2006 Lübnan Savaşı

2006 İsrail-Lübnan Savaşı, Hizbullah'ın askeri kanadı ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında Lübnan toprakları ve İsrail'in kuzeyinde, 12 Temmuz-14 Ağustos 2006 tarihleri arasında sürmüş olan silahlı çatışmadır.

Kriz, Lübnan'da yerleşmiş Hizbullah örgütünün, 12 Temmuz 2006 tarihinde 2 İsrail askerini kaçırması ve 8'ini öldürmesiyle başlamıştır. Askerlerin kaçırılmasına ek olarak güney Lübnan'daki Hizbullah militanlarının İsrail topraklarına Katyuşya füzeleri ateşlemesi; İsrail tarafından Lübnan'ın bir savaş hareketinde ("act of war") bulunduğu şeklinde yorumlanmıştır. Bunun üzerine İsrail, Lübnan'a hava ve kara saldırıları yapmış ve ülkenin limanlarını denizden ablukaya almıştır. İsrail'in bu davranışına karşılık olarak Hizbullah, güney Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine yaptığı füze saldırılarını şiddetlendirmiştir.

Bir aydan fazla süren çatışmaların ardından, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aldığı 1701 sayılı karar uyarınca 14 Ağustos'ta taraflar saldırılarını durdurmuştur. İsrail, Lübnan'a uyguladığı ablukayı 7 Eylül 2006 yerel saatle 18:00'e kadar kaldırmayı taahhüt etmiştir. Litanni Nehri'ne kadar olan Güney Lübnan topraklarını işgal etmiş olan İsrail, Lübnan ve UNIFIL askerlerinin konuşlandırılmasına paralel olarak birliklerini geri çekmiştir.

Krizin ilk günlerinden beri aralıksız süren İsrail saldırılarının 1.000'in üzerinde sivil Lübnanlıyı öldürmüş olması,[2] İsrail'in uluslararası alanda çok ağır eleştirilere hedef olmasına sebep olmuştur.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Louise Arbour, kriz sırasında savaş suçlarının işlenmiş olabileceğini söylemiştir.[3]

2006 İsrail-Lübnan Krizi
Tyre air strike

İsrail tarafından Tyre'nin (Sur) bombalanması
Tarih12 Temmuz 2006 – 14 Ağustos 2006
BölgeLübnan ve Kuzey İsrail
Sebepİsrail-Lübnan sınırında Hizbullah örgütü tarafından 8 İsrailli askerin öldürülmesi ve 2 İsrailli askerin esir alınması. Hizbullah'ın Kuzey İsrail topraklarına füze ve havan saldırıları yapması.
Sonuç14 Ağustos'ta ateşkes yürürlüğe girdi. Ateşkesin hemen ardından iki taraf da zafer ilan etti.
Taraflar
Hizbullah Flag of Israel.svg İsrail
Kayıplar
Lübnan kaynaklarına göre 300 İsrail'e göre 500 direnişçi öldürülmüştür.

Sivil Kayıplar:
40 ölü
60'tan fazla yaralı
Askeri Kayıplar[1]
130 ölü
650'ye yakın yaralı
2 esir
130 Merkava tankı
2 savaş uçağı
5 helikopter
408 zırhlı araç
3 fırkateyn
Fransız bir kaynak İsrail'in 1000'in üzerinde kaybı olduğunu belirtmiştir.

İran kaynakları da kaybın 2300 olduğunu belirttiler.
Sivil Lübnanlılar:
1,109 ölü
3,500'den fazla yaralı
1,000,000'dan fazla sivil mülteci durumuna düştü

Krizin başlaması

İsrail ile Lübnan arasındaki kriz, İsrail'in kumsalda bulunan Filistinli ailelere ateş açması ile başlamıştır.[2]. Orta Doğu'da İslami militanlar ile İsrail arasındaki savaşın tekrar alevlenmesi bir ay kadar önce olmuştur. 9 Haziran'da İsrail'in Gazze Şeridi'ne yaptığı bir saldırıda aynı aileden sekiz kişiyi öldürmesi, Filistin'de iktidarda olan Hamas örgütünün İsrail ile yaptığı ateşkesi sonlandırmasına yol açmıştır. Aynı zamanda 2006 Gazze Krizi'ni başlatan bu olay başta İslam dünyası olmak üzere birçok kesimden tepki almıştır.

Hizbullah'ın saldırısı

12 Temmuz 2006 günüde, yerel saate göre sabah saat 9.05'te, Hizbullah militanları güney Lübnan'daki mevzilerinden İsrail askeri birliklerine ve sınır kasabalarına havan ve füze saldırısında bulundular. Daha sonra ise İsrail ordusunu bağlı iki Humvee personel taşıyıcılarına da saldıran Hizbullah militanları, sekiz askeri öldürdü ve iki tanesini esir aldı.

