı zamanlarda yazılmış olup ya İsrail dininin farklı bir fonksyonuna hizmet ediyordu ya da Antik Yakın Doğu dini metinlerinden etkilenilmişti.Yunanca dekalog (δέκα λόγοι) ve İbranice aseret ha-dvarim (עשרת הדברים) "On Emir" anlamına gelmektedir.

Belgesel hipotez

Belgesel hipotez (İngilizce: Documentary Hypothesis [DH]) veya Wellhausen hipotezi; Tevrat'ın, yani Musa'nın beş kitabının, birbirlerinden bağımsız, paralel ve tam hikâyelerden oluştuğunu ve redaktörler (düzenleyiciler) tarafından bir dizi düzenlemelerden geçtikten sonra son hâlini aldığını iddia eden hipotez. Kesin olmamakla birlikte, uzmanlar arasında hikâyelerin genel olarak dört kaynaktan birinden geldiği görüşü hâkimdir.

Tutarsız metinleri uzlaştırmaya ve geleneksel açıklamaları reddedip uyum sağlamaya çalışırken bazı 18. ve 19. yüzyıl dinbilimcileri; Tevrat'ın, kendi içinde tam ve bağımsız olan ve zaman zaman tutarsız kaynaklardan gelen hikâyelerden oluştuğuna kanaat getirdiler. Bu hipotez 19. yüzyılda gelişti ve temel olarak 4 ana kaynağın varlığı görüşünde birleşildi. Bu kaynaklar, MÖ 10. yüzyılda yazıldığı düşünülen Yahvist ((J) - Jahwist) ve MÖ 8 ila 6. yüzyıllar arası yazıldığı düşünülen Elohist (E), Tesniyeci ((D) - Deuteronomist) ve Ruhbani ((P) - Priestly source) kaynaklardır. Kaynaklar, redaktörler (R) tarafından derlenip son halini aldı. Son derleme MÖ 6 ile 5. yüzyıllar arasında gerçekleşmiştir.

Julius Wellhausen'in bu hipoteze katkısı JEDP kronolojik sırasını sunmak oldu. İsrail'in dinî tarihine ve bu zamandan beri yükselen ruhban sınıfının gücüne uyumlu olarak şu formülü sundu:

Yahvist kaynak (J): ~MÖ 950'lerde, güneydeki Yehuda Krallığı'nda yazıldı.

Elohist kaynak (E): ~MÖ 850'lerde kuzeydeki İsrail Krallığı'nda yazıldı.

Tesniyeci kaynak (D): ~MÖ 600'lerde Kudüs'te dinî reformlar zamanında yazıldı.

Ruhbani kaynak (P): ~MÖ 500'lerde Babil'de, sürgündeki Harun soyundan gelen rahipler tarafından yazıldı.

Tevrat Redaktörleri: önce JE, sonra JED ve ardından JEDP olarak derlenip ~MÖ 450'lerde Tevrat son hâlini aldı.Belgesel hipotez, 20. yüzyılda dinbilimcilerinin odaklandığı konu olurken Tevrat'ın kaynağı konusundaki çeşitli modellerin ana çerçevesini oluşturdu. Çeşitli düşünürler bu hipoteze eklemeler yapıp zamanla geliştirdi. Fakat, 20. yüzyılın sonlarına doğru, Whybray'in bu hipotezi çürütmeye çalışan tezleriyle Belgesel hipotez taraftarları sayısında düşüş gerçekleşti. Bunun üzerine, Rolf Rendtdorff ve Thomas L. Thompson gibi dinbilimciler, Wellhausen hipotezinin özünden uzaklaşarak Tevrat'ın temellerini bulmak için farklı görüşler ortaya attılar. Sayıları azalmasına rağmen bugün başta Amerika Birleşik Devletleri'nde olmak üzere Belgesel hipotezin doğruluğuna inananlar hâlen mevcuttur.

Panbabilizm

Panbabilizm, Orta Doğu kültürleri ve dinleri ile genel olarak medeniyetin eninde sonunda

Babil mitlerinden kaynaklandığını savunan düşünce ekolüdür.

Q metni

Q metni; Matta ve Luka İncillerine kaynaklık ettiği öne sürülen, ancak yazılı örnekleri bulunamayan kuramsal metin.

19. yüzyıl araştırmacıları, Matta ve Luka İncillerinin, kendilerine kaynaklık ettiği öne sürülen Markos İncili'nde bulunmayan çok miktarda ortak metne sahip olduğunu fark ettiler. Buna dayanarak, Matta ve Lukas İncillerinin ikinci bir ortak kaynağa dayandığını öne sürdüler ve buna Q metni adını verdiler. Q, Almanca quelle (kaynak) kelimesinden gelmektedir.

Bu metin, büyük olasılıkla İsa'nın sözlerinin derlendiği bir kitaptı. Bu kitabın varlığını kabul etmek, İncillerin iki ayrı kaynaktan geldiğini öne süren teorinin temellerinden biridir. İki kaynak teorisine göre Matta ve Luka, birbirlerinden bağımsız olarak Markos İncilini ve Q metnini kaynak olarak kullanmışlardır.

Q metni, Sinoptik sorununun en yaygın kabul gören çözümüdür.

Q metni tüm araştırmacılar tarafından kabul edilmez. Bazıları ilk yazılan İncil'in Markos'unki olduğunu kabul etse de, Luka'nın hem Markos hem Matta'yı kaynak olarak kullandığını iddia eder. Bunlara göre, Matta ve Luka arasındaki benzerlikler, birbirinden bağımsız yazılmış iki metin için tesadüfle açıklanamayacak kadar fazladır: Ya Matta ve Luka birbirini tanımaktadır veya biri diğerini kaynak olarak kullanmıştır.