Hizbullah ve Lübnan polisi, esir alınan İsrail askerlerinin Lübnan topraklarına sızmış olduğunu iddia etmektelerse de[4], İsrail bu iddiaları reddetmektedir.

İsrail'in tepkisi

Hizbullah'ın Lübnan'da hiçbir engelle karşılaşmadan var olabilmesi ve kaçan militanların Lübnan'da saklanması sebebiyle İsrail hükümeti bu davranışı bir savaş ilanı olarak kabul etmiş ve Lübnan hükümetini sorumlu tutmuştur. Saldırılardan çok kısa bir süre sonra İsrail birlikleri sınırı geçerek takibe başladı ve Güney Lübnan'daki yerleşim merkezlerine hava saldırısı yaptı.

Kaçırılan askerleri kurtarmak için takibe başlayan İsrail birliklerinden bir Merkava tankı bir Hizbullah bombasının üzerinden geçti ve bombanın patlamasıyla havaya uçtu, tankın dört mürettebatı öldü. Hizbullah militanlarıyla çıkan çatışmada, saat öğlen üç sularında bir İsrail askeri daha öldü.

Lübnan'ın bu saldırıdan dolayı çok ağır bir bedel ödeyeceğini söyleyen İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Dan Halutz, "Lübnan'ı 20 yıl öncesine geri döndürebiliriz" dedi.[5]

Lübnan'ın tutumu

İsrail'in Beyrut hükümetini krizden sorumlu tutmasına rağmen Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora saldırıdan hükümetinin haberi olmadığını ve Lübnan'ın sorumlu tutulamayacağını söylemiştir. Kriz boyunca ateşkes çağrıları yapmak birlikte, Beyrut hükümeti edilgen bir tutum sergilemiş ve Lübnan silahlı kuvvetleri İsrail birlikleri ile çatışmaya girmekten kaçınmıştır.

Sinyora'nın uluslararası arabulucuların çatışmayı sonlandırması için çağrıda bulunmasına rağmen çatışmalar hala devam etmiştir.

İsrail'in saldırıları

Locations bombed Aug13
12 Temmuz tarihi ile 13 Ağustos 2006 tarihleri arasında İsrail tarafından Lübnan'da bombalanan yerler.

İsrail Hava Kuvvetleri, Hizbullah militanları ve liderlerinin bulunduğunu tahmin ettikleri bölgelere hava saldırıları yapmaya başladı. Ayrıca, Suriye ve İran'ın Hizbullah'ı desteklemesini engellemek iddiasıyla Beyrut ve çevresindeki altyapı tesislerine ve yollara saldırılar düzenledi.

13 Temmuz'da yapılan saldırılar sonucu Beyrut Havalimanı hasar gördü ve uçuşlara kapatıldı. Bunun yanı sıra İsrail uçaklarının dört haftayı aşan yoğun bombardımanı sonucunda Beyrut'ta ve çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu köy ve kasabalarda 1000'den fazla sivil öldürüldü. Başta Beyrut'ta olmak üzere Lübnan'da büyük derecede maddi hasar meydana geldi. Hastaneler, yollar ve televizyon/radyo istasyonları da İsrail saldırıları sonucunda yıkıldı. Lübnan hükümeti, Lübnan'da meydana gelen maddi zararın yaklaşık 2.5 milyar dolar civarında olduğunu söylemiştir.

Saldırılarda ölenler arasında Lübnan'da bulunan yabancılar da bulunuyordu. Fakat, kısa bir süre içinde birçok devlet kendi vatandaşlarını deniz yoluyla tahliye etmiştir. Bu tahliyelerin çoğunluğunda Türkiye önemli roller oynamış, taşımacılık ve ev sahipliği yapmıştır. Buna karşın İsrail, Avustralyalıları taşıyan gemiye taciz atışları gerçekleştirmiştir.

İsrail hava saldırıları sırasında Birleşmiş Milletler'e bağlı bir gözlemleme tesisi füzeler tarafından vuruldu ve 4 silahsız Birleşmiş Milletler personeli hayatını kaybetti. 25 Temmuz'da gerçekleşen bu saldırının sonrasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, İsrail'in kasten bu saldırıyı gerçekleştirdiğini söylemişse de[6], İsrail bu iddiayı reddetmiş ve olaydan derin üzüntü duyulduğunu söylemiştir. Saldırıya rağmen Birleşmiş Milletler, ABD'nin veto hakkını kullanmasıyla İsrail'e karşı bir "kınama" kararı alamamıştır.

Hizbullah'ın saldırıları

2006crisis lebanon israel
Hizbullah'ın roket saldırılarına uğrayan İsrail yerleşim merkezleri 7 Ağustos.

İsrail'in ilk tepkisinden sonra açıklama yapan Hizbullah, ellerinde İsrail'i vurabilecekleri 13,000 füze olduğunu söylemiştir. Kriz boyunca Hizbullah tarafından, Güney Lübnan'daki mevzilerinden İsrail'in kuzeyindeki şehir kasaba ve köylere 3.970 roket fırlatıldı. Bu füzelerden bazıları İsrail'in orta kesiminde yer alan Hadera şehrine kadar ulaştı. Hizbullah'ın roket saldırılarında 40'ın üstünde İsrailli öldü.[7] İsrail Savunma Bakanı Hizbullah'ın saldırılarının başlamasından sonra yaklaşık 1.000.000 sivilin ülkenin değişik bölgelerine yerleştirildiğini açıkladı.

Hizbullah, Katyuşa füzelerine ek olarak İran yapımı Fajr-3 ve Ra'ad 1 füzeleri ile de İsrail topraklarına bombalamıştır. Ayrıca Hizbullah Rus yapımı tanksavarlar sayesinde dünyanın en iyi tanklarından biri olarak kabul edilen Merkava tanklarını vurmayı başarmıştır. Bu tanksavarlar ve daha birçok Rus yapımı silah savaşın Hizbullah lehine dönmesinde çok büyük bir rol oynamıştır.

Bunlara ek olarak, İsrail donanmasının savaş gemilerinden biri olan Saar-5, radarla çalışan Çin yapımı C-802 tipi bir füzeye hedef olmuştur.

Barış girişimleri

Krizin başlangıcından beri birçok barış girişimi olmuşsa da çatışmalar ancak krizin başlamasından bir ay sonra durmuştur. Tarafların ateşkesin koşulları üzerinde anlaşamaması çatışmaların durmasını geciktiren en önemli unsur olmuştur.

Hizbullah ve Lübnan, çatışmaların derhal ve koşulsuz olarak durması gerektiğini savunurken İsrail ateşkes yapılmadan önce bazı koşulların yerine gelmesi gerektiğini söylemiştir. İsrail başbakanı Ehud Olmert, kaçırılan İsrail askerleri iade edilmeden ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aldığı 1559 numaralı karar gereğince Hizbullah silahsızlandırılıp Lübnan ordusu İsrail sınırına yerleşmeden ateşkes olmayacağını söylemiştir.

15 Temmuz'da Birleşmiş Miletler Güvenlik Konseyi, gündemine aldığı ateşkes çağrısını ABD'nin karşı oy kullanmasıyla reddetmiştir.

Kriz, Roma'da yapılan; Suriye ve İran dışındaki Arap ulusları, Avrupa Birliği, ABD ve Rusya'nın temsil edildiği bir konferans ile çözümlenmeye çalışılmış olsa da bu konferans sonucunda taraflar arasında ateşkes sağlanamamıştır.[8] Konferans sırasında Lübnan başbakanı Fuat Sinyora, kendi hükümetinin hazırladığı ateşkes planını sunmuşsa da plan kabul edilmemiştir.

Ateşkes

4 Ağustos ABD ile Fransa ortak hazırladıkları ateşkes önerisini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne iletti. Tasarıda, çatışmaların durması istendiği halde Lübnan topraklarındaki İsrail askerlerinin çekilmesi istenmediğinden Lübnan hükümeti önerinin kabul edilemez olduğunu savunmuştur. Görüşmeler sonucunda Sinyora Planı'da dikkate alınarak tasarıda değişiklikler yapılmasının ardından 11 Ağustos'ta 1701 sayılı karar Güvenlik Konseyinde kabul edilerek taraflar "şiddet eylemlerini durdurmaya" çağrılmıştır. Tarafların öneriyi kabul etmesinin ardından 14 Ağustos 2006 yerel saat ile sabah 8.00'de ateşkes yürürlüğe girmiştir. Ateşkesten 15 dakika öncesine kadar İsrail'in hava saldırıları devam etmiştir.

Ateşkes sonrası

Ateşkes kararınca hem İsrail, hem de Hizbullah saldırılarını durdurmuştur. Ancak İsrail hükümeti uluslararası bir güç bölgeye yerleşinceye kadar Güney Lübnan'dan askerlerini çekmeyeceğini söylemiştir.

Ateşkesin ardından Lübnan hükümeti aldığı karar uyarınca ülkenin güneyine askerlerini sevk etmeye başlamış, ancak ordunun Hizbullah'ın silahsızlandırılması için kullanılmayacağını vurgulamıştır. Lübnan hükümeti, güneye yerleştirilecek birliklerin 15,000 asker gücünde olacağını söylemiştir. Lübnan ordusunun yerleşmesiyle, İsrail işgal ettiği bölgelerden çekilmiştir.