Diğer araştırmacılar, Markos İncili'nin ilk İncil olduğunu (ve diğerlerince kaynak olarak kullanıldığını) reddeder. Bu görüşe göre Markos; Matta ve Luka incillerinin bir özetidir.

Q metni eğer var olduysa, oldukça erken dönemde kaybolmuş olmalıdır. Zira hiçbir kopyası ele geçirilemediği gibi, eski yazarlardan hiçbiri de ona atıfta bulunmamıştır.

20. yy'ın başlarında çeşitli araştırmacılar Matta ve Lukas İncillerinden hareketle Q metnini yeniden yazmaya çalıştılar. Ancak bu çabaların hepsi birbirinden çok farklı metinlerin oluşmasına yol açtı ve sonuç olarak Q metni çalışmalarına olan ilgi azaldı.

1960'larda Tomas İncili'nin ortaya çıkmasıyla birlikte bu ilgi yeniden canlandı. En eski Hristiyan metinlerinin Tomas İncili ve Q metni üslubunda İsa'nın sözlerinin derlemeleri olduğu, Yeni Ahit'teki İncillerin bunlardan hareketle oluştuğu öne sürüldü. Özellikle John S. Kloppenborg, Q'nun üç aşamadan oluştuğunu öne sürdü: En eski aşama, fakirlik ve müritliği anlatan özlü sözlerdi. Bunlar, "şimdiki nesli" eleştiren hükümler katmanıyla zenginleştirilmişti. Son olarak, İsa'nın hayatıyla ilgili kısımlar eklenmişti.

Tevrat

Tevrat, Tora veya Pentateuk (Arapça: توراة tawrat, İbranice: תורה Torah, Yunanca: Πεντάτευχος Pentatevhos), Tanah ve Eski Ahit'in ilk beş kitabına verilen isim. Musa'nın Beş Kitabı olarak da bilinir. Orijinal olarak İbranice yazılmıştır. Tanrı tarafından Musa'ya vahyedildiğine inanılır. Tevrat sözcüğü bazen Tanah'ın tamamı için de kullanılır.

Wiseman hipotezi

Tablet teorisi olarak da bilinen Wiseman hipotezi, P. J. Wiseman'ın (1888 - 1948) New discoveries in Babylonia about Genesis (tercüme: "Tekvin hakkında Babil'deki yeni keşifler") (1936) kitabında savunduğu üzere Tekvin'in yazarı ve kompozisyonu ile ilgili teorisidir. Güncellenmiş versiyonu olan Ancient records and the structure of Genesis: A case for literary unity (tercüme: "Tekvin'in antik kayıtları ve yapısı: Yazınsal birlik olgusu") 1985'te oğlu Donald Wiseman tarafından yayınlandı.

Teoriye göre, Tekvin'de Musa veya diğer yazarların bir araya getirdiği pasajlar, kil tabletler üzerine çivi yazısıyla yazılmış Mezopotamya kökenli tarih ve soyağacı kayıtlarıdır ve İbrahim tarafından İbranilere verilmiştir.Ahit eleştirisi açısından çok az kişi tarafından ilgi gören bu hipotez R. K. Harrison (1969) tarafından da desteklenmiştir.

Yuhanna cümleciği

Yuhanna cümleciği Yeni Ahit'te 1. Yuhanna'nın birinci mektubunda (5:7-8) geçen bir cümle. Batı edebiyatında bu cümle Comma Johanneum, Yuhanna koması, Göksel Tanıklar, 1. Yuhanna 5:7 veya 1. Yuhanna V:7 olarak bilinir. Bu cümlenin orijinal Yeni Ahit'te var olmayıp Hristiyanlıktaki teslis inancına doktrinel temel sağlamak için teslisçi din adamları tarafından sonradan eklendiği 1500'lerden bugüne savunulagelmiştir. 1. Yuhanna 5:7-8'deki Yuhanna cümleciği:

tanıklık edenler üçtür; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. Bunların üçü birdir.

Yuhanna cümleciğinin orijinal Yunanca metinlerde olmadığına ilk dikkati çeken kişi Desiderius Erasmus'tur. Yuhanna cümleciğinin düzmece olduğunu savunan Desiderius Erasmus'un bazı yapıtları o devrin baskın dini otoritesi Katolik Kilisesi'nin teslis doktriniyle örtüşmediğinden dolayı Katolik Kilisesi, Erasmus'un bazı eserlerini Index Librorum Prohibitorum 'a (Yasak Kitaplar Dizini'ne) dahil etti.

İslam'da kutsal kitaplar

İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır. Bu kavram, Allah tarafından bazı peygamberlere kitaplar indirildiğine, bu kitapların içeriklerinin tamamıyle doğru ve gerçek olduğuna inanmak demektir. Kitaplara iman ile ilgili Kur'an'da:

"Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam mânasıyla sapıtmıştır" ifadeleri yer almaktadır.İlk dönem Müslüman ilahiyatçılardan bazıları Tevrat ve İncil'in tahrif edildiğini düşünürken bazıları sadece yorumlandığını düşünmektedirler. Örneğin ilahiyatçılardan İbn Hazm'ın Kitâbu Izhâr-ı Tebdîli’l-Yehûdi ve’n-Nasârâ li’l-Kitâbeyni et-Tevrâte ve’l-İncil adında bir kitabı bulunmaktadır ve Kitab-ı Mukaddes'deki metinlerin çoğunun lâfzî/literal olarak tahrif edildiğini belirtmektedir.İslam inancına göre değiştirilmiş 3 kitap vardır. Tevrat (Yahudilik tarafından değiştirilmiştir), Zebur (Yahudilik tarafından değiştirilmiştir), İncil (Hristiyanlık tarafından değiştirilmiştir). Değiştirilmeyen tek kitap ise Kur'an'dır.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.