İsrail, Lübnan'a uyguladığı ablukayı ise 7 Eylül 2006'ya kadar devam ettirmiş ve bu tarihte yerel saatle 18:00'de kaldırmıştır.

19 Ağustos 2006'da İsrailli komandolar, ateşkese rağmen, Bekaa Vadisi'nin doğusundaki bir köye saldırı düzenlemiştir. Saldırı sırasında bir İsrailli asker ölmüştür. Saldırı, Beyrut hükümetinden büyük tepki almış ve İsrail, başbakan Fuat Sinyora tarafından ateşkesi kararını ihlal etmekle suçlanmıştır. Suçlamaları reddeden İsrail, saldırının Suriye ve İran'dan Hizbullah'a sağlanmakta olan silahların taşınmasını engellemek için gerçekleştirildiğini söylemiştir.

Barış Gücü

1701 sayılı karar ile Lübnan'da görevli olan UNIFIL barış gücünün mevcudunun 15,000 kişiye çıkarılıp görevinin genişletilmesine karar verilmiştir. Bu sebeple başta Fransa, İtalya, Türkiye, Malezya, Bangladeş ve İspanya olmak üzere birçok devletten asker göndermeleri istenmiştir. UNIFIL'in bölgedeki görevi barışı korumak ve Lübnan ordusunun Lübnan toprakları üzerinde tam hakimiyet kurmasına yardımcı olmak olarak belirtilmiştir.

Uluslararası Tutum ve Tepkiler

Birleşmiş Milletler

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İsrail'in 30 Temmuz'daki Kana bombardımanı ile "uluslararası hukuku ve uluslararası insan hakları yasalarını çiğnediğini" söyledi. Kana bombardımanında 16'sı çocuk 28 sivil öldürülmüştü. Raporunda İsrail'i "Kana saldırısı, uluslararası hukuk ile insan hakları hukukunun çiğnenmesine örnek görülmeli. Mevcut çatışmanın Lübnan ve İsrail'deki siviller üzerindeki etkisi, uluslararası hukuk ile insan hakları hukukunun olası ihlali dahil, Kana soruşturmasının daha ayrıntılı sürdürülmesini gerektiriyor."[9] sözleriyle suçlayan Annan, tüm tarafları uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı.

İsrail ile Hizbullah arasında ateşkesi sağlamak üzere 11 Ağustos 2006'da oy birliğiyle alınan 1701 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı uyarınca, asker sayısını en fazla 15.000'e çıkarılması öngörülen UNIFIL II'nin görev tanımı da genişletilmiştir. Ateşkese uyulup uyulmadığını denetleme ve uyulmasını sağlama, Güney Lübnan'a konuşlanan Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin bölgede hakimiyeti sağlamasına yardım etme, Lübnan hükümetini güçlendirme, yerinden edilmişlerin güvenli dönüşlerini ve sivillere insani erişimi teminat altına alma UNIFIL'in yeni görevleri arasındadır. Mayıs 2008 itibarıyla çoğunluğu AB ülkelerinden olmak üzere toplam 26 ülkeden gelen askerlerin sayısı 12.383'e, sivil personelin sayısı ise 926'ya ulaşmıştır.[3]

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, "Orta Doğu'nun çektiği acılardan üzüntü duyduklarını" belirtmiş olsa da[10] ABD, ateşkesin sorunu çözmeyeceğini söylemiştir. Sık sık İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu yineleyen[11]Bush hükümeti krizin başlamasındaki sorumluluğun Hizbullah'ı destekleyen İran ve Suriye'de olduğunu belirtmiştir.[12]

ABD'nin İsrail'e desteği sadece diplomatik alanla sınırlı kalmamış, kriz boyunca ABD'nin İsrail'e silah satışı kesilmeden devam etmiştir.[13]

Avrupa Birliği

AB dönem başkanlığını yapan Finlandiya, İsrail'in orantısız güç kullandığından dolayı kınamış ve Lübnan'a uyguladığı ablukanın kabul edilemez olduğunu söylemiştir.

Buna rağmen bazı Avrupa ülkeleri, başta Birleşik Krallık olmak üzere, İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu vurgulamış ve İsrail'in Lübnan'a yaptığı saldırıların haklı olduğunu söylemiştir.

4 Ağustos tarihinde ise AB ülkelerinden Fransa, ABD ile birlikte hazırladığı bir ateşkes önerisini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sunmuştur.

Türkiye

Türkiye İsrail'in orantısız güç kullandığını söylemiştir. Türkiye UNIFIL'e asker göndermeye karar vermiştir. 5 Eylül 2006 günü Birleşmiş Milletler barış gücüne katılmak üzere bir Türk askeri birliğinin Lübnan’a gönderilmesine yönelik Başbakanlık tezkeresi TBMM Genel Kurulunda 200 red oyuna karşı 344 evet oyuyla kabul edilmiştir.

İran

Hizbullah'ı hem maddi olarak hem de diplomatik alanda destekleyen İran hükümeti, İsrail'in haritadan silinmesi fikrini savunmaktadır.

Buna ek olarak İranlı bazı gençler, Hizbullah'ın yanında İsrail'e karşı savaşmak için Lübnan'a gitmişlerdir.[14]

Venezuela

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, İsrail’in Lübnan ve Filistin’deki saldırılarını protesto amacıyla İsrail’deki büyükelçisini geri çağırmıştır.

Ayrıca bakınız

Notlar

  Casualties of the 2006 Israel-Lebanon conflict, Wikipedia (İngilizce)

  Mid-East hope as ceasefire begins , BBC (İngilizce)

  Lebanon Under Siege (İngilizce)

  UN warning on Mid-East war crimes, BBC (İngilizce)

  Hezbollah captures two Israeli soldiers, Yahoo News (İngilizce)

  Israel authorizes 'severe' response to abductions, CNN (İngilizce)

  Israeli bomb kills UN observers, BBC (İngilizce)

  Israeli bomb kills UN observers, BBC (İngilizce)

  Roma'dan ateşkes kararı çıkmadı, BBC Turkish

  Annan: Kana insan hakları ihlali, Radikal

  Rice regrets Mid-East 'suffering', BBC (İngilizce)

 

  US blames Iran, Syria for Hizbollah capture, Reuters (İngilizce)

  ABD’ye silah satışı tepkisi, NTVMSNBC

  30 Ağustos törenlerinde "tezkere" eylemi

  Linç kültürü yayılıyor ne ceza ne tedbir var

  200 İranlı genç Lübnan´a savaşa gidiyor, Aygazete

Kaynakça

  1. ^ [1]
  2. ^ http://bianet.org/bianet/bianet/80681-plajda-7-filistinli-oldu-israilli-korkuyor
  3. ^ UNIFIL, http://www.un.org/Depts/dpko/missions/unifil/index.html, s. 1-2.

Dış bağlantılar

Abbas Musavi

Abbas Musavi, (Arapça: عباس الموسوي; d. 26 Ekim 1952 - ö. 16 Şubat 1994) Lübnan'daki Hizbullah örgütünün eski genel sekreteri.

Ahzarit

Ahzarit (İbranice: אכזרית; "zalim, acımasız"), İsrail Savunma Kuvvetleri'ne bağlı Ordu Donatım Kolordusu tarafından üretilen zırhlı personel taşıyıcısıdır. Araç, daha önceden Arap-İsrail Savaşları sırasında Arap ülkelerinin ordularından ele geçirilen T-54/T-55 tanklarının temelinde geliştirmiş olup taretleri çıkarıldı ve askerleri taşıyabilmesi için birlik bölmesi ve arka kapı eklendi. Araç için daha hafif ve güçlü bir motor üretildi ve diğer iç sistemler yenilendi. Ek olarak reaktif zırh orijinal zırhlı tank şasisi üzerine monte edildi. Ahzarit 1990 yılında ordu hizmetine alınmıştır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı

1701 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı, 2006 Lübnan Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla 11 Ağustos 2006'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nce alınmış karardır. Karar, 15 üyenin hepsinin kabul oyu vermesiyle alınmıştır. Kararı 12 Ağustos'ta Lübnan ve Hizbullah, 13 Ağustos'ta ise İsrail kabul etmiştir. 14 Ağustos 8:00'da (yerel saat) ateşkes başlamıştır.

Kararın önemli noktaları şunlardır:

Çatışmalara son verilmesi.

Güney Lübnan'a Lübnan ve UNIFIL askerlerinin konuşlanmasına paralel olarak Israil'in Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmesi.

Hizbullah'ın silahsızlandırılması.

Lübnan'ın, Lübnan hükümeti tarafından tamamen kontrol edilmesi.

Litani Nehrinin güneyinde Hizbullah dahil paramiliter nitelikle hiçbir bir gücün bulunmaması.

Fajr-3

Fajr-3, İran yapımı askeri füze.

30 km dahilindeki hedefler üzerinde etkilidir. Fajr-4 45 km menzilli, Fajr-5 75 km menzillidir. İran'ın 2007 ocak ayında düzenlediği tatbikatta 75 km menzilli "Fecir 5" füzeleri de denenmiştir.

Fecr-5

Fecr-5 (Farsça: فجر-۵; "şafak"), İran yapımı bir 610 mm'lik ağır topçu roketidir. Roket, Fecr roket ailesinin bir parçası olup 1990'larda Çin yapımı WS-1 roketleri temelinde geliştirildiği düşünülmektedir.

Fuad Sinyora

Fuad Sinyora (Arapça: فؤاد السنيوره‎) (d. 14 Nisan 1943) Lübnan'ın eski geçici cumhurbaşkanı ve eski başbakanı.

Fuad Sinyora 1943 yılında Lübnan'ın 3. büyük kenti olan Sidon'da Sünni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Beyrut Amerikan Üniversitesi'nde İşletme eğitimi gördü. Citibank'ta görev aldı. Mezunu olduğu Amerikan Üniversitesi'nde ders verdi. Suikast sonucu öldürülen eski başbakan Refik Hariri'nin çok yakın arkadaşı olan Fuad Sinyora, 1992-1998 ve 2000-2004 yılları arasında Lübnan hükümetinde Maliye bakanı olarak görev yaptı.

Haziran 2005 tarihindeki genel seçimlerden sonra Lübnan cumhurbaşkanı Emil Lahud tarafından yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bunun üzerine Hariri ailesinin sahibi olduğu Group Méditerranée adlı bankacılık holding'indeki görevinden ayrıldı. 19 Temmuz 2005 tarihinde kurduğu kabinede Hizbullah dahil Lübnan'daki bütün siyasi gruplar temsil edilmektedir.

12 Temmuz 2006 tarihinde Hizbullah'ın 2 İsrailli askeri kaçırması sonucu başlayan 2006 Lübnan Savaşı sırasında güçlü bir ordudan yoksun olan Lübnan hükümetinin başbakanı olan Fuad Sinyora'nın savaş sırasında etkinliği sınırlı kaldı.

Güney Lübnan

Güney Lübnan, Lübnan'ın Cenub ili ile Nebatiye ilinden oluşan coğrafi bölgedir. Bu iki il 1990'lı yılların başlarında aynı ilin bölünmesi sonucu oluşmuştur. Beka ilinin en güneydeki iki ilçesi de bazen bu kapsama dahil edilir.

Ana şehirleri Sayda, Sur, Nebatiye ve Cezzine'dir. Güney Lübnan'daki Sur, Bint Cbeil ve Nebatiye Şii çoğunluğa ve küçük bir Hıristiyan azınlığa sahip olmalarıyla bilinmektedir.

Güney Lübnan, İsrail-Lübnan sorunu nedeniyle tanınmıştır.

Hasan Nasrallah

Seyid Hasan Nasrallah (d. 30 Ağustos 1960, Arapça: حسن نصرالله) Lübnan'daki Hizbullah örgütünün genel sekreteridir.

Hasan Nasrallah, 31 Ağustos 1960'ta başkent Beyrut'un kuzeydoğusundaki Burç Hamud'da doğdu. 1975 yılında Lübnan İç Savaşı sırasında ailesinin memleketi olan Güney Lübnan'daki El Bazuriye köyüne kaçtı. Orada Şiî Emel Hareketi'ne katıldı. Irak'ta Şiî eğitimi gördü. Daha sonra Lübnan'a dönerek Emel Hareketi'nin lideri Abbas Musavi'nin kurduğu okulda öğrenim gördü. 1982 yılında İsrail'in Lübnan'ı işgal etmesinden sonra Hizbullah örgütüne katıldı ve hayatını İsrail'i Lübnan'dan atma amacına adadı. 1992 yılında Abbas Musavi'nin İsrail tarafından öldürülmesinden sonra Hizbullah'ın genel sekreteri seçildi.

14 Temmuz 2006 tarihinde 2006 Lübnan Savaşı sırasında Hasan Nasrallah'ın birkaç saat önce ziyaret ettiği büro İsrail'in attığı bombalarla imha edildi. Ancak Hasan Nasrallah sağ olarak kurtulmayı başardı.

Hizbullah (Lübnan)

Hizbullah (Arapça: حزب الله‎, Allah'ın Partisi veya Allah'ın Hizbi), Lübnan'da bulunan, hem sivil hem de askeri kanadı olan Şiî inançlı ve her türlü Şiilik görüşe sıcak yaklaşan siyasi ve askeri parti. 1982 yılında başta İsrail'i, o zamanlar işgal etmekte olduğu Güney Lübnan'dan çıkartmak ve ardından İsrail'i yıkmak amacıyla kurulmuştur. Hizbullah'ın şu andaki genel sekreteri Hasan Nasrallah'dır.

Hizbullah siyasi ve silahlı mücadele kanatlarının yanı sıra fakir Lübnan halkına yardım amacıyla birçok kurumlar da işletmektedir. Bunların arasında 8 hastane, 24 klinik, 32 okul ve 6 tane de çiftçiler için tarım yardım derneği bulunmaktadır.

Ayetullah Humeyni taraftarlarının İran'daki Devrimini Orta Doğu'da yayma amacı da taşıyordu.

Genelde Arap ve Müslüman dünyasında yasal bir direniş örgütü olarak kabul edilen Hizbullah ABD, Kanada, İsrail ve Avustralya, Suudi Arabistan tarafından terörist ilan edilmiştir. Avrupa Birliği Konseyi ise bu konuda kesin bir tutum almamayı tercih etmiştir.

IMI Negev

IMI Negev, İsrail yapımı bir hafif makineli tüfektir. Silah 1980'lerde FN MINIMI örnek alınarak tasarlanmış olup 1995 yılında üretime başlanmıştır ve Galil ARM'nin yerini almıştır.

Kudüs Gücü

Kudüs Gücü (Farsça: نیروی قدس Nīrū-ye Kudüs veya سپاه قدس Sepâh-e Qods), İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı özel kuvvetlerdir.Yurt dışı operasyonlar için doğrudan Ayetullah Ali Hamaney'den emir almaktadır.Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani'dir. 2007 yılında yaklaşık 15.000 askerden oluştuğu tahmin edilmektedir.

Mişel Süleyman

Mişel Süleyman, Lübnanlı siyasetçi ve asker. Lübnan Cumhurbaşkanı olarak 2008-2014 yılları arasında görev yapmıştır.

21 ekim 1948 tarihinde Hristiyan Maruni topluluğun bir üyesi olarak, Lübnan'nın Amşit kasabasında doğdu. 1970'te Hava Harp Akademisinden teğmen olarak mezun oldu. Lübnan Üniversitesi'ne bağlı Siyasi ve İdari Bilimler fakültesini bitirdi. Vefa Süleyman ile evlendi ve üç çocukları oldu.

Ordu içinde önemli görevlerde bulundu, Cebel-i Lübnan'da istihbarat başkanlığı yaptı (1990-1991), 11. Piyade Tuğay komutanı iken (1993-1996) İsrail ile çatışmalar katıldı.

Emil Lahud'un Kasım 2007'de Cumhurbaşkanlığı süresi dolduktan sonra adı öne çıkmaya başladı. Fuad Sinyora başkanlığındaki hükümet tarafından cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. 19 defa ertelenen cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda sokak çatışmaları çıktı. Lübnanlı taraflar Doha'da Arap Birliği gözetiminde seçimler üzerinde anlaştı. 25 Mayıs 2008 tarihli meclis oturumunda 128 vekilin 118'inin oyunu alarak cumhurbaşkanı seçildi.

2009 yılında Türkiye'yi ziyaret etti. 1955'ten Celal Bayar'ın Lübnan'ı ziyaretinden sonra, Türkiye'yi ziyaret eden ilk Lübnan Cumhurbaşkanı oldu.

Mustafa Bedreddin

Mustafa Bedreddin (d. 6 Nisan 1961, ö. 10 Mayıs 2016, Arapça: مصطفى بدر الدين), ‘Mustafa Yusuf Bedreddin’, ‘Sami İsa’, ‘İlyas Sa’b’, ‘İbrahim İsa’, ‘İlyas Fuad Saib’ ve ‘Seyyid Zulfikar’ isimleriyle ve “Zülfikar” lakabıyla tanınan Hizbullah’ın Askeri Kuvvetler Komutanı ve İmad Muğniye’nin halefi olarak bilinir.

Sinyora Planı

Sinyora Planı, 2006 Lübnan Savaşı'nı sona erdirmek için Lübnan başbakanı Fuad Sinyora tarafından 27 Temmuz 2006'da Roma Konferansı'nda toplanan devletlere önerilen plandır.

Sinyora Planı'nda; İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların derhal durması, İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği topraklardan çekilmesi, tartışmalı olan Sheeba Çiftlikleri bölgesinin Birleşmiş Milletler kontrolüne bırakılması, İsrail ve Lübnan'ın ellerindeki bütün tutsakları serbest bırakması, Lübnan Ordusu'nun Güney Lübnan'a yerleşmesi ve bölgeye Birleşmiş Milletler Barış Gücü konuşlandırılarak barışın korunması isteniyordu.

Roma'daki Konferans sırasında plan kabul edilmedi. 4 Ağustos 2006'da ise Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne Sinyora Planı ile birçok noktada çelişen bir tasarı sundular. Bu tasarıda İsrail'in uluslararası barış gücü gelmeden bölgeden çekilmesi istenmediği gibi İsrail'in sadece saldırı niteliğindeki operasyonlarını durdurması isteniyordu. Bu tasarıya göre İsrail, savunma operasyonları yaptığını öne sürerek Lübnan'a operasyon yapmayı sürdürebilecekti.

Lübnan tarafından hoş karşılanmayan bu taslak, Avrupa Birliği ve Arap Birliği devletlerinin de desteğiyle, Sinyora Planı'ndaki noktalar da dikkate alınarak değiştirildi. 11 Ağustos'ta değiştirilmiş tasarı 1701 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olarak kabul edildi. 12 Ağustos'ta Lübnan ile Hizbullah'ın, 13 Ağustos'ta ise İsrail'in kabul etmesiyle yürürlüğe girdi.

Spike (füze)

Spike, İsrail yapımı bir dördüncü nesil taşınabilir güdümlü tanksavar füzesi sistemidir. Füze, Rafael Advanced Defense Systems tarafından geliştirilmiştir.

Tufan (füze)

Tufan (Farsça: توفان‎‎), İran yapımı bir güdümlü tanksavar füzesidir. Füze, ABD yapımı BGM-71 TOW füzesi temelinde geliştirilmiştir. Füzenin 3.5 km'den fazla menzili bulunmaktadır ve daha fazla vurucu güce sahip başka birçok varyant da geliştirilmiştir.

İnci Tümay

İnci Tümay (d. 1947) Türk büyükelçi.

1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olmuştur. Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiştir. 2000-2004 yıllarında Slovakya Büyükelçisi, 2005-2009 yıllarında Dışişleri Bakanlığı müşaviri ve 2009-2012 yılları arasında Küba Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. 2006 Lübnan Savaşı esnasında Dışişleri Bakanlığı'nda oluşan kriz masasına başkanlık etmiştir. Emekli Büyükelçi Senbir Tümay ile evlidir.

İran Devrim Muhafızları Ordusu

İran Devrim Muhafızları Ordusu (Farsça: سپاه پاسداران انقلاب اسلامی Sepāh-e Pāsdārān-e Enghelāb-e Eslāmi), İran Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı kara, hava, deniz ve füze kuvvetleri bulunan büyük bir ordudur. Halk ağzında ve özellikle İran diasporasında ordu mensubu kişilere organizasyona duydukları hayranlığı belirtmek için Farsça'da "Muhafızlar" anlamına gelen Pasdaran denilmektedir.

İran İslam Devriminin ilk günlerinde dinî lider Ayetullah Humeyni tarafından 5 Mayıs 1979 tarihinde kuruldu. İran Anayasası'na göre iç düzeni sağlanması, devrimin korunması ve "sapkın hareketlerin" önlenmesi ile görevlidir.Devrim Muhafızları'nın bünyesindeki Kara, Hava ve Deniz kuvvetlerinde toplam 125,000 askeri personel bulunmaktadır. Devrim Muhafızları Deniz kuvvetleri Basra Körfezi'nin harekât kontrolü ile görevli ilk müdahale kuvvetidir.

Son yıllarda bir "milyarlarca dolarlık iş imparatorluğu" haline geldiği, ve bildirildiğine göre İran Milli Petrol Şirketi ve İmam Rıza Fonu'ndan sonra "İran üçüncü en zengin kurumu" dur.

Bir ideolojik güdümlü milis ordusu olan İslam Devrimi Muhafızları, İran toplumunun hemen hemen her alanında giderek daha iddialı bir rol almaya başlamıştır. Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın altında genişletilmiş sosyal, siyasal, askeri ve ekonomik rol yönetiminin özellikle 2009 cumhurbaşkanlığı seçimleri ve seçim sonrası protestolarının bastırılması sırasında görülmüştür. Hatta Şii mollalar bile bu duruma tepki göstermiştir. İran Devrim Muhafızları medya birimi Sepah News'tir.İran Devrim Muhafızları Ordusu,15 Nisan 2019'da Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "yabancı terör örgütleri" listesine dahil edildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Kara Kuvvetleri

İran Devrim Muhafızları Ordusu Kara Kuvvetleri, İran'ı karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevli yedek kuvvettir. Komutanı Tuğgeneral Muhammed Pakpur'dur. Bu kuvvet 1979 yılında kurulmuştur. 70.000 aktif askeri personeli bulunmaktadır. İran Devrim Muhafızları Ordusu komutası altındaki en büyük kuvvettir. Düzenli İran Kara Kuvvetleri'nden ayrıdır.

Diğer diller

This page is based on a Wikipedia article written by authors (here).
Text is available under the CC BY-SA 3.0 license; additional terms may apply.
Images, videos and audio are available under their respective licenses.